Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13042 E. 2024/143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13042
- Karar No
- 2024/143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/32 E., 2023/22 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KIT-973 DAVA TARİHİ : 26.10.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü - Davanın Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/11472 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara davacı vekili ile davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.08.2015 tarihinde davalıca trafik sigortası bulunan araç ile müvekkilinin sürücü olduğu motosikletin kavşak noktasında çarpıştığını, bu kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile beraber davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 163.606,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tedavi olmayı reddettiğini, bu nedenle maluliyetinin gerçeği yansıtmadığını, davacının kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini, kusur durumlarının tespiti gerektiğini, davacının kaskının olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıya rücuya esas bir gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sunduğu 13.07.2016 tarihli raporun usule uygun olduğu, davacıda %28 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, davacının boyun ve omuz kısmından yaralanmış olması nedeniyle kaskının takılı olmadığının kabulü gerektiği, bu nedenle tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 94.885,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 19.06.2018 tarihli 2018/İHK-4957 sayılı kararı ile; tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 07.12.2021 tarihli 2021/5900 esas ve 2021/9802 karar sayılı kararı ile; "...Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda,davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça sunulan Kırşehir ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 13.07.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu’nda davacının engelli durumuna göre özür oranının %28 olduğu belirlenmiştir. 03.08.2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan 13.07.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu, üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınmadığı gibi hangi yönetmelik esas alınarak düzenlendiği de belli değildir.Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davacının maluliyet oranının tespiti için, davacının yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi belgeler dosyaya getirtilerek, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının maluliyet durumuna ilişkin kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin kusur ve faiz, davalı vekilinin kusur ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçeleriyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıda davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen sürekli maluliyet oranının tespiti için bozma ilamına uygun biçimde yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinden yeni bir rapor alınarak sunması için bir aylık kesin süre tanındığı, süreye ilişkin ara kararın taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin yetkili sağlık kruuluşuna müracaatta bulunduğu ancak raporun henüz temin edilemediği şeklindeki beyanı üzerine hakemce iki aylık ek süre verildiği, ek süreye her iki tarafın da muvafakat verdiği, ancak davacının ek süreye rağmen usule uygun maluliyet raporunu ibraz etmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, sağlık kuruluşuna başvuruda bulunulduğunu, ancak aramalara cevap alınamadığını, bu nedenle raporun temin edilemediğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 431 inci maddesine göre hakem heyeti tarafından bilirkişi incelemesi yapılabileceğini, bu nedenle maluliyet raporunun hakemce alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın 03.08.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, İtiraz Hakem Heyetince Daire'nin bozma ilamına uyulduğu, 14.07.2022 tarihli ara karar ile davacının yaralanmasına ilişkin olarak davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinden yeni bir rapor alarak İtiraz Hakem Heyetine sunması için 1 (bir) aylık kesin süre tanınmasına, aksi halde dosya kapsamında karar verileceğinin ihtarına karar verildiği, davacı vekilinin 12.08.2022 tarihli e-posta mesajında; “Davaya konu dosyada ara karar gereği adli tıp raporu alınabilmesi için öncelikle tedavi evrakı temin edilmiş ve ilgili kuruma başvuruda bulunulmuş ancak ara kararda verilen sürede rapor temin edilememiştir. Bu sebeple ara kararın yerine getirilebilmesi için tarafımıza 3 hafta ek süre verilmesini talep ederiz.” demek suretiyle ek süre talebinde bulunduğu, İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafa 3 (üç) haftalık ek süre verilmesine karar verildiği, davalı tarafın ek süreye muvafakat ettiği, ancak verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından raporun ibraz edilemediği, İtiraz Hakem Heyetince de bu nedenle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği, davacı tarafından raporun ibrazı için başvuru yapıldığı ancak raporun hazırlanması için gereken sürenin davacıya verilen kesin süreye yetmediği, raporun bu nedenle ibraz edilemediği anlaşılmakla, söz konusu rapor temin edilerek dosyaya kazandırılması ve rapora göre sonuca gidilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden usulden red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.