Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13449 E. 2024/2415 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13449
Karar No
2024/2415
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/12 E., 2022/524 K. vekili Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 12.08.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasında görülen tazminat davasında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf incelemesinde davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Makine Kırılması Poliçesi ile sigortalı All Risk Sigorta Sözleşmesi bulunan Makine San. İnş. ve Tic. Ltd. Şti'nde 27.11.2013 tarihinde 14:30-15:10 civarında boyahane bölümünün üst katında yangın gerçekleştiğini, hasarın boya hattına ait astar fırının içerisinde biriken tozların aniden yanması ile meydana geldiğini, yanan astar fırının bakımının davalı firma tarafından yapıldığını, ekspertiz raporu ve yangın-iftaiye raporu ile tespit edildiği gibi davalı üretici firma tarafından yapılan bakımın yetersizliğinin hasara sebebiyet verdiğini, sigortalıya 41.757,00 TL tazminat ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 41.757,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yangın ile ilgili yapılan incelemenin teknik ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yangın raporunu hazırlayan belediye ekiplerinin yangın nedenini kesin olarak belirtmediklerini ve varsayıma dayalı geçersiz bir rapor düzenlediklerini, müvekkili şirketin yangın öncesi ve sonrası Mass firmasında yaptığı olay yeri incelemelerinde dava dışı firmanın makinenin kullanımında teknik standartlara ve iş güvenliğine aykırı kullanımlarının belirlendiğini ve bu aykırılıkların Mass firmasına bildirildiğini, ayrıca boya ve kurutma kabini ile ilgili yapılan sözleşme sonrasında gerekli eğitim ve makina kullanımına ilişkin dökümanların müvekkili şirket tarafından yetkililerine verildiğini, teknik olarak yapılmaması gereken ve iş güvenliğine açık şekilde aykırı olan hususlar hakkında uyarılar yapıldığını, yangın sonrası olay yerindeki kamera kayıtlarının incelenmesinde iş güvenliğine aykırı taşlama işleminin yangından bir saat önce yapıldığı ve yangına bu işlemin sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, periyodik bakım ve boya-kurutma kabini sisteminin nasıl kullanılması gerektiğine dair ayrıntılı bir sunumun firmasına gönderildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kurduğu sistemin imalatından doğan hatalara ilişkin olduğunu, kullanıcıların kendi kusurlarından ileri gelen veya yüklenici firma haricinde dışarıdan temin ettikleri ve uyarılara rağmen yerine getirmedikleri hususlardan dolayı herhangi bir hukuki sorumluluklarının bulunmadığını, firmasının kullanım hatalarından dolayı meydana gelen yangında müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 13.03.2017 tarihli ve 2015/508 Esas-2017/164 Karar sayılı kararıyla; davalı şirketin davacıya sigortalı iş yerindeki tesisi kurduğu, dosyada mevcut 08/10/2013 tarihli toplam 6 adet filtreye ilişkin fatura ile 11.09.2013 tarihli servis bedeli faturaları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında yazılı bir bakım sözleşmesi olmasa da 1.588,16 TL'lik servis bedelinin ancak söz konusu kabinin bakımına ilişkin olabileceği, söz konusu bakımın yapıldığı tarih ile malın alındığı tarih arasında yaklaşık 1 yıllık süre geçtiği, davalının söz konusu ekipmana sürekli olmasa dahi yangın hadisesinden yaklaşık iki buçuk ay önce bakım hizmeti verdiğinin açıkça anlaşıldığı, bu tip makinanın olağan periyot bakımının vasat işçilerle yapılmasının mümkün olmadığı, teknik servisçe periyodik bakım yapılması gerektiği, bu durumda davalı şirketin tesisin bakımından da sorumlu olduğu, yapılan incelemede meydana gelen yangının davalı firmanın yeterli ve gerekli bakımı gereği gibi yapmaması sonucu fırın içerisinde biriken toz partiküllerinin belirli bir parlama sıcaklığına geldikten sonra yanması sonucu meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne 41.757,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu miktarın 35.388,00 TL'sine 10.07.2014 tarihinden itibaren, bakiyesine 15.08.2014 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nin 25.01.2018 tarihli ve 2017/863 Esas, 2018/93 Karar sayılı kararıyla; olay günü İtfaiye Dairesi Başkanlığınca tutulan yangın raporunda, metal boya kurutma bölümünde bulunan ısıtılmış hava sirkülasyon fırınının filtresinde boya biriktiği, biriken boyanın emilen sıcak hava ile tutuştuğu, yangının da bu nedenle çıktığı kanaati bildirildiği, yangının, fırının ve bağlı ekipmanlarının bakımının yeterli ve gerekli şekilde yapılmamasından kaynaklandığı, davalı tarafça düzenlenen, yangın olayından yaklaşık iki-iki buçuk ay öncesinin tarihlerini taşıyan 11.09.2013 tarihli servis bedeli faturasından, davalı tarafça sigortalıya ait fabrikaya bakım hizmeti verildiği, 08.10.2013 tarihli faturalara konu filtrelerin değiştirildiğinin anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince, davalının sürekli bakım vermese de, yangın olayından kısa bir süre önce bakım hizmeti vermiş olduğu ve oluşan hasardan sorumlu olduğunun kabulünün isabetli olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/(1)-b.1.maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2018/1704 Esas-2020/4380 Karar sayılı 06.07.2020 tarihli kararı ile dava konusu yangının gerçekleştiği tarihten önce de yangının meydana geldiği bölgede taşlama işleminin yapılıp yapılmadığı, taşlama işleminin riziko tarihinden önce de yapıldığının tespit edilmesi halinde oluşabilecek zararlar konusunda fırının imalatçısı ve aynı zamanda bakımını yapan davalı şirketin, dava dışı Makina San. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. firması yetkililerini riziko tarihinden önce de uyarıp uyarmadığı ve alınan bilirkişi raporlarında bahsi geçen yangına sebep olduğu belirtilen bölgede boya birikmesi işleminin ne kadar zamanda oluşabileceği, bu birikme süresine göre dava dışı Makina San. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. firması yetkililerinin davalı şirketten bakım talep edip etmediklerinin araştırılması için dosyada daha önce rapor hazırlayan bilirkişilerden farklı, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması için kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporunda davalı firma Kabin Makina ile dava dışı Makina firması arasında herhangi bir bakım sözleşmesine rastlanmadığı ancak el yazısı ile hazırlanmış bir belgenin var olduğu, belgenin ifadeleri "bakım-onarım" niteliğinde olduğu, mevcut belgenin bir sözleşme olmamakla birlikte, dava dışı firma ile davalı firma arasında bakım onarım ilişkisi olduğu kanaati uyandığı, dava konusu boyahanede taşlama işlemi yapılırken yangının başladığı, yangının başlamasından dava dışı Makina firmasının, tedbir almadan fırın ile aynı ortam da talaşlı ve kaynaklı imalat yaptırmasından %90 oranında sorumlu olduğu, davalı Kabin Makina San. İnş. ve Tic. A.Ş.'nin % 10 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.175,70 TL'nin 10.07.2014 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin işinin mahiyeti gereği sattığı ürünlerin fiyat teklifleri ile birlikte bakım sözleşmesi tekliflerini de sunmadığını, yine aynı şekilde A.Ş.'ye de bakım sözleşmesi teklifi sunulsa da dava dışı şirket bakım sözleşmesi ücretini fazla bulduğu için yalnızca ürünü satın aldığını, bakım sözleşmesini kabul etmediklerini ve sözleşme imzalamadıklarını, müvekkiline %10 kusur atfına sebebiyet verenin antetli kağıtta yer alan yazının müvekkil şirkete ait olmadığını, kağıtta müvekkili Kabin Makine İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait kaşe veya imza mevcut olmadığını, evrakın kim tarafından tanzim edildiğinin belli olmadığını, müvekkilince tanzim edildiğinin kabulü mümkün olmayan, yarısı olmayan kağıt üzerinden taraflarına %10 kusur atfı yapılmasının doğru olmadığı ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesi ile dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tazmin talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı Kanun'un 373 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası.

3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve davacının zarar tespitini yapan raporun uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

VII. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13449, K. 2024/2415, T. 05.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-13449-e-2024-2415-k-b904a08ebedb