Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12167 E. 2024/392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12167
- Karar No
- 2024/392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1098 Değişik İş, 2022/1097 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-64625 DAVA TARİHİ : 15.04.2022 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/268101 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan araç ile dava dışı bir aracın karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 20,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya sebep olan aracın 16.12.2019 tarihinde satıldığını, kaza tespit tutanağından da aracın sigortacısının başka bir sigorta şirketi olduğunun anlaşıldığını, kaza saati itibarıyla hangi sigorta şirketinin sorumlu olduğunun mahkemece tespit edilmesi gerektiğinden dosyadan el çekilmesi gerektiğini, kaza tarihindeki poliçenin müvekkiline ait olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, eksik belge ile başvuru yapıldığından başvuru şartının yerine getirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacı araçta yolcu olduğundan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya sebep olan aracın 28.01.2019-2020 tarihleri arasında davalı tarafından sigortalandığı, kaza tarihi itibarıyla aracın satılmış olduğu, yeni malik adına ZMSS poliçesi tanzim edilmediğinden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın C.4 maddesi gereğince 15 gün süreyle davalının sorumluluğunun devam ettiği, davacı tarafından sunulan maluliyet raporundan davacının %13 oranında sürekli maluliyeti olduğunun, iyileşme süresinin 270 gün olduğunun ve 90 gün bakıcıya ihtiyacı olduğunun anlaşıldığı, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğundan geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının alkollü sürücünün aracına bilerek binmesi nedeniyle müterafik kusuru olduğundan %20 indirim yapılması gerektiği, ayrıca davacı araçta hatır için taşındığından %20 indirim yapılması gerektiği gerekçeleriyle başvurunun kısmen kabulüne, 310.413,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 310.418,84 TL maddi tazminatın 24.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kaza tespit tutanağına göre başka bir sigorta şirketi tarafından kaza sırasında aracın sigortalı olduğu anlaşıldığından pasif husumet yokluğundan başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından medikal firmadan alınan rapor ile davacı tarafından sunulan raporun çelişkili olduğunu ve çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, reddedilen tazminat miktarı bakımından müvekkili lehine eksik vekalet ücreti tayin edildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortalı aracın 16.12.2019 tarihinde satıldığı, kaza tespit tutanağına göre kazanın saat 15.52'de meydana geldiği, diğer sigorta şirketi tarafından ise ZMSS poliçesinin 16.42'de düzenlendiği gözetildiğinde kaza saati itibarıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın C.4 maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu, davacı tarafından sunulan raporun kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi takdiri indirim olduğundan davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik olmadığı, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekalet ücretinde hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sunduğu itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51,52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, dava dışı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin kaza saatinden sonra düzenlenmiş olması nedeniyle davalının sorumlu olduğuna dair kabulde isabetsizlik olmamasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde üniversite hastanesi tarafından düzenlenmiş olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmış olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. b. Davacı lehine hesaplanan maddi tazminattan, davacının müterafik kusuru nedeniyle %20 oranında indirim yapılmış ve maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraftan kaynaklanan zararı ağırlaştırıcı durum nedeniyle davanın kısmen reddine karar verildiğinden müterafik kusur indiriminden dolayı davalı yararına reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Davalı yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğinden İtiraz Hakem Heyetince maddi tazminat isteminin müterafik kusur nedeniyle reddedilen bölümü yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken müterafik kusur indiriminin takdiri indirim olduğu gerekçesiyle bu kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2/a) ve (2/b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde Başkan ...'ın ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet indirimi ve takdiri indirimlerden dolayı davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyecek olması nedeniyle "Değerlendirme" bölümünün (2/b) numaralı bendindeki sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmıyoruz.