Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13431 E. 2024/4223 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13431
- Karar No
- 2024/4223
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/668 E., 2023/675 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-44331 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/215240 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.11.2019 tarihinde davacının idaresindeki otomobil ile davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan otobüsün karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkimden önce davacıya 25.06.2021 tarihinde 68.948,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediğini, ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.100,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 389.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkimden önce davacıya 25.06.2021 tarihinde 68.948,82 TL ödediğini, davalının poliçeden kaynaklı sorumluluğunun kalmadığını, davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu sağlık kurulu raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 30 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün, bakıcı süresinin 30 gün olarak tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 389.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 390.000,00 TL tazminatın 15.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 57.600,00 TL tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalının tahkimden önce davacıya 25.06.2021 tarihinde 68.948,82 TL ödediğini, davacının ibraname imzaladığını, davalının poliçeden kaynaklı sorumluluğunun kalmadığını, davacıya ödenen miktarın ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığının tespit edilmesi, yeterli olmadığının anlaşılması halinde kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda kısmi ödeme miktarının tazminattan tenzil edilmediğini, geçici iş göremezlik süresinin bittiği 12.05.2020 tarihinde mükerrer hesaplama yapıldığını, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının kaza tarihi itibari ile ev hanımı olup geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının aktif bir çalışması olmadığı için geçici iş göremezlik süresi boyunca kazanç kaybı bulunmadığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa tazminattan mahsup edilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, davacının hastanede kaldığı günler tespit edilerek bakıcı gideri hesaplamasından düşülmesi, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, kusur raporu alınmadan tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığı tespit edilerek, takmadıysa müterafik kusur indirimi yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı, davalı tarafından davacıya tahkim başvurusundan önce kısmi ödeme yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 25.06.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda söz konusu ödemenin değerlendirilmediği, kısmi ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle ek aktüer bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, alınan 19.10.2023 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda davalının kısmi ödemesinin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, rapor tarihi itibariyle hesaplanan tazminattan kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin mahsup edilmesi suretiyle bakiye tazminat miktarının hesaplandığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre tazminatın usulünce hesaplandığı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ile tarafların kusur oranının doğru bir şekilde tespit edildiği, kaza tespit tutanağında davacının kaza esnasında koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının tespit edilmediği, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, davalının poliçe teminatı kapsamında geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu, SGK'nın davacıya ödeme yaptığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı lehine tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 358.037,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.368,07 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 639,60 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 362.045,14 TL tazminatın 15.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının sorumluluğunun bedeni zarar halinde şahıs başına poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik süresinde mükerrer hesaplama yapıldığını, davalının tahkimden önce davacıya 01.06.2021 tarihinde toplam 69.548,82 TL ödeme yaptığını, davacının ibraname imzaladığını, davacı ile davalının sulh olduğunu, davacının tüm tazminat taleplerinden feragat ettiğini, davalının poliçeden kaynaklı sorumluluğunun kalmadığını, dosya nezdinde bilirkişi raporlarına karşı yapmış oldukları itirazlarının ve cevap dilekçesindeki beyanlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden, hiçbir değerlendirme yapılmadan reddedildiğini, Anayasa ve 6100 sayılı HMK’ya göre kararların gerekçeli olarak verilmesi gerektiğini, savunma haklarının ihlal edildiğini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının kaza tarihi itibari ile ev hanımı olup geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının aktif bir çalışması olmadığı için geçici iş göremezlik süresi boyunca kazanç kaybı bulunmadığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa tazminattan mahsup edilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, davacının hastanede kaldığı günler tespit edilerek bakıcı gideri hesaplamasından düşülmesi, aksi durumda bakımın aile içinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, kusur raporu alınmadan tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, ceza dosyası dosya arasına alınarak kusur raporu alınması gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığı tespit edilerek, takmadıysa müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, dava tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, davalının yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, aynı Kanunun 26 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davacı lehine Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı, davalı tarafından davacıya tahkim başvurusundan önce kısmi ödeme yapıldığı, alınan 19.10.2023 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda davalının kısmi ödemesinin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacının eldeki davayla 2918 sayılı KTK'nın 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre süresinde bakiye tazminat talebinde bulunduğu, davalının poliçe teminatı kapsamında geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının isabetli olduğu, bakıcı giderinden indirim yapılamayacağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağının uyumlu olduğu, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının tahkimden önce davalıya 02.11.2022 tarihinde başvuru yaptığı, bu tarihten itibaren 8 işgünü sonrasında 15.11.2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğünün anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı HMK’nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrası "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. “ şeklindedir. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından sunulan 04.07.2023 tarihli ıslah dilekçesinde 389.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 390.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, İtiraz Hakem Heyetince ise geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı yönünden ıslah dilekçesindeki talep aşılmak suretiyle davacı lehine 3.368,07 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 639,60 TL bakıcı gideri tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, 6100 sayılı HMK’nın 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrasındaki hüküm gözetilmek suretiyle davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Somut olayda; davalının tahkimden önce davacıya 25.06.2021 tarihinde 68.948,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediği, davacı vekilinin eldeki davayla 2918 sayılı KTK’nın 111 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği ödemenin eksik olduğu gerekçesiyle bakiye tazminat talep ettiği, İtiraz Hakem Heyetince alınan 19.10.2023 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda, davalının kısmi ödemesinin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, rapor tarihindeki verilere göre 441.369,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, kısmi ödemenin rapor tarihine göre güncelleştirilmiş hali olan 83.331,73 TL’nin 441.369,21 TL’den mahsup edilmek suretiyle davacının talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 358.037,47 TL olduğunun belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenmek suretiyle davacı lehine 358.037,47 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği anlaşılmıştır. Davalı ... şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme, zararın belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve ödeme miktarınca borcu sona erdiren bir husus olup davalının sorumluluğu da hesaplanan tazminat miktarına göre ve sigorta teminat limitiyle sınırlı biçimde tayin edilecektir. Bununla birlikte, kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçesinde sakatlanma halinde poliçe teminat limitinin şahıs başına 390.000,00 TL olduğu, davalının davadan önce davacıya ödediği 68.948,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, poliçe teminat limitinden düşülmesi halinde sakatlık teminatı bakımından bakiye poliçe teminat limitinin 321.051,18 TL kaldığı, İtiraz Hakem Heyetince 358.037,47 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmekle, anılan poliçe teminat limitinin aşılmak suretiyle hüküm tesis edildiği görülmüştür. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, davalı ... şirketinin davadan önce davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı kapsamında ödediği kısmi ödeme nedeniyle kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçesinde sakatlanma halinde 321.051,18 TL bakiye poliçe teminat limitinin kaldığı gözetilerek bu teminat limiti dahilinde davacı lehine sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilebileceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararı bu nedenle bozulması gerekmiştir. 4. Dosya kapsamından, davacının dosyaya sunduğu sağlık kurulu raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 30 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olarak tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 19.10.2023 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda ise 13.11.2019 kaza tarihinden itibaren 180 gün için 13.11.2019-12.05.2020 tarihleri arasında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, daha sonra mükerrer biçimde 13.11.2019-12.05.2020 tarihlerini de kapsayacak şekilde sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, İtiraz Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenmek suretiyle hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının 13.11.2019 kaza tarihinden itibaren 180 gün için 13.11.2019-12.05.2020 tarihleri arasında geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanacağı, bu sürenin bitiminden itibaren ise davacının sürekli iş göremezlik tazminatından kaynaklanan zararının bulunduğu kabul edilmek suretiyle meydana gelen sonuca göre (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı olduğu karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.