Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13463 E. 2024/2510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13463
Karar No
2024/2510
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/82 - 2022/99 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-45989 DAVA TARİHİ : 26.02.2021 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddine/Davanın Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/105039 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın yaya olarak bulanan davacıya çarptığını, davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.08.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 46.895,44 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığını, talebin zamanaşımına uğradığını, maluliyeti kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusuru kabul etmediklerini, uzlaşma hususunun araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısman kabulü ile 41.226,76 TL tazminatın 22.10.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının kazaya asli kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, maluliyet raporunun yönetmelikteki şartları taşımadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadıklarını, TRH Yaşam Tablosu ve %1,8 faiz oranı uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, uzlaşma hususunun araştırılması gerektiğini, eksik evraklar tamamlanmadığından temerrüt oluşmadığını, yasal faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinin 2017 olması nedeni ile talebin zamanaşımına uğramadığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplamanın usul, yasa ve içtihatlara uygun bulunduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlandığı, ceza yargılaması esnasında alınan kusur raporunun oluşa uygun görüldüğü, aksine delilin davalı tarafça dosyaya sunulmadığı, davacının yaya olması nedeni ile hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı, talebin sürekli iş göremezliğe yönelik olduğu, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve rapor ücretine yönelik hüküm kurulmadığı, hakemlerin sadece kendilerine sunulan evrak üzerinden kara vermeleri nedeni ile uzlaşmaya yönelik itirazın reddi gerektiği, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası temerrüdün oluştuğu kabulünün isabetli olduğu, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davalı itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalının sorumluluğu ile derecesinin belirlenmesi bakımından, kusur tespitinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde yapılması gerekmektedir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranına göre karar verilmiş, yine İtiraz Hakem Heyeti tarafından da kusur konusunda; olaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/181 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur durumunun dosya kapsamına uygun bulunduğu, sigorta şirketi tarafından aksine delil sunulmadığı belirtilerek kusura yönelik itiraz reddedilmiştir. Ceza dosyasında hükme esas alınan kusur bilirkişi raporu incelendiğinde; davalı ... tarafından sigortalı bulunan araç sürücüsünün asli, davacının tali kusurlu olduğu belirtilmiş olup İtiraz Hakem Heyeti tarafından ceza dosyasındaki raporun hükme esas alındığı belirtilmesine rağmen %100 kusur oranı benimsenerek karar verilmiş olması doğru değildir. Açıklanan nedenler karşısında İtiraz Hakem Heyetince; trafik kazası tespit tutanağının da dosya içerisinde mevcut olmadığı gözetilerek ceza dosyası dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan tek adli tıp uzmanı doktor bilirkişi tarafından hazırlanan raporda olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğin eki cetvele göre maluliyet belirlenmiş olmasının uygun olduğu, ancak davacının yaralanmasını değerlendirecek sağlık kurulunun yönetmeliğe uygun teşkil edilmediği anlaşılmaktadır. Şu halde; davalı vekilinin itirazları dikkate alınarak olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13463, K. 2024/2510, T. 06.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13463-e-2024-2510-k-59c40822cc9d