Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12703 E. 2023/14027 K. – Rücuen Tazmina
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12703
- Karar No
- 2023/14027
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/196 E., 2014/215 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... r tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalı ... nin seyir halindeyken dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda şarampole yuvarlanarak takla atması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, sürücünüm tamamen kusurlu olduğunu, meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olan sigortalı'nin ciddi biçimde yaralandığını, kaza sonrasında gerçekleştirilen ilk tedavisinin ardından yaşadığı İsviçre'ye nakli gerçekleştirilen müvekkilinin burada da uzunca bir süre tedavi gördüğünü, müvekkilinin sigortalısına uygulanan tedavi giderlerine karşılık 251.633,15 CHF tutarında ödeme yaptığını, zararının giderilmesi amacıyla davalılara gerçekleştirdiği başvuruya rağmen kaza nedeniyle ortaya çıkan zararların davalılarca karşılanmaması nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirket tarafından sigortalısı i'nin geçirdiği kaza nedeniyle tedavi, sağlık ve bakım giderlerine karşılık günümüze kadar yapılan harcamalara karşılık olmak üzere şimdilik 5.000 CHF tutarında maddi tazminatın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 12.179,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar i ve ...'dan ve kaza tarihinde geçerli olan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (izafeten İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü)'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Dava dilekçesi tebliğ edilmeden tensiple görevsizlik kararı verilmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Alman İhtiyarlık Sigortası olduğu, uyuşmazlığın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun uygulanmasına ilişkin olduğu, adı geçen yasanın 101.maddesinde yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemesinde görüleceğinin öngörüldüğü, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde 6352 sayılı yasanın 39. maddesi ile yapılan değişiklik ile de "Birden fazla İş Mahkemesi bulunan yerlerde, Sosyal Güvenlik Hukukundan kaynaklanan davaların görüleceği İş Mahkemelerinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği" hükmü getirildiği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 20.11.2012 gün ve 2783 sayılı kararı ile de 1.1.2013 tarihinden itibaren uygulanmak üzere İstanbulda Sosyal Güvenlik İş Mahkemesi faaliyete geçirildiği gerekçesiyle davaya bakma görevi Sosyal Güvenlik İş Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Hançer temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; görevsizlik kararının yerinde olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı tarafından trafik kazasında yaralanan sigortalısı için ödenen tedavi giderlerinin kazada sorumluluğu olan aracın işleteni, sürücüsü ve 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi
3. Değerlendirme 2918 sayılı Kanunu'un 98 inci maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 inci maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır, Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.03.1944 tarih ve E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472 nci maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda İsviçre merkezli sağlık sigorta şirketi olan davacı, Türkiye'de geçirdiği trafik kazasında yaralanan sigortalısının halefi olarak ödediği tedavi giderlerini talep ettiği davayı, sigortalısının yolcu olarak seyahat ettiği aracın işleteni, sürücüsü ve 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltmiştir. Davada dava dışı sigortalı ile davalı işleten ve sürücü arasındaki temel hukuki ilişkinin haksız fiile dayalı olduğu, SGK'nın ise 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi uyarınca belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, bu nedenlerle eldeki davada davalı oldukları anlaşılmaktadır.
Şu hâlde mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği dikkate alınarak işin esası yönünden karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeple; davalı ... 'in temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya ...'a iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.