Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12302 E. 2023/13900 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12302
Karar No
2023/13900
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/900 D.İş - 2022/917 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 14.09.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı sürücü olan müvekkilinin yaralandığını ve % 14 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL sürekli maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile talebini 101.599,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, belirlenecek tazminatan müterafik kusur indirimi yapılması ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 101.599,00 TL maddi tazminatın 02.10.2020 tarihinden yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 12.01.2021 tarihli 2020/İHK-27709 sayılı kararı ile maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılarak ve tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, tazminata ilişkin raporun yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin vekalet ücreti dışındaki itirazlarının reddine; vekalet ücreti yönünden kararda geçen "13.601,91 TL" ibaresinin "3.400,00 TL " olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 30.03.2022 tarihli 2021/12948 Esas 2022/6340 sayılı kararı ile "... Somut olayda, kaza tarihi 14.09.2019 olup, hükme esas alınan, davacının başvuru yaparken dosyaya sunduğu Sakarya Üniversitesi tarafından düzenlenen erişkinler için engelli sağlık kurulu raporunun hangi yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlendiği belli değildir. Şu durumda, 14.09.2019 olan kaza tarihi itibari ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, bu yönetmelik hükümlerine uygun şekilde üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile davalı yararına hükmün bozulmasına; davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 03.10.2022 tarihli maluliyet raporunun yerinde olduğu, bozma öncesi alınan hesap raporu ile belirlenen 101.599,00 TL maddi tazminatın bu raporda belirlenen %10 maluliyet oranına uyarlanması gerektiği gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulü ile 72.570,71 TL maddi tazminatın 02.10.2020 tarihinden yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası güncel asgari ücrete göre yeniden hesaplama yapılması gerekirken bozma öncesi rapora göre kıyaslama yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu husunun kamu düzenine ilişkin olduğunu, usuli kazanılmış hak söz konusu olamayacağını, karar tarihine en yakın verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun maluliyet raporu ile sigortaya başvuru yapılmadığından esasa girilmeksizin başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, maluliyetin sürekli olup olmadığının belirlenmediğini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesap raporunda askerlik süresinin tenzil edilmediğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalıdan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Davacı sürekli maluliyetinin bulunduğu gerekçesi ile tazminat talebinde bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvurunun kabulüne karar vermiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekili itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti vekalet ücreti yönünden düzelterek davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyeti Kararını davacı ve davalı vekili temyiz etmesi üzerine Daire, 30.03.2022 tarihli 2021/12948 Esas 2022/6340 sayılı kararı ile "... Somut olayda, kaza tarihi 14.09.2019 olup, kaza tarihi itibari ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, bu yönetmelik hükümlerine uygun şekilde üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi hükmün bozulmasına karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozma sonrası olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu almış ve bu raporda davacının maluliyeti oranı %10 olarak belirlenmiştir. İtiraz Hakem Heyeti belirlenen yeni maluliyet oranına göre yeniden bir hesap raporu almadan oranlama yaparak %14 maluliyete isabet eden tazminat 101.599,00 TL ise %10 isabet eden tazminat 72.570,71 TL olduğu gerekçesi ile 72.570,71 TL maddi tazminatın 02.10.2020 tarihinden yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetinin Bozmadan sonra verdiği ikinci kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Sayın Çoğunluk kararın onanması yönünde karar vermiştir. Çoğunluğun onama kararına katılmamaktayız. Şöyleki; Uyuşmazlık hakemi davacının maluliyet oranını %14 olarak belirlemiş ve bu maluliyet oranına göre davacının talep edebileceği tazminatı 101.599,00 TL olarak belirlemiştir. Davacı hüküm altına alınan bu tazminata itiraz etmemiştir. Davacının itiraz etmediği husus nihai olarak belirlenen tazminat miktarıdır. Davacının hangi yönetmeliğe göre maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini mahkemeye talep etme hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Zira Türk Borçlar Kanunu 51. maddesine göre;“Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.”hükmüne göre tazminatın kapsamını belirleme görevi hakime verilmiştir. Hakim haksız fiile dayalı tazminatın kapsamını belirlerken TBK’nun 55. maddesine göre Türk Borçlar Kanunu ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre belirleyecektir. Bu nedenle hakim tazminatın kapsamını belirlerken Yargıtay’ın öteden beri yerleşik içtihatları doğrultusunda kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak davacının maluliyet oranını belirler rapor alması gerekir. Uyuşmazlık hakeminin kanunun kendisine verdiği görevi yapmayarak olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre maluliyet oranını belirler rapor aldırması zarar gören davacının kusuru olarak kabul edilemez. Bu nedenle bozmadan sonra İtiraz Hakem Heyetinin doğru yönetmeliğe göre aldırdığı maluliyet raporuna göre belirlenen %10 maluliyetini esas alarak usulü müktesep haklar korunarak yeniden tazminat hesabı yaptırması gerekirken davacının yapılan hesaplamaya itiraz hakkını da ortadan kaldıracak şekilde hükümle birlikte oranlayarak tazminat belirlemesi doğru olmamıştır. Davacının Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına itiraz etmemesi tazminatın bilinen dönem gelirlerine göre hesaplanmasını engellemeyecektir. Zira davacının ilk karara itiraz etmemekle davalı açısından kazanılmış hak 101.599,00 TL tazminattır. Tazminatın hesaplanmasına etki eden unsurlardan birinin doğru uygulanmaması nedeniyle kararın bozulması durumunda tazminat hesabının bilinen son gelirlerine göre yapılması Yargıtayca kabul edilmiş “Bilinen gelir varken varsayıma dayalı hesap yapılamaz.” ilkesine uygun olacaktır. Tazminat hesabı yapılırken zarar görenin tazminata esas geliri rapor tarihindeki bilinen son gelir esas alınır. Zira hesap yapılırken zarar görenin kaza tarihine göre farklı olan yeni gelirinin ne kadar olduğubilinmektedir. Bu nedenle rapor tarihinden önceki gelirler bilindiği için bilinen dönem, rapor tarihinden sonraki dönem gelirinin ne olacağı bilinmediğinden “Bilinmeyen dönem” olarak progresif rant formülü ile bilinen son gelirine göre %10 artırma ve %10 eksiltmeye göre hesaplanır. Dairenin bozma kararından sonra hakemce doğru yönetmeliğe göre maluliyeti belirledikten sonra ilk rapor tarihine göre asgari ücretteki artışı hakim bilmektedir. Bu nedenle hakim bilinen asgari ücrete göre tazminat hesabı yaptırması gerekir. Zira bilinmeyen dönem hesabı yaparken en son bilinen geliri üzerinden yapılması zorunludur. Bilinen gelir varken varsayıma dayalı bilinmeyen dönem hesabı yapılamaz. Davacının bozma kararından sonra belirlenen %10 maluliyetine göre bilinen son geliri dikkate alınarak tazminat hesabı yapılmalıdır. Yeni hesap raporunda belirlenen tazminat davacının itiraz etmediği Uyuşmazlık Hakem Heyetinin verdiği 101.599,00 TL geçmesi durumunda usulü müktesep haklar korunarak ancak 101.599,00 TL üzerinden tazminat karar verilmelidir. Ancak bilinen gelire göre %10 maluliyete göre hesaplanan tazminat 101.599,00 TL den az belirlenmesi durumunda ilk karara davalının temyize gelmesi davacının gelmemesi nedeniyle daha az olan hesaplanan miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken davacının rapora itiraz hakkını ortadan kaldıracak ve hakemin tazminatı belirlediği tarihte davacının yeni geliri bilindiği halde bilinmiyormuş gibi eski geliri üzerinden yeni belirlenen daha düşük maluliyet oranına göre daha düşük tazminat belirlenmesi ve bunun usulü müktesep hak içinde değerlendirilerek hakemin hükümle birlikte oranlama suretiyle tazminatı kendisinin belirlemesi usul ve yasaya uygun olmadığı için bozulması gerekirken onanması yönündeki Çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12302, K. 2023/13900, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12302-e-2023-13900-k-3ccf9b32a330