Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2285 E. 2023/4919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2285
- Karar No
- 2023/4919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1129 E., 2022/1135 K. SAYISI : 2022/2563 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Kısmen Kabulüne/Davanın Kısmen Kabulüne SAYISI : 2020/10197 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.01.2020 tarihli dilekçe ile talebini toplam 147.106 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI ... 05.05.2020 tarihli ve 2020/İHK9882 sayılı kararı ile "davalının itirazının reddine ” karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. HD 22.09.2021 tarihli ve 2021/4289 Esas, 2021/5218 Karar sayılı kararı ile; "O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, Adli Tıp Kurumundan İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre aldırılan maluliyet raporunda davacının maluliyetinin % 26 olarak belirlendiği, bozma öncesi alınan hesap raporu dikkate alınarak İtiraz Hakem Heyetince % 26 maluliyet oranına göre yapılan hesap doğrultusunda kararın kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kısmen kabulüne ve 72.165,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 03.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı sonrası değişen asgari ücrete göre yeniden hesap raporu alınması gerektiğini , hükme esas alınan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz oranı kullanıldığını, ancak progresif rant yöntemine göre hesap yapılması, tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranını kabul etmediklerini ve raporun gerekli şartları taşımadığını belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Sigorta ... tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvuru sahibinin talebinin kabulüne, 147.106 TL iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Sigorta ... tarafından uyuşmazlık hakem heyetince verilen karara davalı vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; “Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücüve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 02.12.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği yürürlükte olup davacı vekili tarafından Hakem Heyetine başvuru sırasında 25.06.2019 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre %53 oranında maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiş ve Hakem heyetince işbu rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de raporun hangi Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği belli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, Adli Tıp Kurumundan İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.”Gerekçesi ile karar bozulmuştur. ... bozmaya uygun olarak Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun maluliyet raporu aldırarak davacının %26 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir. ... bozmadan sonra tespit edilen maluliyete göre önceki rapor tarihinde ki verileriesas alınarak bir tazminat hesabı yaptırarak 72.165,21 TL üzerinden başvurunun kısmen kabulüne karar vermiştir. Her iki tarafın temyiz etmesi üzerine Sayın Çoğunluk kararın onanmasına karar vermiş ise de bu karara katılmamaktayım. Şöyle ki; İtiraz hakem heyetinin itirazı reddettiği uyuşmazlık hakem kararında davacı lehine 147.106 TL tazminata karar verilmiş bu karara davalı tarafından itiraz edilmiş itirazın ... tarafından reddedilmesi üzerine davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi zararın belirlenmesinde doğru yönetmeliğin uygulanmadığı gerekçesi ile kararı bozmuştur. Davacı uyuşmazlık hakem kararına itiraz etmemekle davalı lehine oluşan usulü müktesep hak 147.106 TL verilen tazminattır. Bir başka ifade ile davalının itirazı ve temyizi neticesi yeniden belirlenecek tazminat 147.106 TL dan fazla olsa dahi davalı aleyhine bu miktardan fazlaya karar verilemeyecektir. Sürekli iş gücü kaybına ilişkin zararlar kaza tarihinden itibaren oluşmaya başlar hayat tablosunda zarar görenin muhtemel ömrüne kadar devam eder. Bu nedenle karar tarihinde zarar görenin gelirinde farklılık bulunuyorsa bilinen bu gelirine göre zarar hesabı yapılmalıdır. Zira bilinen gelir varken varsayıma dayalı hesap yapılamaz. Somut davada Yargıtay 17. Hukuk Dairesi zararın belirlenmesine ilişkin bir bozma yapmış olması nedeniyle yeniden kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe göre belirlenen maluliyet oranına göre rapor tarihinde bilinen gelire göre zarar hesabı yapılmalıdır. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi bilinen gelir varken varsayıma dayalı gelir ile zarar hesabı yapılamaz.Bu durum bedensel zararların belirlenmesinde Yargıtay’ın öteden beri uyguladığı en temel ilkelerden biridir. Anlatılan nedenlerle ... tarafından yapılacak iş bozmadan sonra alınan hesap rapor tarihinde geçerli verilere göre yeni belirlenen maluliyet oranına göre bedensel zararı belirlemek ve belirlenen bu zarara göre tazminat hesabı yaptırmak ve hesaplanan tazminat davacı tarafından itiraz edilmeyerek davalı yönünden usulü müktesep hak haline gelen 147.106 TL tazminattan fazla olması durumunda bu miktar ile sınırlı hüküm kurmak, bu miktarın altında kalması durumunda hesaplanan tazminat kadar davacı lehine hüküm kurmak gerekirken gelirin bozma kararından sonra yeniden maluliyetin belirlenmesi ile hesaplanan zararda bilinen gelir esas alınması gerekirken bozmadan önceki uyuşmazlık hakemi tarafından ilk alınan rapor tarihinde ki gelirin esas alınması TBK 51, 55 maddelerine ve Yargıtay’ın “bilinen gelir varken varsayıma dayalı gelire göre hesap yapılamaz” ilkesine uygun olmadığı bu nedenle yeni verilere göre tazminat hesabı yaptırılarak usulü müktesep haklar korunarak hüküm kurulması gerektiği şeklinde bozulmasına karar verilmesi gerekirken kararın onanması yönünde verilen çoğunluk kararına katılmamaktayım.