Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1251 E. 2026/833 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1251
- Karar No
- 2026/833
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/178 E., 2024/88 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, dava konusu Nevşehir ili, Merkez ilçesi, ... köyü 1 05... parsel sayılı, 44.556, 35... yüz ölçümlü ham toprak vasıflı taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altından bulunan yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiş, dava açılmadığından kadastro tespitinin 09.08.2007 tarihinde kesinleşmesi ile davalı Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı; dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazın 20.0 00... ’lik kısmının kendisine ait olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil olmuşlardır.
Davalı Hazine vekili; davacının fuzuli şagil olduğunu, hakkında ecrimisil tahakkuk ettirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2019 tarih, 2017/464 Esas, 2019/10 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın 2745, 15... 'lik kısmının davacıya ait olduğu ve davacı tarafından kullanıldığı, jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporundan da dava konusu 2745, 15... 'lik kısmın 1988 yılında çekilen hava fotoğraflarında davacının mülkiyetinde bulunan 1 05... parsel sayılı taşınmazın devamı şeklinde kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2022 tarih, 2019/757 Esas, 2022/540 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında ve davalı Hazine tapu kayıt maliki olup yasal hasım olmadığından aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 11.10.2023 tarih, 2022/64 32... /5405 Karar sayılı kararı ile; kadastro tespit tarihi ile davacının babası ...'ın ölüm tarihi arasında davacının tek başına zilyetliğinin 20 yılı doldurmadığı, davacının eklemeli zilyetlik iddiasında bulunduğu, ancak taşınmazın davacıya hangi hukuki yolla (taksim, satış, bağış vs) intikal ettiğinin sorulup saptanmadığı ve buna göre davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı üzerinde durulmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının babası ... tarafından taşınmazın davacıya haricen hibe edildiği ve zilyetliğin devredildiği, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu ve dava konusu taşınmazın 2745, 15... 'lik kısmı yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.745, 15... 'lik kısmın ana taşınmazdan ifrazı ve davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar murisi ... adına tesciline karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine re’sen yapılan inceleme sonucunda; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 28. maddesi uyarınca ölümle şahsiyet son bulduğundan, tapu kaydının iptali ile aşamada ölen davacının mirasçıları olan dahili davacılar adına tescile karar verilmesi gerekirken, ölü kişi adına tescile kararı verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin temyizi üzerine re'sen yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “davacılar murisi müteveffa ... adına tapuya KAYIT VE TESCİLİNE” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “dahili davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına ayrı ayrı 1/6 pay oranında tesciline” ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.