Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12221 E. 2023/14114 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12221
Karar No
2023/14114
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/913 E., 2022/913 K. SAYISI : 2022/KIT-1930 DAVA TARİHİ : 12.12.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi SAYISI : K-2018/21837 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.12.2013 günü davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 101.027,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın davacının asli kusuruyla meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, bu nedenle red kararı verilmesi gerektiğini, davacının ticari faiz talebinin haksız olduğunu ve vekalet ücretinin nispi ücretin beşte biri oranında hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakemce alınan kusur raporunun esas alınması gerektiği, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün eşit şekilde ve %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 85.653,00 TL tazminatın avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 30.05.2018 tarihli 2018/İHK- 4213 sayılı kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 19.10.2021 tarihli 2021/5743 Esas ve 2021/7078 Karar sayılı kararı ile " ...Başvuru, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Başvuru sahibi vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen rapor, Çanakkale Devlet Hastanesi’nden alınarak engelli sağlık kurulu raporu olarak düzenlenmiş, hakem heyetince anılan rapor karara esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetince; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi yeterlidir.Buna göre, Uyuşmazlık Hakem Heyetince karara esas alınan maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğinden bu raporun karara esas alınması isabetsiz olup, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi (02.12.2013) itibari ile yürürlükteki Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca, usulüne uygun, denetime elverişli olacak şekilde davacının maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu trafik kazasının, davalıya sigortalı araç sürücüsünün, davacının sürücüsü olduğu araç ile aynı şeritte seyir halindeyken davacının sollama yapmak istemesi sonucu davalıya sigortalı araca arkadan çarpması sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır.Somut olayda, kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma ve şerit izleme ve değiştirme kuralına uymamaktan kusurlu olduğu, ancak davalıya sigortalı araç için bir kusur değerlendirmesi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporunda ise, davacının %50 oranında asli kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün de %50 oranında asli kusurlu olduğu belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan rapordaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden, davacının ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.Dosya içerisinde bulunan raporlar arasında çelişki bulunmakta olup, dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve eldeki dosyada bulunan bilirkişi raporları birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin faize ve aktüer raporuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun hazırlanan 22.09.2022 tarihli Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre davacının sürekli maluliyet oranının %38,7 olduğu, bozma ilamına uygun olarak kusur konusunda inceleme yapıldığı, iki makine mühendisi ve bir trafik teknik elemanından oluşan 11.09.2022 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre davaya konu kazada davacının %100 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 11.09.2022 tarihli kusur raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, teknik bir inceleme yapmadan sürücü ve tanık beyanlarına dayanılarak düzenlendiğini, bu nedenle kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 02.12.2013 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacınının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 11.09.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosyadaki kusur oranları arasında bulunan çelişkiyi giderir şekilde, denetime elverişli, açık ve anlaşılır olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12221, K. 2023/14114, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12221-e-2023-14114-k-8b3a5b79444b