Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13271 E. 2024/3062 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13271
- Karar No
- 2024/3062
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2345 E., 2023/2247 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... 2. ...vekili Avukat ... 3. ... vekili Avukat ... 4. ... vekili Avukat ... ... 5. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.09.2015 HÜKÜM/KARAR : Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/801 E., 2023/128 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalı ...'ın 15.08.2015 tarihinde kullanmakta olduğu özel halk otobüsü ile gidiş geliş yönlü, yayalara açık yolda süratli bir şekilde seyrederken muris ...'e yaya geçidinde çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı sürücünün dikkatli olması halinde kazanın önlenebileceğini, desteğin yolun çift yönlü trafiğe açılmış olmasından dolayı çift yönlü akışı tahmin etmediği ve bu duruma ilişkin uyarı ve levhaların mevcut bulunmadığı, Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve Enerya Gaz Dağıtım A.Ş. yetkililerinin özensiz davranışlarından kazanın meydana gelmesinde rolü olduğunu, bu sorumlular hakkında dava açma hakklarını saklı tuttuklarını, müteveffanın aylık net geliri en az 20.900,00 TL olduğunu davalı ...'ın kaza yapan aracın maliki, işleteni olması nedeni ile zararlardan sürücü ile birlkte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sigortacının sadece maddi tazminatla sınırlı olmak üzere ve sigorta limitiyle sınırlı olarak diğer sorumlularla birlikte kanun gereği zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle, ... için (15.000,00 TL maddi 400.000.00 TL manevi tazminatın... ve ...için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 03.04.2023 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak destekten yoksun kalma talebinin davacı ... için 1.321.775,98 TL, davacı ... için 32.833,48 TL, davacı ... için 244.457,20 TL, davacı ... için 760.703,79 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalılar Kadir Çatıktaş ve ... vekilinin cevap dilekçesinde; davalı ...'in kazanın meydana gelişinde kusurunun mevcut olmadığını, trafik kurallarına uygun şekilde aracını kullanmakta iken davacıların murisinin yolu kontrol etmeden yola çıkması sebebiyle kaza meydana geldiğini, davacı tarafın müteveffanın aylık net gelirinin en az 20.000,00 TL olduğu iddiasının fazla abartılı olduğunu, müteveffa adına son 5 yıllık vergi kayıtları getirtildiğinde kazancının ortaya çıkacağını, eşin müteveffanın desteğine muhtaç olup olmadığının belirlenmesi açısından mal varlığının, gelirlerinin ve çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın ise çok fazla olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen aracın, 16.07.2015 - 2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede teminat limitinin 290.000,00 TL olduğunu, davacıların yaşları ve medeni durumları bakımından, destek tazminatı talep edip etmeyeceklerinin belirlenmesi gerektiğini, davadan önce usulünce başvuru olmadığını, faiz türünün adi faiz olabileceğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; kazada davacıların murisi yaya ...'in %25, araç sürücüsü davalı ...'ın %75 kusurlu olduğunu, yargılama sırasında davalı ...' in vefat ettiği ve mirasçılarının Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/498 Esas sayılı dosyası ile mirası reddettiği ve kararın 02.07.2021 tarihinde kesinleştiği, bu hali ile davalı ... mirasçılarının tazminattan sorumlu olamayacağı, desteğin vefatı ile davacıların maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldıkları, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin dosyada birden fazla rapor alındığı ancak en son hazırlanan bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan rapor ve ek raporların karar vermeye yeterli olduğu, murisin asgari ücretin 3,96 katı üzerinde hazırlanan rapora göre karar vermek gerektiği, rapor ile belirlenen tazminattan davalı ...'ın araç maliki ve işleteni olarak kusursuz sorumlu bulunduğundan belirlenen tazminatların bu davalıdan tazmini yönünde karar verildiği, kaza nedeni ile davacılardan...'in eşini, diğer davacıların ise babalarını kaybetmiş olması nedeni ile manevi tazminat takdir edildiği, davacının Axa Sigorta A.Ş.'ye karşı açtığı davanın konusuz kalması nedeniyle bu davalı yönünden karar karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı ...'a yönelik açtığı davanın davalının ölümü ve mirasçılarının mirası reddetmiş olması nedeniyle reddine, davacının davalı ...'a yönelik açmış olduğu davanın kabulüne, 1.336.775,98 TL maddi 70.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'e, 32.833,48 TL maddi ile 40.000,00 TL manevi tazminatın davacı ......'e, 254.457,20 TL maddi ile 40.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'e, 775.703,79 TL maddi ile 40.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'e kaza tarihi olan 15.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, müteveffanın gelirinin oldukça düşük ve hatalı şekilde hesaplandığını, desteğin bedensel ve yönetsel katkısının belirlenip, kişinin yerine başkasının çalıştırılması olanağı göz önüne alınarak ona yapılacak ya da yapılması gereken ücretin tespit edilmesi gerektiğini, dosyaya sunulu 20.05.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda müteveffanın aylık gelirinin asgari ücretin 4.35 katı olarak hesaplandığını, bu nedenlerle, mahkemece müteveffanın geliri asgari ücretin 3.96 katı kabul edilmesinin hukuka ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, aktif dönem sonunun 65 yaş olduğu gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini, desteğin %25 kusurlu kabul edilmesi ve alacak miktarlarından kusur indirimi yapılmasına itiraz ettiklerini, kabul edilen manevi tazminat tutarlarının oldukça düşük olduğunu belirtmiştir. Davalı Alaatin Kırşan vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, İstanbul Teknik Üniversitesinden (İTÜ) seçilecek bilirkişi heyetinden kusur oranına ilişkin yeniden rapor aldırılmasına ilişkin talebin kabul edilmeyerek eksik araştırmayla karar verildiğini, murisin mirasçılara intikal eden şirketin işletme gelirleri değil, şirkette destek (muris) yerine başka birinin aynı işi yapması durumunda ona ödenecek ücret üzerinden destek tazminatının hesaplanması gerektiğini, en fazla iki asgari ücret tutarında miktarın esas alınması gerektiğini, 2015 yılı gelirlerinin hesaplama dışı kalmasının mahkemenin ara kararı gereği zorunlu ... geldiğini, yıllara göre belirlenen kazancından ödemesi gereken vergiler düşülerek, vergisi ödenmiş net gelirin dikkate alınması gerektiğini, murisin annesinin rapor tarihi olan 16.03.2023 tarihi itibariyle sağ olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre 93 yaşındaki bir kadının 2,32 yıl daha yaşaması öngörüldüğünden hesaplamanın buna göre yapılması ve pay ayrılması gerektiğini, babanın bir payının da murisin annesine ayrılması gerektiğini, manevi tazminatın yüksek hesaplandığından bahisle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince alınan, dava dosyası ve ekindeki ceza dosyası kapsamındaki ifadeler, kazası tespit tutanağı, olay yeri krokisi, bilirkişi raporları ve meydana gelen olayla ilgili tüm veriler incelenip durum değerlendirmesi yapıldığı, davalı sürücü ... asli kusurlu olduğu, davacıların murisinin tali kusurlu olduğu yönündeki rapora dayalı olarak karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği, kazaya karışan aracın davalı ... AŞ tarafından 16/07/2015-2016 tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı ... tarafından yargılama sırasında davacı ... için 176.095,82 TL, Özge için 3.481,18 TL davacı ... için 27.273,13 TL Tolga için 55.961,13 TL, dava dışı anne için 27.187,64 TL olmak üzere 289,999,50 TL ödendiği, davalı ...Ş. bakımından limit ve ferilerine dair miktar bakımından davadan feragat edildiği, desteğin işkolunun inşaat ve müteahhitlik hizmetleri olduğu, anılan işkolunda sermaye ile birlikte çevrede bırakılan intiba ve güven duygusu da önemli olmakla birlikte, dosyada mevcut bilgilerden hareketle belirtilen faktörlerin somut rakamlarla ifade edilmesinin mümkün olmadığı, inşaat teknikeri olan desteğin yerine başkasının çalıştırılması halinde ona yapılması gereken ücretin ne olacağı konusunda dosyada kesin bir meblağın bulunmadığı, hisselerinin tamamı müteveffaya ait olan "Gürgen Madencilik İnşaat Hafriyat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi"nin ise 01.10.2014 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, 2015 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi'nden; şirketin 2014 yılında 2.698,44 TL ve 2015 yılında 736,32 TL zarar ettiğinin görüldüğü, müeveffanın (taraflarca meblağlarına itiraz edilmeyen dönem olan) 2010 yılından 31.12.2014 tarihine kadar elde ettiği şahıs firması gelirlerinin 116.530,90 TL olduğunu, Gelir Vergisi Beyannamesi ile 2015 yılı kârı olarak beyan edilen 239.909,49 TL'nin 2015 yılı net karı olarak hesaplamalara esas alınmasının uygun olacağı, kısıt yöntemine göre önceki 4 yıllık gelire eklendiğini, yıllık ortalama geliri; 250.206,20 / 5 = 50.041,24 TL ve aylık ortalama gelir; 50.041,24 / 12 = 4.170,10 TL olduğunu, 4.170,10 TL'lik aylık ortalama gelir 15.08.2015 tarihinde 1.054,62 TL olan asgari ücret ile orantılandığında; mütevaffanın aylık geliri, 2015 yılı 2. dönem asgari ücret tutarı olan 1.054,62 TL'nin 3,955 katı olarak hesaplandığı, desteğin işkolunun inşaat ve müteahhitlik hizmetleri olduğu, anılan işkolunda sermaye ile birlikte çevrede bırakılan intiba ve güven duygusu da önemli olmakla birlikte, dosyada mevcut bilgilerden hareketle belirtilen faktörlerin somut rakamlarla ifade edilmesinin mümkün olmadığı, inşaat teknikeri olan desteğin yerine başkasının çalıştırılması halinde ona yapılması gereken ücretin ne olacağı konusunda dosyada kesin bir meblağın bulunmadığı, 11.06.2015 tarihli "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nin eşi ve kızı tarafından kurulan adi ortaklıkça bitirildiği, desteğin niteliklerinden kaynaklanan katkının somut ve rakamsal olarak belirlenemeyeceği mütalaa edildiği, 2015 gelirine ilişkin delillerin süresinde sunulmadığından bahisle değerlendirilemeyeceğine yönelik net gelir dikkate alındığından Gelir Vergisinin ayrıca düşülmesi gerektiğine yönelik Sosyal Sigortalar Kurumu (SGK) tarafından rücu edilebilir türden bir ödeme olduğu ispat edilmediğinden SGK tarafından bağlanan gelirin tazminattan indirilmesi gerektiğine yönelik davalı istinaf isteminin yerinde görülmediği, çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu, tazminatın hesabında pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağı yerleşmiş içtihatlarda kabul edildiğinden aktif dönemin 65 yaşına kadar kabul edilmesi gerektiğine yönelen davacılar vekili istinaf istemi ile murisin asgari ücretin 3.95 katından fazla geliri olduğu ispat edilemediğinden gelire yönelik davacılar vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediği, desteğin annesi hesap tarihinde sağ ise de davacı olmadığından, ona ayrılan payın eş ve çocuklara dağıtılmadığı görüldüğünden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin de yerinde olmadığı, tarafların destekten yoksun kalma tazminatı yönünden tüm istinaf istemlerinin reddi gerektiği, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat tutarı ulaşılmak istenilen manevi tatmin (doyum) için yeterli olduğu, az ya da fazla olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaftaki itirazlarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaftaki itirazlarını tekrarı ile 2016 tarihinde yapılan ödemenin gelirden düşülmesi gerektiği belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.