Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13227 E. 2024/2600 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13227
Karar No
2024/2600
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/19 D.İş - 2022/19 HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Reddi/ Davacılar Vekilinin İtirazının Kabulü/ Davanın Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacılar vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde karşı araçta yolcu olan davacıların desteği in vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderlerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile tazminat talebini davacı ... yönünden 274.861,96 TL'ye, davacı yönünden 44.861,80 TL'ye, davacı yönünden 34.102,38 TL'ye ve davacı yönünden 31.202,03 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava konusu kazanın iş kazası niteliğinde olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, desteğin müterafik kusuru nedeniyle tazminat tutarından indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kaza sonucu davacılardan ...'in eşi, diğer davacıların babası in vefat ettiği, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu, desteğin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacıların her biri yönünden tazminat tutarının hesaplandığı, kusur raporu ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı eş ... için 274.861,96 TL, çocuk için 44.861,80 TL, çocuk için 34.102,38 TL ve çocuk için 31.202,03 TL olmak üzere toplam 385.028,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; dava dilekçesinde faiz talep edildiği halde Uyuşmazlık Hakem Heyetince faize hükmedilmediğini, dava konusu kazaya karışan aracın ticari amaçla kullanılması nedeniyle Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı'nın düzenlendiği 28.03.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; desteğin annesi tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/236 Esas sayılı dosyasında açılan davanın yargılamasının devam ettiğini, işbu dosya ile ilgili hükmedilecek tutarın tamamının tek bir teminat üzerinden değerlendirilmesi nedeni ile her iki dosyanın birleştirilmesi veya dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, tahkim dosyasının adli yargıda devam eden dosya ile birleştirilemeyecek olması ve tahkim süresinin bekletici mesele yapmak için yeterli olmaması nedeni ile iş bu dosyada el çekme kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın iş kazası niteliğinde olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı araştırılarak gelir bağlandığının anlaşılması halinde tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, desteğin eşi davacı ...'in yeniden evlenme olasılığının hatalı değerlendirildiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacılar vekili tarafından cenaze ve defin gideri de talep edilmiş olmasına rağmen kararda yalnızca destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden hüküm kurulduğunu, bu nedenle davanın kısmen kabulü yerine tamamen kabulü gibi değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu ve davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffanın annesi açısından pay ayrılmış olup, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/236 Esas sayılı dosyası ile eldeki dava dosyasının birleştirilmesini veya sözü geçen davanın bekletici mesele olarak değerlendirilmesini gerektirecek herhangi bir neden bulunmadığı, evlenme oranları belirlenirken, destek gören eşin rapor tarihindeki yaşına göre AYİM Evlenme İhtimali Tablosundaki belirlemelerin esas alınması gerektiği, hesaplama tarihi itibarıyla müteveffanın dul kalan eşi davacı ...'in 32 yaşında olduğu, AYİM (Askeri Yüksek İdare Mahkemesi) tablosuna göre davacının yeniden evlenme ihtimali %17 olmakla birlikte, evlenme oranları belirlenirken 18 yaşından küçük her bir çocuk için %5 indirim yapılması gerektiği dosya kapsamına göre müteveffanın ölen eşinin 3 çocuğu bulunduğu, buna göre; % 17 oranından % 15 indirim yapılarak yeniden evlenme oranının % 2 olduğunun tespitine göre yapılan hesaplamada isabetsizlik bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara rücuya tabi bir gelir bağlanmadığının bildirildiği, uyuşmazlığın çözümü sürecinde talep edilen tutarın ne kadarının destekten yoksun kalma tazminatı olarak, ne kadarının cenaze gideri olarak talep edildiğinin ayrıştırılmadığı, davacılar vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde bilirkişi raporunda belirtilen tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesi istenilmekte, cenaze ve defin gideri açısından bir tutar belirtilmediği, davacılar vekilinin itirazları arasında cenaze ve defin giderine hükmedilmediği yönünde itiraz da bulunmadığı, hal böyle olunca davanın aynen kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi uyarınca temerrüt tarihinin daha önce olduğu anlaşılmakla birlikte, talep edildiği üzere 28.03.2021 tarihinden itibaren faiz talebinin haklı olduğu ve zarara neden olan araç çekici olduğundan Yargıtay uygulamalarına göre avans faizine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davacılar vekilinin itirazının faiz yönünden kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz yönünden düzeltilmesine karar verilmiş; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer itirazları reddedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderleri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 ve 97 nci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ve 16/A maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümde taleplerin her birinin karşılanmış olması ve hüküm sonucunun açık, net ve hükmü infaz edecek makamlarda tereddüt ve şüpheye mahal vermeyecek ölçüde sarih olması önem taşımaktadır. Başka bir anlatımla tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Söz konusu düzenleme kamu düzenine ilişkindir. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ve 16/A maddeleri ile uyuşmazlık dosyalarının öncelikle sigorta hakemleri tarafından çözülerek karara bağlanması, sigorta hakemlerinin verdiği kararlara karşı kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz olanağı tanınması, itiraz halinde ise üç kişilik İtiraz Hakem Heyetinin esas incelemesi yapması ve sigorta hakemlerince verilen kararı yerinde görmezse kaldırarak yeni karar vermesi düzenlenmiştir. İtiraz üzerine verilen kararların ise temyize tabi olduğu belirtilmiştir. Taraf itirazlarını yerinde bulan İtiraz Hakem Heyeti, hakem kararını kaldırarak yeniden hüküm kurabilmekte ve İtiraz Hakem Heyeti kararı, ilk hakem kararının yerini almakta olup temyize konu edilecek karar ise itiraz sonrası verilen İtiraz Hakem Heyeti kararıdır. Somut olayda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından uyuşmazlığı sona erdirecek ve infaza elverişli yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken itiraz eden davalı vekilinin itirazının reddi, davacı vekilinin ise itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz yönünden düzeltilmesine şeklinde karar verilmesi ile yetinilmiş olması ve yeniden hüküm tesis edilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafında davanın kabulüne karar verilmiş karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddi, davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz yönünden düzeltilmesine karar verilmiş olup bu karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince verilen karar ilk hakem kararının 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ve 16/A maddeleri ile uyuşmazlık dosyalarının öncelikle sigorta hakemleri tarafından çözülerek karara bağlanması, sigorta hakemlerinin verdiği kararlara kaşı kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz olanağı tanınması, itiraz halinde ise üç kişilik İtiraz Hakem Heyetinin esas incelemesi yapması ve sigorta hakemlerince verilen kararı yerinde görmezse kaldırarak yeni karar vermesi düzenlenmiştir. İtiraz üzerine verilen kararların ise temyize tabi olduğu belirtilmiştir. Taraf itirazlarını yerinde bulan İtiraz Hakem Heyeti, hakem kararını kaldırarak yeniden hüküm kurabilmekte ve İtiraz Hakem Heyeti kararı, ilk hakem kararının yerini almakta olup temyize konu edilecek karar ise itiraz sonrası verilen İtiraz Hakem Heyeti kararıdır. İtiraz Hakem Heyetince verilen karar itirazın reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz yönünden düzeltilmesine yöneliktir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti kararı taraflara verilen borç ve tanınan hakları, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermektedir. Bu nedenle HMK'nın 297 nci maddesinde belirtilen niteliklere uygun olup infaza elverişli bir karar olduğu düşünceyle değerli çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13227, K. 2024/2600, T. 07.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13227-e-2024-2600-k-7714cde7b48c