Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12857 E. 2023/14042 K.

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12857
Karar No
2023/14042
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1184 E., 2022/1744 K. DAVACILAR : ...'a velayeten ... ve ... vekili Avukat ... DAVALILAR : 1. ... 2. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 25.12.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/ Başvurunun Esastan Reddi/ Temyiz Talebinin Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/911 E., 2021/104 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 14.12.2022 tarihli ek karar ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı ... vekili tarafından temyize konu edilen miktar 153.256,31 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmamakta olup karar kesin değildir. Şu durumda hüküm altına alınan ve davalı ... vekili tarafından temyize konu edilen miktarın kesin olmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve asıl kararın incelenmesine geçilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin miktardan reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.03.2017 tarihinde davacı yaya ...’a davalı sürücü ...’nun idaresindeki araç ile çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacı ...’nın malul kaldığı ve sürekli bakıma ihtiyaç duyacak ... geldiğini, kaza tarihinde davaya konu aracın zorunlu trafik sigortası bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın dava açmadan önce davalı ... Hesabına başvuru yaptığını, davalı ...'nın davacı tarafa 21.02.2018 tarihinde 176.638,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.03.2018 tarihinde 153.362,00 TL bakıcı gideri tazminatı ödediğini, ancak söz konusu ödemelerin eksik ve yetersiz olduğunu, eldeki dava ile bakiye tazminat talebinde bulunduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal veya ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebini 153.156,31 TL’ye yükseltilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm zararının karşılandığını, davacıya ibraname karşılığında tazminat ödendiğini, müvekkili kurumun başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının ve davacının daimi maluliyet durumunun tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkereye verilen cevaptan; kaza tarihi olan 06.03.2017 tarihinde davalı ... adına kayıtlı olan araca ilişkin kaza tarihinde trafik sigortasının bulunmadığının anlaşıldığı 21.02.2018 tarihinde 176.638,00 TL maluliyet ve 12.03.2018 tarihinde 153.362,00 TL bakıcı giderinin davacıya ödendiği, trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ...'nun %15 oranında kusurlu olduğu ve davacının tüm vücut engellilik oranının %100 ve sürekli bakıma muhtaç olduğu, aktüerya bilirkişisinin hazırladığı rapora göre davacının bakiye iş göremezlik zararının bulunmadığı ve davacının bakiye bakıcı gideri zararının 153.256,31 TL olduğu ve bakıcı gideri zararının sağlık giderleri teminatı kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde bakiye bakıcı gideri zararı teminatının 176.638,00 TL olduğu, bakıcı gideri, sağlık giderleri teminatı kapsamında olup davalı ...'nın sorumluluğunda olduğu temerrüt faizinin başlangıcının davalı ... bakımından dava dilekçesi de göz önünde bulundurularak davacıya bakıcı giderine ilişkin ödeme tarihi olan 12.02.2018 olarak belirlendiği davalı ... bakımından da ödeme tarihinden itibaren talep edilmiş ise de ödemenin ... tarafından yapılmamış olması ve taleple bağlılık kuralı göz önünde bulundurularak dava tarihi olan 25.12.2018 olarak belirlendiği davaya konu trafik kazasının meydana gelmesindeki tarafların kusurun ağırlığı, trafik kazası tarihinde paranın satın alma gücü ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması durumları göz önünde bulundurularak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği" gerekçesiyle, davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacının bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin kabulü ile 153.256,31 TL’nin davalı ... bakımından 12.03.2018 tarihinden itibaren, davalı ... bakımından dava tarihi olan 25.12.2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... bakımından 176.638,00 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın trafik kazası tarihi olan 06.03.2017’den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafa dava öncesinde yapılan başvuru sonrası ödeme yapılarak tüm zararın karşılandığını, davacı tarafın gerekli belgelerle birlikte ek tazminat ödemesi için tekrar davalıya başvurmadığından dava şartının yerine getirilmemiş olduğunu, yeni genel şartlar gereğince sağlık giderlerinden sayılan geçici bakıcı giderlerinin SGK’nın sorumluluğunda olduğunu, bakıcı gideri ve maluliyetin tek teminat limiti kapsamında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dosyada bakıcı tutulduğuna dair bir belge olmadığından hesaplamanın brüt asgari ücret üzerinden yapılmasının da hatalı olduğunu, davacı küçüğün kaza tarihinde 10 yaşında olup üçüncü kişi konumundaki anne ve babanın ağır müterafik kusuru nedeniyle tazminat isteminin reddedilmesi, en azından %40’ın altında olmayacak şekilde indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyet raporunun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanması gerektiğini, davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalıya daha önce başvuruda bulunulmuş olup davalı tarafça yetersiz ödeme yapılmasına, buna göre başvuru şartı gerçekleşmiş olup temerrüdün de ödeme tarihinde gerçekleşmesine, davacının sürekli bakım ihtiyacı içerisinde olmasından kaynaklı bakıcı gideri zararı, 2918 Sayılı Yasa'nın 98 inci maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu tedavi giderlerinden olmayıp davalının tedavi gideri teminatı kapsamında bu zarar kaleminden yeni genel şartlar döneminde de sorumluluğunun devam ettiği hususunun Yargıtay tarafından da kabul görmesine, davalının kusur nispetinde sorumlu tutulmuş olmasına, dava küçük Tuana adına açılmış olup anne ve babasının (davacının kusurundan ayrı varsa) kusurunun kendisine yansıtılamayacak olmasına, davacıya rücuya tabi ödeme yapılmamasına, alınan maluliyet raporunun usulünce hazırlanmasına, %100 oranında engeliyle sürekli bakıma muhtaç kalan davacı yararına ömür boyunca brüt asgari ücretten bakıcı gideri hesaplanmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihi 06.03.2017 olduğundan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarının işbu davada uygulanması gerektiğini, 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre davacının dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, davacının maluliyet tazminatı talebine ilişkin olarak, dava öncesinde davalıya başvuru yapıldığını, davacının tüm zararının karşılandığını, bundan sonra, davacı tarafın ek tazminat talebi ve bakıcı gideri talebi ile davalıya başvuruda bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ceza soruşturması kapsamında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması, uzlaşma sağlanmış olması halinde davanın reddi gerektiğini, davalı ...’nın sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 330.000,00 TL olduğunu, bakiye limit kalmadığından davanın reddi gerektiğini, bakıcı giderinin sürekli maluliyet teminatı içerisinde olduğunu, limit aşımı yapılarak hatalı hüküm kurulduğunu, davalının sorumluluğunun hem asıl alacak ve hem de avukatlık ücreti, yargılama giderleri ve harç açısından bu limitle orantılı olarak sınırlandırılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı küçüğün kaza tarihinde 9 yaşında olduğunu, davacıyı küçük yaşta araç trafiğinde yalnız bırakan anne-babasının da kazanın gerçekleşmesinde ve davacının yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğunu, üçüncü kişinin kusuru nedeniyle davanın reddi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ise hesaplanan tazminattan bu doğrultuda %40’dan az olmamak üzere indirim yapılmasını talep ettiklerini, bakıcı giderinin teminat dışında olduğunu, fiilen bakıcı tutulduğunun ispatı, aksi halin kabulü halinde ise hesaplamanın net asgari ücret üzerinden yapılması, zarar görenin bakımının aynı evde yaşadığı kişiler tarafından sağlanması halinde hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun usul ve mevzuata aykırı olduğunu, davacının tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı yayanın yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, davacının dava açmadan önce usulüne uygun biçimde davalıya başvuru yaptığı, davalının kısmi bakıcı gideri ödemesinin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, davalının bakiye bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu, sürekli bakıcı giderinin zorunlu trafik sigortasının sağlık gideri teminatı kapsamında olduğu, kısmi ödeme tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü, bakıcı gideninin brüt asgari ücrete göre hesaplanmasının isabetli olduğu anlaşılmasına olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye MAhkemesinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine dair verilen 14.12.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına, Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12857, K. 2023/14042, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12857-e-2023-14042-k-2610d6690607