Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13383 E. 2024/4183 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13383
Karar No
2024/4183
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2312 E., 2022/284 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Reddii SAYISI : 2021/111 E., 2021/369 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat geldi, davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın davacıya olan borcundan dolayı 1 adet senet ve 3 adet çek verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün 2016/17861 esas sayılı ve 2016/20152 esas sayılı takip dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, takip devam ederken davalının Çekmeköy'de bulunan 81 ada,7 parsel sayılı taşınmaz ile da bulunan 1007 ada 12 parselde 26 nolu bağımsız bölümü diğer davalı kızına devrettiğini, taraflar arasındaki bu devir işleminin muvazaalı olduğunu, zira aralarında akrabalık ilişkisi bulunduğunu, devir yapılmasının amacının davacı alacaklıya olan borcun ödenmemesi olduğunu beyanla, davalılar arasındaki tasarrufun icra takip dosyalarına konu alacak ve ferilerini kapsar miktarda iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

Davalı ('a velayeten) ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı ... arasındaki borçlandırıcı işlem ile ilgisi olmadığını, çeklerin tanzim tarihinden yaklaşık 3 ay önce davalı ...'ın diğer davalıdan boşanmış olması nedeniyle davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak ise evliliğin sona ermesinin nedeninin ...'ın ihaneti olduğunu, Bakırköy 7.Aile Mahkemesi'nin 2016/73 esas sayılı dosyasında boşanma davası açıldığını, 25.01.2016 tarihli protokol ile taşınmazların devrinin kararlaştırıldığını, aile mahkemesi kararının kesinleştiğini, muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iptali istenilen tasarrufun tarihinin borçlandırıcı işlemden daha önce olduğunun ortaya konulamadığı, bu nedenle tasarrufun iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; iptali istenen tasarrufların, alacağın doğum tarihinden sonra yapıldığının ibraz edilen delillerle kanıtlandığı ve somut olayda tasarrufun iptali şartları oluştuğu halde yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabule göre de bu tür davalarda davanın reddi halinde verilen vekalet ücretinin nispi değil maktu vekalet ücreti olması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece takip konusu bono ve çeklerden kaynaklı davacı taraf alacağının (varsa) söz konusu senetlerin tanzim tarihinde yani iptali istenen tasarruflardan sonra doğduğu kabul edilerek yazılı biçim ve şekildeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediği ancak ön koşul yokluğundan davanın reddine karar verildiği hallerde, AAÜT'nin 7/2 maddesine göre davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri, 4721 sayılı TMK'nun 1008 ve 1021 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve boşanmanın muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13383, K. 2024/4183, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13383-e-2024-4183-k-72b635b999f4