Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12164 E. 2024/1167 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12164
- Karar No
- 2024/1167
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-4465 DAVA TARİHİ : 11.09.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne/Taraf Vekillerinin İtirazlarının Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/95227 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu konumunda olduğu ve davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının bedensel zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 250,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 43.473,69 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline eksik evrakla başvuru yaptığını bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, kusur oranlarının tespiti için rapor alınmasını, tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada kabul anlamına gelmemek üzere TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılabileceğini, davacı lehine tam vekalet ücreti verilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....davacının %4 maluliyeti ve %100 kusur oranı üzerinden, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesap edilen tazminata göre" başvurunun kısmen kabulü ile toplam 36.921,01 TL tazminatın 14.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; rapor ücretinin reddinin hatalı olduğunu, dosyada dekontun mevcut olduğunu, müterafık kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...başvuranın rapor ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, davalının hesaplama yöntemine ilişkin itirazının kabulü ile TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın kabul edildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.791,06 TL'nin davalıdan tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, itirazında ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre tazminatın belirlenmesi ve müterafık kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve rapor ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 17 inci fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; a)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasındaki ifadelerden; davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsü ile davacının arkadaşı oldukları anlaşılmıştır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. b)5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Eldeki davada; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda, PMF 1931 Yaşam Tablosu progresif rant tekniği ve TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faiz esası olmak üzere iki ayrı hesap raporu yapılmış, davacı vekili PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant usulüne göre belirlenen miktar kapsamında dava değerini artırmış ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince de taleple bağlı kalınarak bu yönteme göre tespit edilen zarara hükmedilmiştir. Karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyeti , zararın Yeni Genel Şartlar kapsamında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazını bu yönden kabul ederek, Uyuşmazlık Hakem kararını kaldırarak başvurunun kısmen kabulüne hükmetmiştir. İtiraz Hakem Heyeti yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekindeki cetvellere göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz usulü de anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanma imkanı yoktur. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının bedel artrımını PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile belirlenen miktar üzerinden yaptığı ve Uyuşmazlık Hakem kararına da bu yönden itiraz etmediği gözetildiğinde, İtiraz Hakem Heyetince PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğine göre belirlenen tutara hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın davacı için bu yönüyle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2/a) ve (2/b) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.