Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1279 E. 2023/2580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1279
Karar No
2023/2580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/103 D.İş - 2021/91 SAYISI : 2021/İHK-662 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne/Tarafların İtirazlarının Reddine SAYISI : K-2020/91351 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı ve davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıca ZMSS poliçesi ile sigortalı kamyonette yolcu konumunda olan davacının aracın 23.01.2017 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş ve ıslah ile dava değerini toplam 282.316,80 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili davaya cevap vermemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " %6 maluliyet oranı, %100 kusur oranı üzerinden hesaplama yapan aktüer raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 65.150,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 4.700,00 TL tedavi giderinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 217.166,77 TL'nin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur oranına itiraz ettiklerini, hesaplanan tazminat miktarının doğru olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Hakem Heyeti tarafından %7 olan maluliyet oranının %6 olarak kabul edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... kazanın tek taraflı olduğu ve sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana geldiğinin kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu, ek aktüer hesabına davalının itirazının bulunmadığı, tedavi giderlerinden davalının sorumlu olduğu, davacı lehine hükmedilen nisbi vekalet ücretinin doğru olduğu" gerekçesiyle davalının, "... Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı' ndan alınan 25.09.2020 tarihli maluliyet raporununda davacının maluliyetinin geçirdiği belirtilen trafik kazası ile nedensellik ilişkisinin bulunduğu ve sürekli olduğu belirtildiğinden hüküm kurmaya elverişli olduğu" gerekçesiyle de davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre alındığını, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunmadığını, müterafik kusur itirazlarının ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğine dair itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince değerlendirilmediğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakem heyetince kök ve ek raporlar arasında çelişki olduğunun belirtildiğini, oysa ki kök raporda travma sonrası stres bozukluğunun hiç değerlendirilmediğini, dolayısıyla çelişkinin olmadığını, kaldı ki varlığı iddia olunan çelişkiden bahsedilmesine rağmen, bu çelişkiyi gidermek için yeni rapor alınması gerektiğini, aleyhe vekalet ücretine de hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 23.01.2017 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderleri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51,52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hatır taşıması indirimi talebinin cevap dilekçesinde ileri sürülmemiş olmasına, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmasına, emniyet kemerinin takılı olmadığının ispatlanamamış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat Belirlemesi" başlıklı 51 inci maddesinde, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın İndirilmesi" başlıklı 52 inci maddesinde ise, zarar gören tarafın, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Dosyada bulunan kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının yolculuk yaptığı sigortalı aracın kamyonet cinsinde olduğu, istiap haddi aşılma miktarı kısmında 1 kişi yazıldığı kaldı ki sigortalı araçta sürücü dahil toplam 6 kişinin seyahat ettiğinin sabit olduğu, aracın davalıca yapılan sigorta poliçesine göre kullanım türünün kamyonet olduğu anlaşılmakla, meydana gelen olayda istiap haddinin aşıldığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalının bu yöndeki itirazının kabul edilerek %20 oranında istiap haddinin aşılmasından kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyetince fazla vekalet ücretine karar verilmesi ve buna yönelik davalı vekilinin itirazının reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 28.02.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.06.2018 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 7; Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin talebiyle yine aynı hastane tarafından düzenlenen 25.09.2020 tarihli raporda % 26 olarak belirlenmiştir. Bahsi geçen her iki rapor da, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmış ve farklı arazlar nedeniyle maluliyet belirlemesi yapmıştır. Her iki raporda belirlenen maluliyet oranları arasında fahiş fark bulunduğu gibi, alınan ikinci raporda ilk raporda yer almayan travma sonrası stres bozukluğu için de maluliyet belirlemesi yapılmış; Hakem Heyeti tarafından sadece bacak kırığından kaynaklanan araza dair maluliyet oranı ( % 6) üzerinden hesaplanan tazminata karar verilmiştir. Bu itibarla; maluliyet oranının belirlenmesi bakımından yapılan araştırma yetersizdir. Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin (psikolojik tedaviye ilişkin olanlar da dahil olacak biçimde) toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından (travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin olarak psikiyatr bilirkişinin de yer aldığı heyetten), kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıklara dair maluliyet oranını Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleyen, dosyadaki raporlar arası çelişkiyi gideren, travma sonrası stres bozukluğu arazından kaynaklanan maluliyetin ömür boyu devam edip etmeyeceğini özel olarak irdeleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun farklı nedene dayanan bozma kararına katılmıyorum. 2-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının yolcusu olduğu araç kamyonet olup sürücü ve 5 yolcu ile seyir halinde iken aracın takla atıp şarampole yuvarlanması suretiyle tek taraflı kaza meydana gelmiş; kaza tespit tutanağında istiap haddinin 1 kişi ile aşıldığı şeklinde tespit yapılmıştır. Sayın çoğunluk tarafından, istiap haddi aşılmış araçta yolculuk yapan davacı bakımından bu hususun müterafik kusur olduğu kabul edilip tazminattan % 20 oranında indirim yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Zira, hak edeceği tazminattan % 20 gibi ciddi oranda indirim yapılmasına karar verilen davacının yolcu olduğu kamyonetin yaptığı kazanın oluş biçimi de dikkate alınarak davacının maluliyetine yol açan yaralanmasıyla istiap haddinin aşılması arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra müterafik kusura ilişkin değerlendirme yapılması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Açıklanan biçimde yapılacak araştırma sonucuna göre müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun herhangi bir araştırma yapılmaksızın tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki (2 numaralı bentteki) bozma gerekçesine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1279, K. 2023/2580, T. 28.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1279-e-2023-2580-k-4d27b5b62071