Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1396 E. 2024/4946 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1396
- Karar No
- 2024/4946
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2459 E., 2022/2470 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/ Başvurunun Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/368 E., 2022/188 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının davasının husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ün eşi, diğer üç davacının annesi ...'e 27.05.2018 tarihinde ...'ın sevk ve idaresinde bulunan tescilsiz plakasız motorlu bisikleti ile çarptığını, meydana gelen trafik kazasında ...’ün vefat ettiğini, kaza tarihinde davaya konu aracın zorunlu trafik sigortası bulunmadığını, bu nedenle davalı ... Hesabının zarardan sorumlu olduğunu, davalı sürücü ...’ın kusurlu eylemi nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu, davalı ...’ın reşit olmadığını, bu nedenle yasal temsilcileri olan ebeveynleri Şahin Günay ve Ayşe Günay’ın da dava dilekçesinde davalı olarak gösterildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri, hastane masrafları) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı eş ... için 20.000,00 TL, davacı çocuklar ..., ... ve ...’ün her biri için 15.000,00’er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sürücü ...’dan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı eş ... yönünden maddi tazminata ilişkin talebini 301.496,25 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava açılmadan önce müvekkil kuruma başvuru yapıldığını, açılan hasar dosyası kapsamında davaya konu kaza ile ilgili inceleme yapıldığını, bu inceleme sonucunda davaya konu kaza tespit tutanağında da açıkça yazılı olduğu üzere kazaya sebep olduğu iddia edilen aracın motorlu bisiklet olduğunun anlaşıldığını, mevzuat gereği motorlu bisikletlerin sebep olduğu zararlardan müvekkil kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın tescilsiz olduğunu, bu tür araçların sigortalanmasının mümkün olmadığını, aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkilinin zarardan teminat limiti ve sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ı temsilen Şahin Günay ve Ayşe Günay vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Davanın 31.07.2018 tarihinde davalı ... ve davalı ...'ı temsilen yasal temsilcileri olan Şahin Günay ve Ayşe Günay aleyhine açıldığı, davanın Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/515 Esasına kaydedildiği, Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.06.2019 tarihli 2018/515 Esas, 2019/322 Karar sayılı kararı ile davalı ...'ın olay tarihinde reşit olmadığı, davacı tarafın davalı ...'ın ebeveynleri olan Şahin Günay ve Ayşe Günay hakkında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 369 uncu maddesi uyarınca ev başkanının sorumluluğu kapsamında eldeki davayı açtığı, anılan maddeye göre görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, davalılar Şahin Günay ve Ayşe Günay (Mevlüt Güney'ı temsilen) yönünden mahkemenin görevsizliği nedeni ile dosyanın görev yönünden usulden reddine, kararın kesinleşmesi halinde dosyanın görevli Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, davalı ...'na yönelik davanın Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/368 Esasına kaydedildiği, yargılamaya bu esas sayısı kapsamında devam edildiği anlaşılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Afyonkarahisar CBS nin 2018/7737 Esas sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiş, incelemesinde; " SSÇ nin ..., mağdurun ..., suçun Trafik Kazası Sonucu Taksirle Ölüme neden olma olduğu, SSÇ nin 12 yaşından küçük olması ve cezai sorumluluğunun olmaması gerekçesiyle 05/06/2018 tarih ve 2018/5071 Karar sayılı kararı ile Kovuşturmaya Yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır...İlçe Jandarma Komutanlığından gelen yazı cevabında, 27.05.2018 yılında meydana gelen Ölümlü Trafik Kazası olayına karışan ...' ın kullanmış olduğu plakasız motorsikletin 27.05.2018 günü KTK' nın 25. Maddesi nedeniyle tescile zorunlu araçlardan olması nedeniyle Candan Oto Kurtarma yediemin otoparkına çekildiği, bahse konu motorsikletin 4 ay içerisinde belgelerini tamamlayarak otoparktan teslim almaması nedeniyle 07 Kasım 2018 tarihinde Afyonkarahisar Jandarma Trafik Tim K.lığı tarafından kamulaştırma yapılması için Afyonkarahisar Milli Emlak Müdürlüğüne yazı yazıldığı, ilgili olarak yapılan araştırma ve soruşturma neticesinde tanzim edilen evrakların Ek'te sunulduğunu anlaşılmıştır. Bilirkişinin 24/01/2022 tarihli ek raporunun incelemesinde; "... Çocuklar kaza tarihinde reşit olduklarından destek paylarının bulunmadığı, Vefat eden ... 4 gün hastanede tedavi görmüş ise de acilden hastaneye yattığından tedavi ücreti alınmadığı hastane tarafından bildirildiğinden tedavi giderinin bulunmadığı, Eş ...'ün destek zararı toplam 301.496,25 TL olduğu, sonucuna varıldığının" bildirildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili davasını ıslah etmiş, 15/03/2022 tarihinde 1.026,35 TL ıslah harcını yatırdığı anlaşılmıştır. Kesinleşen ceza dosyası kapsamında tescilsiz motosiklet sürücüsü küçüğün gerçekleştirdiği trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, kazanın oluşumunda küçüğün tam kusurlu olduğu, henüz 12 yaşında ehliyetsiz olarak motosiklet kullanarak haksız eylemi ika ettiği, anlaşılmakla usul ekonomisi gözetilerek kusur yönünden inceleme yapılmamış ve alınan aktürya bilirkişi raporuna göre yapılan hesaplama yöntemi ve miktarı Mahkememizce benimsenerek eldeki dava Güvence Hesabına karşı olmakla ve Güvence Hesabının manevi tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığından maddi tazminat talepleri yönünden davacı ...'ün açtığı davanın kabulüne, diğer davacılar reşit olmakla maddi bir kayıpları olduğunu ispat edemediklerinden davalarının ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile, 301.496,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 31.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak (poliçe limitleri dahilinde olmakla) davacı eş ...'e ödenmesine, davacı çocuklar ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde, kazaya sebebiyet veren motosikletin tescilsiz olduğunun yazılı olduğunu, mevcut mevzuata göre tescilsiz olan bir aracın sigortalanmasının hukuken mümkün olmadığını, tescilsiz araçların trafik sigortası yaptırma imkanı bulunmadığını, ayrıca bu aracın hurdaya ayrılmış olup olmadığının da araştırılmadığını, davaya konu kazanın ...'nın sorumluluğuna sebep olacak şartları sağlamadığını, açıklanan nedenlerle müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyecek olup Yerel Mahkemece husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ...’nın sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle trafik sigortası bulunmadığı iddia edilen tescilsiz aracın, trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunan motorlu taşıtlardan olup olmadığının tespiti gerektiğini, tescilsiz aracın motorlu bisiklet türü bir araç olduğunu, aracın türünün kaza tespit tutanağında açıkça yazılı olduğunu, yetkili polis memurlarınca tutulmuş tutanağın aksinin ispatının davacı tarafa düştüğünü, hatır taşımasının varlığı halinde hesaplanacak tazminattan indirime gidilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle hükmedilen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının da bir bozma sebebi olduğunu, tazminat hesaplamasına müteveffanın anne babasının destek paylarının eklenmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Somut olayda davalının sorumlu olduğu iddia edilen aracın Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde belirtilen, elektrik motorlu bisiklet ve azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlardan olduğu ve 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu gözetilerek davalı kuruma husumet yöneltilemeyecek olup yerel mahkemece husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün kaldırılması gerekmiştir." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının davasının husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan aracın tescili zorunlu araçlardan olduğunu, bu hususun dosya kapsamında sabit olduğunu, dosya kapsamındaki Afyonkarahisar Valiliği Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 21.01.2021 tarihli cevabi yazısında dava konusu aracın tescili zorunlu araçlardan olması sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 25 inci maddesine göre işlem yapıldığı ve trafikten men edildiğinin belirtildiğini, yazının devamında aracın yedieminden teslim alınmaması üzerine 2918 sayılı KTK’nın ek madde 14 gereğince satıldığının bildirildiği, bu yazının ekindeki araç listesinde dava konusu aracın Peugeot markalı motosiklet olarak sınıflandırıldığının görüldüğünü, tüm bu hususların aracın motorlu bisiklet değil motosiklet olduğunu ve tescili zorunlu araçlardan olduğunu ispatladığını, davacı tanıkları olan ... ve ...’ın mahkemenin 2018/515 sayılı dosyasının 24.06.2019 tarihli duruşmasında aracın motosiklet olduğunu beyan ettiklerini, davalı ... Hesabının müvekkillerin zararından sorumlu olduğunu, aracın akıbeti ve bilgilerinin mahkemece araştırılması gerekirken müvekkilleri aleyhine kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın ölüm şeklinin de kazaya karışan aracın motosiklet olduğunu gösterdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olmaması nedeniyle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bölge adliye mahkemesince işin esasına girilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan tescilsiz aracın sebep olduğu trafik kazasında davacıların desteğinin vefat etmesi sebebiyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3, 85, 89, 90, 91 ve 103 üncü maddeleri, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 2918 sayılı KTK’nın 91 inci maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK’nın 3 üncü maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 santimetreküpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 45 kilometreden az olan bisiklet olduğu, 2918 sayılı KTK’nın 103 üncü maddesinde de; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Güvence Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde; "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabına husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. Davalı ... Hesabına aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacıların yaya konumunda olan desteğine çarpan motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Zira, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı KTK’nın 3 üncü maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, davacıların yaya konumunda olan desteğine çarpan motosikletin, 2918 sayılı KTK’nın 3 üncü maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Somut olayda kaza tespit tutanağında, davacıların desteğine çarpan aracın tescilsiz motorlu bisiklet olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, dosyada bulunan Afyonkarahisar Valiliği Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı’nın 21.01.2021 tarihli “27.05.2018 Günü Meydana Gelen Ölümlü Trafik Kazasına Karışan Motosikletin Akıbeti” başlıklı yazısında 27.05.2018 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası olayına karışan ...'ın kullanmış olduğu plakasız motosikletin 27.05.2018 günü 2918 sayılı KTK'nın 25 inci maddesi nedeniyle tescile zorunlu araçlardan olması nedeniyle Candan Oto Kurtarma yediemin otoparkına çekildiği, bahse konu motosikletin 4 ay içerisinde belgelerini tamamlayarak otoparktan teslim almaması nedeniyle 07.11.2018 tarihinde Afyonkarahisar Jandarma Trafik Tim Komutanlığı tarafından kamulaştırma yapılması için Afyonkarahisar Milli Emlak Müdürlüğüne yazı yazıldığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında; kaza tespit tutanağında aracın tescilsiz motorlu bisiklet olduğu, Afyonkarahisar Valiliği Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı’nın 21.01.2021 tarihli yazısında ise aracın motosiklet olup tescile zorunlu araçlardan olduğu açıklanmıştır. İlk derece mahkemesinde aracın motosiklet olduğunun kabulü ile davacı taraf lehine tazminata hükmedilmiş, davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesince aracın motorlu bisiklet olduğu, 2918 sayılı KTK’nın 103 üncü maddesi gereği davalı ... Hesabının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Söz konusu bilgi ve belgelerden aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı hususunda tereddüde düşülmüştür. Şu durumda bölge adliye mahkemesince; davaya konu aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığının tespiti bakımından, Afyonkarahisar Valiliği Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı’nın 21.01.2021 tarihli “27.05.2018 Günü Meydana Gelen Ölümlü Trafik Kazasına Karışan Motosikletin Akıbeti” başlıklı yazısı da değerlendirilmek üzere, ceza dosyası da irdelenerek, söz konusu motosiklete ilişkin bilgilerin ve akıbetinin sorulması, elde edilecek belgeler üzerinden uzman makine mühendisi bilirkişi marifetiyle inceleme yapılıp aracın motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ... Hesabının sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda eksik araştırma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.