Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/597 E. 2024/5573 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/597
- Karar No
- 2024/5573
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2201 E., 2023/2190 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/995 E., 2022/556 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 30.12.2014 tarihinde İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2945 ada 36 parselde bulunan...Projesinin; A9 Blok, 127 numaralı bağımsız bölüm için 193.500,00 TL bedelli ve 25.12.2014 tarihinde A1 Blok 146 numaralı bağımsız bölüm için 413.000,00 TL bedelli 2 adet adi yazılı taşınmaz satım vaadi sözleşmesi yapıldığını, A9 Blok 127 numaralı daire için bedelin tamamının, A1 Blok 146 numaralı daire için bedelin 400.268,00 TL'sini ödediğini, ancak davalı tarafından taşınmazı devretme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini belirtilerek taşınmazların davacı adına tescil edilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde davacı tarafından ödenen 594.128,00 TL tutarındaki satım bedelinin denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek uyarlanmasını ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, davacı tarafından teminat yatırılması gerektiğini, edimlerinin eksiksiz yerine getirilmediğini, şirketin elinde olmayan mücbir sebepler nedeni ile gecikme yaşandığını, belediye tarafından imar planlarında değişiklik yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşme konusu taşınmazın inşaatının natamam vaziyette olup dava tarihi itibariyle oturumun mümkün olmadığı, tapu iptal tescil koşullarının sağlanamadığı, talep edilebilecek zararın müspet zarar olduğu, müspet zararın ise dava konusu taşınmazların rayiç değeri olduğu gerekçesiyle tapu iptal tescil isteminin reddine, 617.149,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olup henüz mülkiyet tescili mümkün olmadığından tapu iptal tescile ilişkin istemin reddine ilişkin kararda bir yanılgı bulunmadığı, davacı tarafından her ne kadar rayiç değerin değil denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak bedelin ödenmesine karar verilmesi gerektiği yönünde istinaf itirazında bulunmuş ise de; davacının sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı zararın bağımsız bölümün değeri olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin geçersiz olması nedeni ile hükmedilecek tazminat miktarının denkleştirici adalet ilkesi gereğince belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satım sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, terditli tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.