Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1486 E. 2024/4947 K. – Maddi Ve Manevi

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1486
Karar No
2024/4947
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1855 E., 2022/2602 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Kısmen Kabulü / Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/44 E., 2022/229 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 04.04.2012 tarihinde davacı ...’in sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ...’nın idaresindeki(aynı zamanda araç maliki) davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi olan otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı sürücü ...’in yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 50.000,00 TL maddi tazminatın(sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, ulaşım, konaklama, gıda ve tedavi gideri) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 24.593,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.952,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 30.546,15 TL'ye yükseltilmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 04.04.2012 tarihinde davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu asıl dava davacısı ...’in sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ...’nın idaresindeki (aynı zamanda araç maliki) davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi olan otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı yolcu ...’ın yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın(sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, ulaşım, konaklama, gıda ve tedavi gideri) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 325.294,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.582,37 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 327.876,38 TL’ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş.'ye usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği edilmesine rağmen, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ...'ya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği edilmesine rağmen, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ 1.KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli 2013/182 Esas, 2019/678 Karar sayılı kararı ile; Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 17.03.2014 tarihli raporundan davalı ...'ın ışık ihlali yaparak kırmızı ışıkta girdiği esnada yeşil ışıkta kavşağa girip seyreden davacı ...'e çarması sonucu meydana gelen olayda % 100, davacı ...'in ise kusursuz olduğu, diger davacı ...'ın ise davacı ...'in kullandığı motosiklette arka bölümde yolcu olarak bulunduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 04.04.2016 tarihli raporu ile meydana gelen kaza nedeniyle davacı ...'in geçirmiş olduğu yaralanmadan dolayı vücut genel çalışma gücünü % 2,10 oranında kaybettiği, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı yine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 01.01.2017 tarihli raporu ile davacı ...'ın olduğu yaralanmadan dolayı vücut genel çalışma gücünü %8,10 oranında kaybettiği 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 23.07.2019 tarihli ek raporunda davacı ...'in yaralanması nedeniyle toplam geçici-sürekli iş gücü kaybı zararının 30.546,15 TL, ...'ın ise 327.877,08 TL olduğu gerekçesiyle asıl davada, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 24.593,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.952,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 30.546,15 TL tazminatın (davalı ... yönünden poliçe teminatı ile sınırlı kalmak kaydı ile) davalı ... yönünden dava tarihi olan 04.04.2013 tarihinden, davalı ... yönünden ise olay tarihi olan 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl davada manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ... için 325.294,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.582,37 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 327.876,38 TL tazminatın (davalı ... yönünden poliçe teminatı ile sınırlı kalmak kaydı ile) davalı ... yönünden dava tarihi olan 24.04.2014 tarihinden, davalı ... yönünden ise olay tarihi olan 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 12.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın eksik olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli 2020/1095 Esas, 2021/62 Karar sayılı ilk kararı ile; "A-Tarafların aktüer raporuna (gelirin belirlenmesine dair) itirazlarında; davacıların üniversite mezunu olması halinde, asgari ücretin üzerinde gelir elde edeceği açık olsa da; eğitim aldığı alana göre iş bulma imkanı ve elde edilecek kazanç vs. konusunda yeterli araştırma yapılmadan hesaplamanın yapıldığı rapora göre karar verilmesi, eksik inceleme mahiyeti taşımaktadır. Bu durumda mahkemece; davacıların üniversite mezunu olduğu bildirildiğine göre, davacıların mezun oldukları okullardan, ayrıntılı olarak mezun oldukları bölüm ve alanların ne olduğu, eğitim aldığı alana göre yapabileceği işin ne olduğunun sorulması; gelen bilgilere göre, davacının mezun olduğunda yapacağı mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için emsal gelir araştırması yapılması, kişinin mezun olduktan bir müddet sonra iş bulabileceği değerlendirilerek ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirinin ne kadar olacağı gibi hususların sorulması; bu tespitlerden sonra davacının belirlenen geliri üzerinden kazanılmış haklara da halel gelmemek kaydıyla, davacıların cinsiyeti nazara alınarak çalışmanın zorunlu askerlik döneminde kesintiye uğrayacağından bu sürenin tazminat hesabında dikkate alınmayacağı da dikkate alınarak, davacının tazminat alacağının belirlenmesi için aktüerya uzmanı bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve tarafların bu istinaf sebeplerinin, belirtilen gerekçeyle yerinde bulunduğu görülmüştür. B- Davalı sigortanın geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin teminat dışı olduğuna yönelik; davalı ... vekilince, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin teminat ve dolayısıyla sorumluluk dışı olduğunu iddia etmiş ise de, kaza tarihinin 04/04/2012 olmasına göre, BK'nın 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince vücut bütünlüğünün ihlali sonucu ortaya çıkan zararlardan olan geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan faturasız tedavi giderleri ihlâlin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktığından zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat kapsamında olmasına, 6111 sayılı kanunla Karayolları Trafik Kanunun 98. Maddesinde değişiklik yapan düzenlemenin faturalı SGK tarafından karşılanan tedavi giderlerine ilişkin olmasına, bunların diğer 'iyileşme giderleri' kapsamında bulunmasına, bu zararlardan da davalı ZMMS'nın sorumlu olmasına göre bu itirazın yerinde olmadığı görülmüştür. C-Davalı tarafın müterafik kusur (kask, alkollü ve ehliyetsiz araca binme) itirazlarında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. İlk derece mahkemesince soruşturma ile eldeki dosya kapsamı irdelenerek davacının kaskın ve koruyucu ekipman takılı olup olmadığı, takılı değil ise bu durumun davacının yaralanmasında etkili olup olmadığı; yine davacı ... yönünden uygulanmak üzere, diğer davacı ...'ın alkollü ve ehliyetsiz olup olmadığı, öyle ise bunu bilerek motosiklete davacı ...'in binip binmediği araştırılarak; kask, dizlik vs. gibi takılması gereken güvenlik ekipmanlarının takılı olmadığının tespiti durumunda, kazanın şekli, davacının konumu, aracın hasar durumu, çarpma noktası, yaralanmanın şekline göre kaskın ve koruyucu ekipmanların takılı olması halinin davacıların yaralanmasında etkili olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi, gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişiden de hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre Borçlar Kanunu 51 ve 52. maddesi gereğince tazminattan indirimin yapıp yapılmayacağı, (müterafik kusur nedenlerinin hepsinin veya birisinin bulunması halinde dahi müterafik kusur olarak bir tek % 20 oranında indirim yapılarak), karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde hiç durulmadan karar verilmesi ve hiç tartışılmaması doğru görülmemiş olup davalı tarafın buna yönelen istinafı yerinde görülmüştür. D-Kabule göre de, davacının yargılama giderine yönelik itirazında; her ne kadar davacı vekilince yargılama giderlerine müteselsilen karar verilmediği belirtilerek itirazda bulunulmuş ise de, davalıların kendilerinin sorumluluğunda olan tazminat miktarları yönünden yargılama giderlerine müteselsilen hükmedildiği, sadece birleşen dava yönünden davalı ... yönünden teminat limiti aşılması sebebiyle bakiye kısım için isabetli olarak, müstakilen davalı ...'in yargılama gideri (ve vekalet ücreti) nden sorumlu tutulduğu anlaşılmış bulunmasına göre buna yönelik davacı itirazı yerinde bulunmamaktadır..." gerekçesiyle davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının davanın esası incelenmeksizin kaldırılmasına, dosyanın yukarıda gösterilen biçimde değerlendirme ve işlem yapılmak ve kazanılmış haklara halel gelmemek suretiyle değerlendirilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. V. İLK DERECE MAHKEMESİ 2.KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; "...Davacı ...'in mezuniyet durumunun bildirilmesi için Burdur ... ... Ersoy Üniversitesi ' ne müzekkere yazılmış, verilen cevabi yazı ile davacı ...'in "Burdur ... ... Ersoy Üniversitesi, ... Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksekoğlu, Uluslararı Ticaret Bölümü, Uluslararası Ticaret Programından 20/07/2017 tarihinde mezun olduğu" bildirilmiştir. Davacı ...'ın mezuniyet durumunun bildirilmesi için Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 'ne müzekkere yazılmış, verilen cevabi yazı ile davacı ...'ın "Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Geomatik Mühendisliği Programından 11/07/2016 tarihinde mezun olduğu" bildirilmiştir. Davacıların askerlik durumları ile ilgili Karaman Askerlik Şubesine müzekkere yazılmış, verilen cevap ile davacı ...'in "askerliğe elverişli değildir" şeklinde, davacı ...'ın ise "30/11/2019 - 21/11/2019 tarihleri arasında bedelli olarak askerlik görevini yerine getirdiği" bildirilmiştir. 20/01/2022 tarihli tazminat hesap raporunda özetle, davacı ...'in maddi tazminat talebi yönünden PMF 1931 yaşam tablosu ve hesap tarihindeki verilere göre hesaplanarak geçici iş göremezlik tazminatının 5.952,38 TL, sürekli iş göremezlik dönemi tazminatının 64.312,62 TL, tedavi giderlerinin 3.500 TL olmak üzere toplam 73.765,00 TL olduğu, davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden PMF 1931 yaşam tablosu ve hesap tarihindeki verilere göre hesaplanarak geçici iş göremezlik tazminatının 2.582,37 TL, sürekli iş göremezlik dönemi tazminatının 393.773,68 TL, tedavi giderlerinin 2.500 TL olmak üzere toplam 398.856,05 TL olduğu belirtilmiştir. Davacılarda alkol bulunmadığının tespit edildiği, kaza tespit tutanağı incelendiğinde davacı ... 'ın ehliyetinin bulunduğu, kaskın takılı olup olmadığının belirli olmadığı ancak müterafik kusur nedeniyle tazminatta indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması, zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporuna göre, davacı ...'e ve davacı ...'a ait tıbbi belgeler incelendiğinde, kaskın takılı olup olmamasının davacılarda meydana gelen yaralanmalarda (... için lokalizasyonların sağ uyluk, kalça, sağ femur; ... için sağ omuz, sağ ve sol ayak bileği, sağ ve sol el bileği) etkili olmadığı dikkate alınarak tazminatta müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiği, 20/01/2022 tarihli hesap raporunda, davacı ...'in maddi tazminat talebi yönünden PMF 1931 yaşam tablosu ve hesap tarihindeki verilere göre hesaplanarak geçici iş göremezlik tazminatının 5.952,38 TL, sürekli iş göremezlik dönemi tazminatının 64.312,62 TL, tedavi giderlerinin 3.500 TL olmak üzere toplam 73.765,00 TL olduğu, davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden PMF 1931 yaşam tablosu ve hesap tarihindeki verilere göre hesaplanarak geçici iş göremezlik tazminatının 2.582,37 TL, sürekli iş göremezlik dönemi tazminatının 393.773,68 TL, tedavi giderlerinin 2.500 TL olmak üzere toplam 398.856,05 TL olduğu belirlenmiş ise de mahkememizin ilk kararında hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı davacılar vekili tarafından istinaf edilmediği dikkate alındığında, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturacağı..." gerekçesiyle asıl davada, maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ... için 24.593,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.952,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 30.546,15 TL tazminatın davalı ...Ş. yönünden dava tarihi olan 04.04.2013 tarihinden (davalı ...Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı ... yönünden ise haksız fiil tarihi olan 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl davada manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada, maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ... için 325.294,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.582,37 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 327.876,38 TL tazminatın davalı ...Ş. yönünden dava tarihi olan 24.04.2014 tarihinden (davalı ...Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı ... yönünden ise haksız fiil tarihi olan 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davada manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ikinci kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacılar için yapılan maddi tazminat hesaplamalarının düşük olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, maddi tazminat yönünden yargılama giderlerinin tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin bir kısmının davalılar arasında paylaştırılmasının hatalı olduğunu, kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı ... lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 5.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçedeki teminat tutarıyla sınırlı olarak sorumlu olabileceğini, davacı tarafın başvuru sırasında sunulması gereken evrakları sunmadığını, motosiklet sürücüsü ve yolcusu davacıların koruma başlığı takmadığını, davacılardan ...'ın tescilsiz ve yeterli ehliyeti bulunmayan alkollü sürücünün motosikletine binmesinin de müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacılar için bakım ve iyileşme süresi öngörülse dahi bu döneme ilişkin taleplerden müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, gelir tespitinin kaza tarihindeki verilere göre belirlenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Dairesinden alınan raporun yeterli olmadığını, davacıların her ikisinin de 2,00 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen yerel mahkemenin davacıların alkollü olması nedeni ile müterafik kusur indirimine gitmeyerek hatalı bir karar verdiğini, davacıların her ikisinin de kask, dizlik ve benzeri gerekli güvenlik ekipmanlarının bulunmadığını, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hesaplamaya esas alınan ücretin doğru olmadığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 5.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; Daire kaldırma kararı gereğinin yerine getirilerek alınan yapılan gelir araştırmasına göre alınan usul ve yasaya uygun, ayrıntılı, somut olaya ve dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya elverişli aktüer raporuna göre geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmiş olmasına; davacının 24/09/2019 tarihli ıslah/artırım dilekçesine göre talepten fazlaya karar verilemeyeceğinden buna göre hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; davacının önceki mahkeme kararını istinaf etmesi ve aktüer yönünden kaldırma kararı verilmesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmamasına; davalı ... için ayrıca manevi tazminata hükmedildiğinden yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesinde bir hata bulunmadığına; davacıların kazada alkol durumlarının bulunmadığının, kask takıp takmadıklarının belirli olmamasının yanında yaralanma şekillerine göre kask ve ekipman takılmamasının olayda etken olmadığına, davacı sürücünün ehliyetinin olduğunun kaza tespit tutanağında belirtilmiş olmasına göre müterafik kusur indirimlerinin yapılmamasının uygun olduğuna; tarafların sair itirazlarının Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilerek reddedilmiş olup yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre, tarafların buna yönelen itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminata yönelik tarafların itirazında; ...Somut olayda; yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, meydana gelen olayın ve davalının fiilin niteliği, olayın oluş yer ve şekli, kusur durumları, oluşan sürekli ve geçici maluliyet, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, taraflar için belirlenen manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete göre uygun olduğu görüldüğünden, buna yönelik davacı ve davalı ...'in itirazlarının reddine karar verildiği...." gerekçesiyle davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, maddi tazminat yönünden yargılama giderlerinin tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin bir kısmının davalılar arasında paylaştırılmasının hatalı olduğunu, hükmedilen maddi tazminat miktarının düşük olduğunu, bilirkişi raporunda davacı ...’ın geliri tespit edilirken dosyaya bildirilen emsal ücretlerin ortalamasının alınmasının hatalı olduğunu, bildirilen en yüksek maaşa göre tazminat hesabı yapılması gerektiğini, davacı ...'ın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları incelendiğinde almakta olduğu maaşın emsal ücret ortalamasından daha fazla olduğunu, davacı ...’ın emsal ücrete göre daha fazla olan maaşına göre hesaplama yapılması gerektiğini, birleşen davada 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı ... lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 5.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...’ın kaza esnasında kask takmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hesaplamaya esas alınan ücretin doğru olmadığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 5.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların yaralanarak malul kalması sebebiyle talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10 ve 13 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar davacılardan ... için 30.546,15 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 35.546,15 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle olay tarihi, tarafların kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, davacı ...'ın maluliyet oranına göre takdir edilen manevi tazminat miktarının uygun olduğu, davalı ... şirketinin poliçe teminat limiti ile sorumlu olmasına göre yargılama giderinin bu teminat limiti kapsamında hükmedilmesinin doğru olduğu, maddi tazminat miktarının doğru bir şekilde hesaplandığı, davacı ...'ın tazminat hesabına esas alınan gelirinin usulüne uygun şekilde tespit edildiği, davacı ... vekili tarafından sunulan 24.09.2019 tarihli talep artırım dilekçesinde talep edilen miktardan daha fazlasına hükmedilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, davacı ...'ın maluliyetinin dirsek ekleminden kaynaklanmasına göre kaza esnasında kaskının takılı olup olmamasının maluliyetle illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağının anlaşılmasına göre, davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin davacılardan ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10 uncu maddesinde; “(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır. Aynı Tarifenin 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında ise “Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmü bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince; birleşen davada davacı ...’ın manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, karar tarihindeki AAÜT’nin 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrası ve 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca davacı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken daha az miktarda vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir. Yine, İlk Derece Mahkemesince; birleşen davada davacı ...’ın manevi tazminata ilişkin talebinin reddedilen kısmı yönünden, karar tarihindeki AAÜT’nin 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca davalı ... lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken daha az miktarda vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VIII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin davacılardan ... yönünden yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B-2-f) numaralı bendinde yer alan "5.000 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının (B-2-g) numaralı bendinde yer alan "5.000 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ... vekili ve davalı ...'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1486, K. 2024/4947, T. 20.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1486-e-2024-4947-k-2a64ba85cb64