Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13134 E. 2024/1619 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13134
- Karar No
- 2024/1619
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/187 D.İş, 2023/164 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2023-501 DAVALILAR : 1- Allianz Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 07.01.2021 HÜKÜM/KARAR : Davacı ve davalı itirazının kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/90927 Taraflar arasında İtiraz Hakem Heyetinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının ve davalı ... şirketinin itirazının kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2017 tarihinde davacının yolcu olduğu trafik sigortasız araç ile davalıya trafik sigortalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 472,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; 06.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 66.974,07 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının 17 yaşında olduğunu, dava ehliyetinin bulunmadığını, maluliyet raporunun kabul edilemez olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davada zamanaşımının dolduğunu, uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, avans faizi talebinin haksız olduğunu, kusur tepiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartının eksik olduğunu, kusur tespiti gerektiğini, rapor ücreti sorumluluklarının olmadığını, ehliyetsizlik nedeni ile müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kısmen kabulü ile 49.701,64 TL tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, alacağa 18.02.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, kabul edilen alacağa Allianz Sigorta A.Ş. açısından 31.03.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, kabul edilen alacağa ... açısından 30.03.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç, İtiraz Hakem Heyetinin 2020/İHK-28505 sayılı kararı ile; davacı taraf ve davalı taraf itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 16.06.2022 tarihli ve 2021/13625 Esas, 2022/8912 Karar sayılı kararı ile; "Somut olayda, karara esas alınan bilirkişi raporunda, kaza tarihinde 14 yaşında olan beden gücü kaybına uğrayan davacı ...'in 18 yaşından itibaren kazanç sağlamaya başlayacağı kabul edilerek bu yaştan itibaren zarar hesabı yapılmış ise de, davacının sürekli çalışma gücünü yitirdiği tarihten itibaren zararın oluşacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğinden yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru görülmediği; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği; davalı ... ve davalı ... şirketi yönünden faiz başlangıçlarının ayrı ayrı belirlenerek infazda tereddüde yol açmayacak şekilde karar verilmesi gerektiği; davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraza konu hakem kararının kaldırılmasına, başvuru sahibinin 462,407,75 TL tazminat talebinin kabulüne, Allianz Sigorta A.Ş. açışından 132.407,75 TL ve Güvence Hesabından 356.099,10 TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, alacağa Allianz Sigorta A.Ş. açısından 18.2.2020, ... açısından 10.04.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müşterek müteselsil sorumluluk hükümleri gereği, davalı şirketlerin kusur oranlarından bağımsız olarak birlikte sorumlu olduğunu, davacı lehine takdir edilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafın bir kere ıslah hakkı olmasına rağmen davacı tarafından işbu uyuşmazlık kapsamında üç defa ıslah yapıldığını, bu husus dikkate alınmaksızın karar verildiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrasın davalı taraf lehine oluşan usuli müktesep haklar gözetilmeden karar verildiğini, maluliyet raporları arasında çelişki giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davalı müvekkiline usulüne uygun bir başvuru olmadığından dava şartının eksik olduğunu, başvuruya konu uyuşmazlıkta yabancılık unsuru bulunması halinde teminat yatırılması gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde aynı kazaya konu talepler konusunda aralarındaki fiili ve hukuki irtibat gözetilerek birleştirilme kararı sonrasında hüküm tesis edilmesi gerektiğini, davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, hesaplanan tazminattan daha önce ödenen tazminatın güncel tutarının düşülmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, faiz tür ve başlangıcının hatalı olduğunu, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, geçici iş görmezlik ve bakıcı talepleri ispatlanmadığını, ayrıca anılan taleplerin teminat dışı olduğunu, yargılama esnasında davaya konu trafik kazasının karayolunda gerçekleşmemiş olması durumunda bu hususun sigorta kuruluşu açısından teminat harici olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu tescilsiz ve trafik sigortasız araç ile davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ile davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Daire bozma ilamı ile davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş; İtiraz Hakem Heyetince de bozmaya uyularak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmuştur. Ne var ki, hükmedilen 462.407,75 TL tazminat için davacı taraf lehine karar yılı Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanan vekâlet ücret tutarı 67.737,09 TL olup hesaplanan tutarın 1/5'i oranında 13.547,41 TL vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacı lehine vekâlet ücreti takdirinde yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Dosya kapsamından; eldeki davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı, davacının 06.10.2020 tarihli ilk ıslah dilekçesi ile talebini 66.794,07 TL’ye, Daire bozma sonrası üzerine 03.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 462.267,00 TL’ye çıkardığı; İtiraz Hakem Heyetince, ikinci ıslah dilekçesine itibar edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 176/2 nci maddesine göre, aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. İkinci kez ıslah yoluna başvurulamaz. Somut olay incelendiğinde 03.02.2023 tarihli dilekçesi ile davacı talebini ıslah etmiştir. Bu durumda ıslah işlemi Kanun gereği ikinci kez yapılamayacağından, bu işleme dayalı olarak karar verilmesi imkanı da bulunmamaktadır. Bu itibarla; davacı tarafından ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde ikinci ıslah dilekçesini kapsar şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 4. Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilir. Bu nedenle mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra, mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilemez. Her ne kadar İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de, usuli kazanılmış hak göz önüne alınmamıştır. Şöyle ki; İtiraz Hakem Heyetince ilk kararda %20 oranında davacı yolcunun müterafik kusuru indirilmek sureti ile tazminata hükmedilmiş; Daire bozma ilamı ile de davacı vekilinin müterafik kusur indirimi uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazı reddedilmiştir. Bu durumda, % 20 müterafik kusur indirilmesi davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bozmaya uyan İtiraz Hakem Heyetince %20 müterafik kusur indirilerek karar verilmesi gerekirken Daire bozma ile kesinleşen bu yön gözetilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin; (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin; (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.