Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/247 E. 2023/10968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/247
- Karar No
- 2023/10968
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2022/35 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in işleten/ sürücüsü olduğu trafik sigortasız aracın, davacıların oğlu/ kardeşi ...'a çarpmasıyla ölümlü kaza meydana geldiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını, cenaze gideri yapmak zorunda kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla 36.200,00 TL. maddi ve 51.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 05.11.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle, toplam maddi tazminat taleplerini 47.935,33 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun temerrüdü bulunmadığından davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz isteminin haksız olduğunu, ... aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz oranına hükmedilmesi gerektiğini belirtilmiştir. Davalı ... vekili; 21/01/2015 havale tarihli beyan dilekçesi ile Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/179 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 2013/131 Esas 2016/1 karar nolu kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 19.159,34 TL. ve Sevda için 22.575,99 TL. destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline (tazminatların 15.000,00'er TL'lik kısmına davalı ... yönünden dava ve diğer davalı yönünden kaza tarihinden; bakiye kısımlarına ise ıslah tarihinden faiz işletilmesine); diğer davacıların destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine; 200,00 TL. cenaze giderinin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline; davacı ... ile Sevda için 10.000,00'er TL. ve diğer davacılar için 5.000,00'er TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 07.10.2019 tarihli ve 2017/1066 Esas, 2019/8977 Karar sayılı kararı ile; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacı anne babanın maddi tazminat alacağının, Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde (aşağıdaki 2 nolu bentte açıklanan yön dışında) hesaplandığı raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; desteğin kazadaki kusuru oranında tazminattan indirim yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu (ya da ileride sağlaması muhtemel olan) yardımın miktarı doğru biçimde belirlenmelidir. Ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda, öğretide görüş birliği yoktur. Gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda yargıç, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilecektir. Bu belirlemede, destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin, baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu ... gelmektedir. Davacıların desteği olan ..., kaza tarihinde 11 yaşındadır. Mahkemenin hükme esas aldığı 25.01.2015 tarihli raporda bilirkişi tarafından, ölenin yaşı da dikkate alınarak muhtemel evlilik tarihi belirlenmiş ve evliliğinden belli süre sonra çocuklarının olacağı kabul edilerek davacılara kademeli destek payı ayrılmıştır. Ne var ki anılan raporda; desteğin evlenmesinden sonra davacı anne babasına % 12,5'ar; muhtemel çocuklarının olacağı sürelerde % 7,5'ar; davacı baba destekten çıktıktan sonra davacı annenin tek başına destek alacağı sürede ise davacı anneye %12,5 pay ayıracağı kabulüyle hesap yapıldığı; desteğin muhtemel çocuklarının olacağı tarihlere göre destek paylarının kademelendirilmediği görülmektedir. Dairemiz'in yerleşik uygulamalarıyla; çalışma ve gelir elde etme yaşına gelmesinden sonra bekar çocuk yaşasa idi ileriki yıllarda evleneceği; evlenmesi ile birlikte pay esasına göre 2 pay kendine, 2 pay eşine, birer pay ana ve babaya; evlenmesinden belli bir süre sonra ilk çocuğu ve yine bir süre sonra ikinci çocuğunun olacağı; çocukların olacağı süreler içinde kendine 2 pay, eşine 2 pay, çocuklara birer pay, ana ve babaya da birer pay ayıracağı; ana babadan birinin destekten çıkması halinde, çıkanın payının diğer ebeveynin alacağı paya ekleneceği kabul edilmektedir. Esas alınan bilirkişi raporu, davacıların destek paylarının belirlenmesi bakımından hatalıdır. 3-TMK’nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı yasanın 327. maddesinde ise "çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır" denilmektedir. Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinde 11 yaşında olan desteğin ölümü sebebi ile annenin çalışıyor olması halinde hem anne hem de baba yönünden hesaplanacak tazminattan, asgari ücretin %5'i oranında, annenin çalışmayıp aile ekonomisine katkısının bulunmadığının tespiti halinde ise, sadece baba yönünden hesaplanacak tazminattan asgari ücretin %5'i oranında yetiştirme giderinin indirilmesi gereklidir. Somut olayda; destek 11 yaşında vefat etmiş olup hükme esas alınan aktüerya raporunda, davacı anne ve babanın destek zararı hesabında, anne ve babadan ayrı ayrı % 5'er yetiştirme gideri indirilmiştir. Ev hanımı olan ve herhangi bir geliri bulunmayan davacı anne için hesaplanan tazminattan yetiştirme gideri düşülmesi de doğru değildir. Bu durumda mahkemece; Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda açıklanan destek payları esas alınmak ve geliri olmayan davacı annenin tazminatından yetiştirme gideri düşülmemesi gerektiği gözetilmek suretiyle, davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi hususunda, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre (davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı (düşük) saptandığı rapordaki hesaplamanın kabulü, bozmayı gerektirmiştir. 4-Davacı tarafça, dava konusu kazada ölen ... için yapılan cenaze giderleri yönünden de talepte bulunulmuş; mahkemece, bu giderler için talep edilen 200,00 TL. makul kabul edilip hüküm altına alınmışsa da cenaze giderinden davalı ... sorumlu tutulmamıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b ve ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği, bedensel zararlardan sorumlu olduğu kabul edilen davalı ...'nın, davaya konu ölüm olayından kaynaklanan doğrudan zarar niteliğindeki cenaze giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, sorumluluğuna karar verilmeyişi de doğru olmamıştır." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda ek rapor alındığı, bilirkişinin 03.12.2021 tarihli ek raporunda bozma gereklerine uygun olarak davacıların talep edebileceği tazminat miktarını TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 iskonto uygulanmaksızın progresif rant usulü ve 1,8 iskonto usulü ile iki farklı şekilde hesaplama yapıldığı, her ne kadar PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama yöntemi bozma konusu yapılmamış ise de; nihayetinde davacı temyizi üzerine tazminat miktarının belirlenmesi hususunun bozma konusu yapıldığı, davalıların temyiz yoluna başvurmadığı bu nedenle bu durumun davalılar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceğini, bu itibarla desteğin yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi, progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamaya itibar edildiği, Yargıtayın bozma kararından sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapılması halinde, tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılmasının mümkün olduğu, haksız fiilin 01.09.2012 tarihinde meydana geldiği, ıslahın ise 11.01.2022 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, davalı ... vekilinin kararın Malazgirt İcra Dairesinin 2016/24 Esas sayılı dosyasından takibe konulması nedeniyle 29.04.2016 tarihinde 66.145,20-TL ödeme yapıldığı, bu nedenle ödemenin tazminat miktarlarından mahsup edilerek bakiye tazminat alacaklarının bozma sonrası yapılan ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verildiği, bozma sonrası dosya intikal eden ve 01.12.2020 tarihinde kesinleşen Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarih ve 2020/136 Esas 2020/90 karar sayılı ilam ile davalı sürücü ... hakkında Yargıtay bozma ilamına uyularak CMK'nın 223/2-e maddesi hükmü uyarınca beraat kararı verildiği ancak 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakiminin, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı, taksirle ölüme neden olma suçunun davalı sürücü tarafından işlendiğinin sabit olmamasının mahkemeyi bağlayacak şekilde bir maddi olgu tespit edilmediğinden ayrıca usuli kazanılmış hak ilkesinin istisnası gibi bir durumda söz konusu olmadığından davalı sürücü ...'ün sorumluluğuna gidildiği belirtilerek; davacı ... için mahkemenin ilk kararı doğrultusunda yargılama esnasında ödenen 19.159,34-TL destekten yoksun kalma tazminatı açısından dava konusuz kaldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için mahkemenin ilk kararı doğrultusunda yargılama esnasında ödenen 22.575,99-TL destekten yoksun kalma tazminatı açısından dava konusuz kaldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların bakiye tazminat alacakların kabulü ile; davacı ... için 16.698,39-TL'nin ıslah tarihi olan 11.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... yönünden tazminattan poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına), davacı ... için 40.305,09 TL'nin ıslah tarihi olan 11.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... yönünden tazminattan poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına) ,200,00-TL cenaze giderinin dava tarihi olan olan 24.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı ... yönünden tazminattan poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına), bozma kararı nazara alındığında, usuli kazanılmış hak ilkesi çerçevesinde bozma öncesi verilen 14.01.2016 tarihli kararın kesinleşen kısımları yönünden ilk kararı ile aynı yönde hüküm kurulmasına, bu itibarla davacılar Selçuk Yatmaz, Kadir Yatmaz ve Görkem Yatmaz yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine, davacılar ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, Selçuk Yatmaz için 5.000,00 TL, Kadir Yatmaz için 5.000,00 TL ve Görkem Yatmaz için 5.000,00 TL olarak manevi tazminat talebinin kabulü ile, 01/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat yönünden bozma öncesi verilen karar kesinleşmiş olduğundan manevi tazminat yönünden taraflar lehine ve aleyhine yeniden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının temyiz nedeni yapmadığı husularda da bozma yapıldığını, bozma ilamından sonra alınan raporun sadece bozma ilamında bahsedilen destek payları ve yetiştirme gideri yönünden olması gerektiğini, davalının 29.04.2016 tarihinde ödeme yaptığını, alınacak raporun bozma öncesi tarihteki verilerle yapılması gerektiğini, fark çıktığı takdirde güncel verilerle hesap yapılabileceğini ve çıkan tutardan da davalı ödemesinin güncelleştirilmiş halinin mahsup edilmesi gerektiğini, PMF Tablosunun kullanılması gerektiğini, TRH Tablosu kullanılacak ise teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığını, davalının icra dosyasına ödeme yaptığını, aleyhe hükmedilen yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sorumluluğundaki aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.