İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/598 E. 2024/781 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/598
Karar No
2024/781
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/598 Esas KARAR NO : 2024/781 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/10/2020 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 23/10/2020 tarihli dava dilekçesinden özetle; davacının ... ili ... ilçesi ... üzerinde kaldırımda yaya olarak yürürken davalılardan ... idaresindeki ... plakalı aracın 21.04.2019 tarihinde kendisine çarpması sonucu yaralandığını, Kazaya karışan aracın davalılardan ... Nakliyat ... Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğunu, ... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, davacının ziraat mühendisliği fakültesinden mezun olduğunu, geçirdiği trafik kazası nedeniyle beyin travması sonucu hafıza kaybı, motor sinir sisteminde bozukluk meydana geldiğini, trafik kazası sonucu sürekli iş göremezliği nedeniyle belirsiz alacak davası olarak maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.04.2019 tarihinden itibaren yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) 200.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışında kalan davalılardan 21.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup, davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza ile ilgili olarak poliçe limitlerinin belirli olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak olarak işbu davayı açmasında hukuki bir yarar mevcut olmadığını, sigorta şirketinin zarardan sorumlu olmadığını, kusurlu olanın davacı olduğunu, uğradığını iddia ettiği iş göremezlik süresi, iş göremezliğinin kalıcı olup olmadığının bilirkişi kanalı ile belirlenebileceğini, talep edilen tazminat miktarı fahiş olduğunu, davacıya SGK tarafından iş göremezlik için ödeme yapılıp yapılmadığı gelir bağlanıp bağlanmadığı hususlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi kaza tarihinin de temerrüt tarihi olmadığını, durumun sigortacıya ihbarından itibaren 8 iş gününde ödenmesi gerektiği düzenlemesi nedeniyle öngörülen 8 iş günlük sürenin sonundan itibaren sigortacı temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi nin cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada davalı şirketin kusurunun bulunmadığını kusurlu olanın davacı olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacıya SGK tarafından iş göremezlik için ödeme yapılıp yapılmadığı gelir bağlanıp bağlanmadığı hususlarının tespit edilmesi rücuya tabi ödemelerin mevcut olmadı halinde bu ödemelerin tazminattan indirilmesi gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğu, kazadaki kusur durumlarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada davalı kusurunun bulunmadığını kusurlu olanın davacı olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacıya SGK tarafından iş göremezlik için ödeme yapılıp yapılmadığı gelir bağlanıp bağlanmadığı hususlarının tespit edilmesi rücuya tabi ödemelerin mevcut olmadı halinde bu ödemelerin tazminattan indirilmesi gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğu, kazadaki kusur durumlarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce dosyanın ATK Başkanlığına gönderilmiş olduğu, 14/09/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından ibraz edilen raporda; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 01/04/1991 doğumlu, ...’in 21/04/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 I(12a...30)A %34, Gr1 II(69....41)A %45x1/6=%7.5, G1 II(76a....5)A %9 ,Gr1 IV(1.....41)A %45X3/5=A%27, Gr1 IV(4....10)A%14x1/2=%7 Balthazard formülüne göre:%62.2 E cetveline göre %59.0(yüzdeellidokuznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceğinin bildirilmiş olduğu görüldü. Mahkememizce geçici ve kalıcı maluliyet oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor alınmasına karar verilmiş olup, Mahkememizin 19/10/2021 tarihli celsesinde; "...Dosya kapsamındaki tüm kusur raporları karşılaştırılarak ve varsa çelişkiler giderilerek kusur oranının tespiti ile varsa ortak kusur ve hatır taşıması hususlarının da tartışılarak rapor tanzimi için dosyanın kusur bilirkişilerine gönderilmesine..." karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 17/11/2021 Tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu yaralanma ve maluliyet ile sonuçlanan kazada: ... plaka numaralı taşıt sürücüsü ...'in %25 oranında tali kusurlu olduğu, Yaralanan yayalar ... ve ...'ın davranışlarının kazanın oluşumunda %75 oranında ana etken olduğunu bildirir raporlarını ibraz etmişlerdir. Mahkememizin 21/12/2021 tarihli celsesinde; "...Kaza tarihinin 21/04/2019 tarihi olduğu dikkate alındığından önceki celse 1 nolu ara karardan rücu edilerek erişkinlere ilişin engelliler hakkındaki yönetmeliğe göre davacının geçici ve kalıcı maluliyet oranın tespiti için dosyanın ATK ya gönderilmesine..." karar verilmiş olduğu, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 05/04/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporunda; Mevcut belgelere göre;... ve ... oğlu, 01/04/1991 doğumlu, ...’nun 21/04/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kulak Burun Boğaz, G. Çiğneme ve Yutma, %30,Görme Sistemi, Görme sistemi yetersizlik oranı %10, Özür oranı %10,Sinir Sitemi, Epilepsi, 3-Bazı günlük aktiviteleri engelleyen nöbetler a)Seyrek %20, Sinir Sistemi, Periferik fasyal paralizi, hafif %5, Kas-İskelet Sistemi, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar, Tablo 4.2a, 2-Hafif-Orta nondominant %15, Balthazard formülüne göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %59(yüzdeellidokuz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceğinin bildirilmiş olduğu görüldü. Mahkememizin 25/10/2023 tarihli celsesinde; "...Dosyada bulunan kusur raporları ve diğer raporlar kapsamında hesap bilirkişisine tevdi ile bilirkişilerden rapor tanzim edilmesinin istenilmesine..." karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 09/01/2024 Tarihli raporda; Davacı vekili tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olduğunun kabulü halinde sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 30.10.2019 olduğu, Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle poliçe limiti (360.000,00 TL) ile sınırlı olduğu, Geçici iş görmezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu, Diğer davalılar araç maliki/işleten ... Ticaret Limited Şirketi ve davalı sürücü ...'in kaza tarihinde (21.04.2019) temerrüde düştüğü, hususlarının sayın mahkemenin takdirinde olduğu, 21.04.2019 günü trafik kazasında yaralanan davacı ...'nun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak; tüm vücut engellilik oranının %59, geçici iş göremezlik süresinin 18 ay olduğu tespitine ve davalı sürücünün %25 kusurunun bulunmasına göre, Geçici iş göremezlik tazminatı : 6.799,44 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı :1.275.164,90TL olarak hesaplandığını bildirir raporlarını ibraz etmişlerdir. Mahkememizin 15/03/2024 tarihli celsesinde; "...Dosyanın celse arasında mahkememizce resen seçilecek 3 kişilik aktüerya bilirkişi heyetinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile, dosya kapsamında bulunan aktüerya bilirkişisi raporuda değerlendirilerek, tarafların bu aktüerya raporuna yapmış olduğu itirazlarını karşılar şekilde rapor tanzim etmesinin istenilmesine, rapor aşamasında asgari ücrette değişiklik olması halinde, bilirkişilerce asgari ücret değişikliğinin göz önünde bulundurulmasına..." karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 31/05/2024 Tarihli bilirkişi raporunda; Tüm takdir Mahkeme'ye ait olmak üzere davanın kabulü ihtimalinde: kaza tarihi olan 21.04.2019 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacının beden gücü tazminatı/maddi tazminat tutarı 2.701.689,47 TL olarak hesaplandığını, Hesaplanan maddi tazminat tutarından davalı sürücü ...'in ve KTK m. 85 gereğince davalı araç sahibi... Şirketi nin sorumlu oldukları, davalı zmms ... Sigorta A.Ş.'nin ise poliçe limiti (360.000 TL) ile sınırlı sorumluluğunun olabileceği, Davacı tarafından davalı zmms ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğuna ilişkin 16.10.2019 alındı tarihli başvuru evrakı mevcut olduğu, sigorta şirketinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günlük süre sonunda temerrüde düşmüş sayılabileceği, Davalı sürücü ve işleten açısından temerrüt tarihinin kaza tarihi olan 21.04.2019 tarihi olabileceğini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Dava, geçici ve sürekli iş göremezliğinden kaynaklı maddi tazminat, manevi tazminat ile tedavi gideri talebine ilişkindir. Davacı taraf 21/04/2019 tarihinde davalı ...'in kullanmış olduğu ... plakalı aracın davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek aracın maliki olan ... Şirketine ve aracın ZMMS poliçesi ile sigortacısı olan ... Sigortaya karşı 20.000,00-TL maddi tazminat ve aracın malikine ve sürücüsüne karşı ise 200.000,00-TL'lik manevi tazminat talepli dava açmıştır. Davacı taraf 03/06/2024 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden bedel artırım dilekçesi sunarak davayı 2.701.689,47-TL'ye çıkarmıştır. ... plakalı aracın davalı ... sigorta tarafından yapılan ZMMS incelendiğinde; poliçenin başlangıç tarihinin 15/09/2018 bitiş tarihinin 15/09/2019 olduğu kazanın poliçenin geçerlilik tarihi içerisinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının meydana gelen kaza sonucunda malul kalması sebebiyle, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur. 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır. TBK'nun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır. Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında; davalılardan ... kaza sebebi ile davacının yaralanmasına sebep olmuş, davalı ... in eylemi neticesinde davacının maddi zararı oluşmuş ve oluşan bu zarar ile davalının eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmuştur. 14/09/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından ibraz edilen raporda; Mevcut belgelere göre; davacının %59.0(yüzdeellidokuznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceğinin bildirilmiş olması ve dosyaya kazandırılan kusur raporunda davaya konu yaralanma ve maluliyet ile sonuçlanan kazada: ... plaka numaralı taşıt sürücüsü ...'in %25 oranında tali kusurlu olduğu, Yaralanan yayalar ... ve ...'ın davranışlarının kazanın oluşumunda %75 oranında ana etken olduğunu bildirir raporlarını ibraz etmeleri üzerine dosyaya sunulan 3'lü aktüerya bilirkişilerinin 31/05/2024 Tarihli raporlarında; Tüm takdir Mahkeme'ye ait olmak üzere davanın kabulü ihtimalinde: kaza tarihi olan 21.04.2019 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacının beden gücü tazminatı/maddi tazminat tutarı 2.701.689,47 TL olarak hesaplandığını, Hesaplanan maddi tazminat tutarından davalı sürücü ...'in ve KTK m. 85 gereğince davalı araç sahibi ... Şirketi nin sorumlu oldukları, davalı zmms ... Sigorta A.Ş.'nin ise poliçe limiti (360.000 TL) ile sınırlı sorumluluğunun olabileceği, Davacı tarafından davalı zmms ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğuna ilişkin 16.10.2019 alındı tarihli başvuru evrakı mevcut olduğu, sigorta şirketinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günlük süre sonunda temerrüde düşmüş sayılabileceği, Davalı sürücü ve işleten açısından temerrüt tarihinin kaza tarihi olan 21.04.2019 tarihi olabileceğini bildirilmesi karşısında davacının yaralanması ile sonuçlanan ve maluliyetine sebep olan kaza sebebi ile davalılardan ... Şirketinin araç maliki olarak ... ise aracı kullanan sürücü olarak ve ... sigortanın ise aracın ZMMS sigortacısı olması sebebi ile sürücünün kazadaki kusur oranında sorumlu oldukları anlaşılmış davalı sigorta şirketinin poliçe üst limitinin 360.000,00-TL olduğu ve ... sigortanın 360.000,00-TL limit ile ve davacı tarafın sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru da dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin 29/10/2019 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü ve bu 360.000,00-TL den 29/10/2019 tarihinde işleyecek faiz ile birlikte sorumlu olması gerektiği diğer davalılar araç sürücüsü ve araç maliki ile haksız fiil tarihi olan 21/04/2019 tarihinden itibaren dosyaya sunulan aktüerya bilirkişisi raporunda da belirtildiği üzere 2.701,689,47-TL'lik maddi tazminattan sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmış ve Maddi Tazminat Açısından; davanın Kabulüne, 2.701.689,47-TL maddi tazminatın (Davalı ... Sigorta 360.000-TL den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı Sigorta Şirketinin sorumlu olduğu 360.000-TL ye 29/10/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Diğer davalılar ..., ... Şirketi açısından; 2.701.689,47-TL alacağın Kaza tarihi olan 21/04/2019 tarihininden itibaren Yasal faiz işletilmesine, karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre duyduğu elem ve üzüntü sebebiyle manevi tazminatın koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davacının manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulüne, 80.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve Davalı ... şirketinden kaza tarihi olan 21/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Maddi Tazminat Açısından; davanın Kabulüne, 2.701.689,47-TL maddi tazminatın (Davalı ... Sigorta 360.000-TL den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı Sigorta Şirketinin sorumlu olduğu 360.000-TL ye 29/10/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Diğer davalılar ..., ... Şirketi açısından; 2.701.689,47-TL alacağın Kaza tarihi olan 21/04/2019 tarihininden itibaren Yasal faiz işletilmesine, 2-Manevi Tazminat Açısından davanın Kısmen Kabulüne, 80.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve Davalı ... şirketinden kaza tarihi olan 21/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat açısından hesaplanan 184.552,40-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 751,41-TL harç ile 9.159,32- TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.910,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 174.641,67-TL karar ve ilam harcının (Davalı ... Sigorta 22.703,41-TL den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat açısından alınması gerekli olan 427,60-TL harcın davalılar ... ve Davalı ... şirketinden tahsili ile müşteren ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 9.910,73-TL harç ile, yine davacı tarafından yapılan 8.187,30-TL yargılama giderinin davalılardan (Davalı ... Sigorta 1.064,34-TL den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Maddi tazminat açısından; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 357.185,84-TL nispi vekalet ücretinin (Davalı ... Sigorta 46.434,15-TL den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 7- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve Davalı ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Manevi tazminat açısından; davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak ayrı ayrı davalılar ... ve Davalı ... Şirketine ödenmesine, 9-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair e- duruşma ile katılan davacı vekili davalı ... Sigorta vekili ile davalı ... ve Davalı ... vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/12/2024 Başkan E- imzalıdır. Üye E- imzalıdır. Üye E- imzalıdır. Katip E- imzalıdır.

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/598, K. 2024/781, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-598-e-2024-781-k-5916d42f0800