Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1555 E. 2023/4677 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1555
Karar No
2023/4677
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/2607 - 2018/2681 SAYISI : 2018/İHK-2170 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik sigortası bulunmayan davalının sorumluluğunda olan aracın davacının sürücü olduğu araca çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 89.410,85 TL 'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, kusurun tespiti gerektiğini, davacının müterafik kusuru bulunduğunu, avans faizi talebinin hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce; başvurunun kabulü ile 89.410,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Afyonkarahisar Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen Sağlık Kurulu Raporunda, başvuru sahibinde trafik kazası sebebiyle sürekli maluliyet hali oluşmadığının tespit edildiği, karara dayanak yapılan %16 oranındaki maluliyeti içeren raporun ise usule uygun düzenlenmediğini, çelişki oluştuğunu, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusuru bulunduğunu, avans faizine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince belirtilen Afyonkarahisar Devlet Hastanesi raporunun dosyada bulunmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun usule uygun düzenlendiği, kaza tespit tutanağı ile davalının kusuruna ilişkin yapılan tespitin oluşa uygun olduğu, müterafik kusurun belirlenemediği, itirazların haksız olduğundan bahisle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz aşamasında sunduğu itirazlarını tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ...'nın sorumluluğunda bulunan trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu karşı araç sürücüsü olan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen ve davacının başvuru yaparken sunduğu Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 05.05.2017 tarihli maluliyet raporu; kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmiş, başvuranın kaza nedeniyle sağ femur kırığını oluştuğu, kalça hareketlerinde kısıtlılık oluşması nedeniyle maluliyet oranının %16 olduğu belirlenmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu orana göre yapılan aktüer hesap raporu hükme esas alınmıştır. Davalı vekilince maluliyet raporuna itiraz edilerek Afyon Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu'nun 21.12.2016 tarihli raporuna göre davacının maluliyeti bulunmadığı belirtilmiş ancak İtiraz Hakem Heyetice de söz konusu raporun dosyada bulunmadığı hükme esas alınan raporun ise usule uygun olduğundan bahisle eksik inceleme ile davalının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Davalı vekilinin söz konusu itirazını incelemek üzere Dairemizce geri çevirme kararı ile Afyon Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu'nun 21.12.2016 tarihli raporunun dosyaya eklenilmesi istenilmiş, geri çevirme kararının geri yerine getirilmiş ve söz konusu raporun incelenmesinde davacının kaza nedeniyle maluliyeti bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, tedavi evraklarının getirilerek hükme esas alınan Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 05.05.2017 tarihli %16 maluliyeti içeren rapor ile Afyon Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu'nun 21.12.2016 tarihli maluliyet bulunmadığı yönündeki raporun da irdelenmek üzere söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden veya farklı bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun, muayeneli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3- HMK'nın 266 ncı ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davaya konu trafik kazası nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı karşı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğunun kabulü ile aktüer bilirkişi raporu düzenlenmiş , davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda da kusur raporu alınmadan eksik inceleme ile söz konusu aktüer raporu hükme esas alınmıştır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, ceza soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İstanbul Teknik Üniversitesi Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu yönden de bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1555, K. 2023/4677, T. 30.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1555-e-2023-4677-k-0a9f439c73c5