Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2363 E. 2023/4648 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2363
Karar No
2023/4648
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/264 D.İş, 2021/265 K. SAYISI : 2021/İHK-10258 HÜKÜM/KARAR : Davacı İtirazının Reddi/Davanın Reddi SAYISI : K-2021/6094 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 29.04.2015 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç ile gerçekleşen tek taraflı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; itiraz aşmasında verdiği ıslah dilekçesi ile talebini 41.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Başvuranın sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması için bilirkişi görevlendirildiği, bilirkişi ücretinin 3 iş günü kesin süre içinde yatırılmasının, yatırılmaması halinde tahkim yargılamasının sona erdirilebileceğinin başvurana ihtar edildiği, başvuran vekili tarafından bilirkişi ücretinin kesin sürenin bitiminin ardından yatırıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 94/2, 94/3 ve 435/1-c maddesi uyarınca başvuranın talebinin reddi gerektiği" gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi ücretinin yatırılması hususunda taraflarına tebligat yapıldığını, ancak hakemin verdiği sürenin kısa olduğundan ücreti yatırmadıklarını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... İtiraz eden tarafça ara kararı tebliğine rağmen, ara kararında belirtilen bilirkişi ücretinin kesin süre içerisinde yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 94 üncü maddesi kapsamda tazminat hesabı yapılmaksızın davacı talebinin hükme bağlanması mümkün olmadığından başvurunun reddine karar verilmesinde bir hata bulunmadığı, hakem yargılamasının kısıtlı bir süre içerisinde tamamlanması gereği dikkate alındığında, bilirkişi ücreti yatırılması için öngörülen 3 iş günlük sürenin makul bir süre olduğu" gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 30.12.2020 tarihinde kurulan ara karar ile bilirkişi ücretinin belirtilen hesaba yatırılması için 3 günlük kesin süre verildiğini, ancak verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olmadığını, zira yerel mahkemelerde taraflara bilirkişi ücretinin yatırılması için 2 haftalık süreler verilmekte olduğunu, tahkim yargılama süresi de dikkate alındığında bilirkişi ücretinin yatırılmamasının ağır sonuçlar doğuracağı ve hak kaybına sebep olacağı dikkate alındığında en azından 7 iş günlük süre verilmesinin uygun düşeceğini, sonuçları gereği gibi ihtar edilmeden ve işin mahiyetine uygun süre verilmeden başvurunun esastan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili katılma yolu ile ibraz ettiği temyiz dilekçesinde; lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ve güncel Yargıtay kararına uygun olarak 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 435 ve 442 inci maddesi ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94 üncü maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvuran tarafa bilirkişi ücreti yatırmak üzere kesin süre verildiği, ancak kesin sürenin sonuçlarının ve 6100 sayılı Kanun'un 435 inci maddesi yollaması ile 442 inci maddesi ikinci fıkrasında belirtilen bir aylık sürenin de hatırlatılmadığı, sonuç olarak başvuran tarafa gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında başvuran tarafa usulüne uygun muhtıra gönderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2363, K. 2023/4648, T. 30.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2363-e-2023-4648-k-e09b0bcb8aa6