Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12785 E. 2024/144 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12785
- Karar No
- 2024/144
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/634 E., 2021/600 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-24363 DAVA TARİHİ : 28.12.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü - İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/65153 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç ile dava dışı aracın 26.01.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 210.115,93 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.062,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 218.737,03 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, maluliyet ile kazaya esas yaralanma arasında nedensellik bağının olmadığını, iyileşme süresi beklenmeden alınan raporun hükme esas alınamayacağını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin davalının sorumluluğunda olmadığını, bu sürede fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti gerektiğini, kusurun bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının netleştirilmesi ve kullanmamış olması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 19.06.2020 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %12 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasının yerinde olduğu, davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 218.817,03 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, maluliyet ile kazaya esas yaralanma arasında nedensellik bağının olmadığını, iyileşme süresi beklenmeden alınan raporun hükme esas alınamayacağını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin davalının sorumluluğunda olmadığını, geçici bakıcı gideri hesabında brüt değil net asgari ücretin dikkate alınması gerektiğini, geçici bakıcı gideri üzerinden en az %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, kusurun bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının netleştirilmesi ve kullanmamış olması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, maluliyet ile kazaya esas yaralanma arasında nedensellik bağının olmadığını, iyileşme süresi beklenmeden alınan raporun hükme esas alınamayacağını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin davalının sorumluluğunda olmadığını, geçici bakıcı gideri hesabında brüt değil net asgari ücretin dikkate alınması gerektiğini, geçici bakıcı gideri üzerinden en az %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacıya rücuya esas bir gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiğini, davacının emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının netleştirilmesi ve kullanmamış olması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı tarafından olay tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile dava dışı aracın 26.01.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1. Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitü Müdürlüğü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 19.06.2020 tarihli raporunda davacının sürekli maluliyet oranının tespiti yönünden Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı, davacıda %12 oranında sürekli maluliyet bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakta ise de; raporun incelenmesinde davacının incelenen tedavi evraklarının bir kısmının davaya konu kaza tarihinden (26.01.2019) önceki evraklar olduğu, maluliyet raporunun sonuç kısmında raporun kaza tarihi ile ilgili olmayan 26.04.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle verildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ve özellikle davaya konu kaza ile davacının yaralanması arasında uygun illiyet bağı kurularak ve davaya konu kazadan kaynaklanan tüm tedavi evrakları incelenip tartışılarak, davacının fiziki muayenesi de yapılmak suretiyle, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kaza ile illiyet bağı olmayan maluliyet raporunun hükme esas alınarak karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.