Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12294 E. 2024/158 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12294
- Karar No
- 2024/158
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/701 E., 2023/1275 K. Avukat ... DAVALILAR:1- ... vekilleri Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... 3- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.12.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Davanın Feragat Nedeniyle Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/842 E., 2023/47 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekillleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hükümden sonra davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2017 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki motorsiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazada karşı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazaya karışan aracın davalı ... nezdinde sigortalı olduğunu, davalı ...'ın aracın maliki olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak açtıkları davada, şimdilik 50 TL geçici iş göremezlik, 50 TL geçici bakıcı gideri, 50 TL sürekli iş göremezlik nedeniyle tazminatın davalılardan tahsilini, 30.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 12.10.2022 tarihli değer artırım dilekçesi ile talebini geçici iş göremezlik yönünden 4.327,78 TL, sürekli iş göremezlik yönünden 724.536,05 TL ve bakıcı gideri yönünden 1.659,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacının delil listesinde yazılı bulunan delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaati bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ve diğer tüm belgeler incelendiğinde kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, tazminat belirlenirken asgari ücretin baz alınmasını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı sürücünün kazada müterafik kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle tazminat hesabı yapılırken bu hususun göz önünde bulundurulmasını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve bilirkişi tutanağının hatalı olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin tanıklığına başvuru yapılmadan tutanağın düzenlendiğini, davacı sürücünün meydana gelen kazada müterafik kusurlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesabı yapılırken bu hususun göz önünde bulundurulmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir tebligat yapılmış olup, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, 724.536,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.327,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.659,00 TL bakıcı giderinin davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 04.12.2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 10.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ...Ş'nin poliçe teminat limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), davanın manevi tazminat talebi yönünden kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; olayın gerçekleşme şeklinin hatalı tespit edildiğini ve kusurun hatalı belirlendiğini, ceza mahkemesinde alınan rapor ile çeliştiğini, bu nedenle yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, maluliyet oranının hatalı tespit edildiğini, SGK tarafından rücuya tabi olarak yapılan ödemenin mahsup edilmemesinin hatalı olduğu savunmuştur.
Davalı ... istinaf dilekçesinde; kusur konusundaki raporun hatalı tespitler içerdiğini, diğer raporlarla çeliştiğini, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, maluliyet raporunun da hatalı tespitler içerdiğini ve maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, muhtemel ömür süresinin hatalı belirlendiğini, ayrıca %1,8 teknik faizin esas alınmamasının da hatalı olduğunu, sürücünün koruyucu kask ve ekipman kullanmamasının müterafik kusur oluşturduğunu, yine SGK tarafından rücuya tabi ödemenin mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu savunmuştur.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle: kusur, maluliyet ve aktüer raporlarının ve ayrıca ıslah dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davanın kısmi dava olarak açıldığını, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, kusurun hatalı belirlendiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İstinaf aşamasında davacı vekilinin sulh oldukları ve bu nedenle davadan feragat ettiklerine dair 24.08.2023 tarihli dilekçeyi ibraz ettiği, davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde feragat konusunda özel yetkisinin bulunduğu, davalı ... vekili de; sulh olduklarına, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığına ilişkin beyanda bulunduğu, davacı vekilinin feragat dilekçesinde maddi ve manevi tazminat ayrımı yapmaksızın ''davadan feragat ediyoruz'','' ''Dosyanın feragat nedeniyle kapatılmasını sayın mahkemenizde talep ederiz'' şeklindeki beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, feragatin bütün taleplere ilişkin olduğu, davacının feragat beyanının sulhe dayalı olduğu, hakkın özünden bir feragat olmayıp, davacı taraf alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat edildiği ve esasen davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği ancak davacı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığı gözetilerek, yapılan giderlerin taraflar üzerlerinde bırakılmasına, müktesep haklar gözetilerek arabuluculuk ücretinin davalı ... şirketinden tahsiline, hükümden sonra davadan feragat nedeniyle HMK'nın 353/1-b, 2. maddesi gereğince esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.01.2023 tarih ve 2021/842 Esas ve 2023/47 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Dairece feragat nedeniyle davanın reddine hükmedildiğini ancak davalı olarak lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediğini, oysa sulh sözleşmesinde müvekkilinin taraf olmadığını, bununla beraber davalı ... şirketinin işbu dosyadaki sorumluluğunun poliçe limiti olan 330.000,00 TL olduğunu, davalı ... şirketinin tüm maddi ve manevi tazminatları kapsayacak bir sulh sözleşmesi imzalamadığını, Dairenin kararında taraflarına sehven vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediğini düşünerek 19.10.2023 tarihinde, hukuki nitelendirmesi kendilerine ait olmak üzere hükmün tamamlanması dilekçesi verildiğini, dairece verilen ek kararda, "hükümde bir yanlışlık olmadığı" belirtilip bazı Yargıtay kararları dayanak gösterilerek taleplerinin reddine karar verildiğini, manevi tazminat yönünden sigorta şirketinin hiçbir sorumluluğunun olmadığını, davalı lehine vekalet ücreti verilmesini, bu sebeble kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, maliki ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 310 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, somut davada hakkın özünden feragatin söz konusu olmadığı, davacı alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için davadan feragat ettiğinden ve davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet verdiğinden, davalı lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.