Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2585 E. 2023/6101 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2585
- Karar No
- 2023/6101
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/56 E., 2023/56 K. SAYISI : KIT/2022-2281 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ Karar verilmesine yer olmadığına SAYISI : K-2019/50530 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; uyuşmazlığın yetkili ve görevli mahkemece halline karar verilmiştir. ... kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.03.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 112.046,40 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 20 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 112.046,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç ...'nin 23.10.2019 tarihli 2019/İHK-14468 sayılı kararıyla; dosyadaki maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 18.04.2022 tarihli 2021/9377 E., 2022/7294 K. sayılı kararı ile; "...2-...Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, aralarında psikiyatri uzmanının bulunduğu heyetten kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, rapor alınarak kazadan sonra oluştuğu belirtilen "travma sonrası stres bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği tespit edilerek ve maluliyet oranının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir. 3-Dosya kapsamından; davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının bulunmadığı, ... ara kararı ile davalı tarafın % 100 kusurlu olduğunun kabulü ile zararın hesap edilmesinin istendiği, dosya arasında alınmış bir kusur raporu olmaksızın hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. " gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı çerçevesinde 15.11.2022 tarihli ara karar oluşturularak, psikolojik tedaviye ilişkin tüm tedavi evrakının davacı tarafından dosyaya ibrazının talep edildiği, davacı tarafından 16.11.2022 tarihli elektronik posta ekinde iki sayfadan ibaret belgenin gönderildiği, belgeler incelendiğinde; birisinin isim yer almayan ilaç listesi olduğu, diğerinin ise Manisa Ruh Hastalıkları Hastanesinin reçetesi olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından Yargıtay bozma kararına uygun ve ara kararda belirtilen tıbbi belgelerin ibraz edilmemesi üzerine; bu kez 14.12.2022 tarihli ikinci ara kararın oluşturulduğu, ikinci ara kararda ibraz edilen belgelerin ara karara uygun ve yeterli olmadığı, bozma kararına uygun olarak psikolojik tedaviye ilişkin tüm evrakın davacı tarafından ibrazının talep edildiği, davacı tarafından ikinci ara karara uygun olarak belge ibraz edilmediği gibi beyanda da bulunulmadığı, buna göre davacı tarafın Yargıtay kararına uygun olarak inceleme yapılarak rapor alınmasına imkan verecek yeterlilikte tedavi evrakını ibraz etmediği sonucuna varıldığı, dosya münderecatından davacının psikolojik tedaviye devam edip etmediği ve varsa tedavinin süreçlerinin, mevcut ve davacı tarafından ibraz edilen tıbbi belgelerden anlaşılamadığı, bozma kararına uyulmakla bozma çerçevesinde tahkikat yapılmasının usulü bir zorunluluk olduğu, Yargıtay bozma kararına uygun olarak tahkikatın yürütülmesinin, tedavi evraklarının dosyaya noksansız olarak kazandırılması halinde mümkün olacağı, davacı tarafın elinde mevcut olan belgeleri ibraz ettiğini beyan ettiği, tarafların taleplerinin karşılanması, maddi gerçeğin tümü ile ortaya çıkarılması bakımından keza Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/4, 2020/1 sayılı ve 19.06.2020 tarihli kararında belirlenen “sigortacılıkta tahkimin ayırt edici unsurlarının” yerine getirilmesinin sınırlı tahkim süresinde yerine getirilmesinin mümkün görülmemesi nazara alınarak tahkim yargılamasının sona erdirilmesine ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/16 ncı maddesi gereğince uyuşmazlığın yetkili mahkemece halline karar vermek gerektiği gerekçesiyle başvuran tarafın ... tarafından verilen 06.09.2019 tarih ve 2019/50530 sayılı karara vaki itirazı hakkında esastan bir karar verilmesine yer olmadığına, tahkim yargılamasının sona erdirilmesine, uyuşmazlığın yetkili ve görevli mahkemece halline, yargılama giderlerinin ait olduğu mahkemesince nazara alınmasına, usulü işlemlerin tamamlanması için dosyanın Komisyona tevdiine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak arama ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığını, sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, ...'nin 06.09.2019 tarihli ve K-2019/50530 K. sayılı kararında davacı lehine 112.046,00 TL ödenmesine karar verilmesi üzerine Manisa 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7617 Esas sayılı dosyası üzerinden icra işlemlerine başlandığını, ancak davalı ... şirketinin itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı ... şirketinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verildiğini, bunun üzerine kararın taraflarınca temyiz edildiğini, kararın temyizen incelenmesi üzerine bozulduğunu ve davacı taraftan tedavi evrakının istendiğini, tedavi evrakının sunulduğunu, ancak İtiraz Hakem Heyetince maddi gerçeğin tümü ile ortaya çıkarılması bakımından sigortacılıkta tahkimin ayırt edici unsurlarının yerine getirilmesinin sınırlı tahkim sürecinde yerine getirilmesinin mümkün görülmemesi nazara alınarak tahkim yargılamasının sona erdirilmesine karar verildiğini belirterek, ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen ... kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, bozma ilamına göre davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı dosya arasına alındıktan sonra kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre yeniden maluliyet raporu alınması gerektiği, davacı tarafından yeniden rapor alınmasına imkan verecek yeterlilikte tedavi evraklarının dosyaya sunulamadığı, bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince tahkim yargılamasının sona erdirilmesine ve uyuşmazlığın yetkili ve görevli mahkemece halline karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. ...'nin 06.09.2019 tarihli K-2019/50530 sayılı kararı ile başvurunun kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 23.10.2019 tarihli 2019/İHK-14468 sayılı kararıyla davalı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 18.04.2022 tarihli 2021/9377 E., 2022/7294 K. sayılı kararı ile ...'nin 23.10.2019 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamından sonra ...'nin ara kararları ile talep edilen belgelerin davacı vekili tarafından dosyaya sunulmaması nedeniyle ...'nin 02.01.2023 tarihli KIT/2022-2281 sayılı son kararı ile başvuran tarafın Uyuşmazlık Hakemi tarafından verilen 06.09.2019 tarih ve 2019/50530 sayılı karara vaki itirazı hakkında esastan bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Somut olayda Uyuşmazlık Hakemi tarafından verilen 06.09.2019 tarih ve 2019/50530 sayılı karara karşı davacı vekili tarafından yapılmış herhangi bir itiraz başvurusu bulunmayıp, söz konusu itirazın bozma ilamından önce davalı vekili tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı vekili tarafından ara kararlarda talep edilen gerekli belgelerin sunulmaması sebebiyle davacının sigorta tahkim yargılaması ile ilgili talebinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile 02.01.2023 tarihli KIT/2022-2281 sayılı ... kararının 6.1. bendinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine "Başvuranın sigorta tahkim yargılaması ile ilgili talebinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" bendinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.