Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11523 E. 2024/167 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11523
- Karar No
- 2024/167
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/136 Değişik İş, 2022/137 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-5228 Avukat ... DAVA TARİHİ : 25.06.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/160587 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile davalıya zorunlu trafik sigortası ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda 05.07.2019 tarihinde 37.827,00 TL 04.06.2021 tarihinde 23.883,00 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi olarak olarak açtıkları davada, 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 116.775,06 TL sürekli iş göremezlik ve 2.029,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 118.805,10 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce yapılan ödeme ile sorumluluklarının kalmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, sigortalının kusuru oranında sorumluluklarının bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesap yapılabileceğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, emniyet kemeri takılı değilse müterafik kusur inidirmi yapılması gerektiğini, yasal faizden sorumlu olabileceklerini, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının başvuruda sunduğu raporun hükme esas alındığı bu kapsamda %15 maluliyet oranı, 30 gün geçici bakıcıya muhtaç olduğu gözetilerek, davalının kazadaki kusurunun %100 olduğunu tespit eden uzman bilirkişi raporunun ve TRH 2010 Yaşam Tablosu, progresif rant esasına göre hesap bilirkişisi tarafından belirlenen zararın yerinde olduğu gerekçesiyle, 116.775,06 TL sürekli iş göremezlik ve 2.029,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 118.805,10 TL yönünden başvurunun kabulü ile bu bedelin 23.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusura itiraz ettiğini, kaza tespit tutanağında 43 HE 471 plakalı üçüncü aracın %100 kusurlu olduğunun kabul edildiğini, sigortalı araca tüm kusurun yüklenmeyeceğini, rapor ile KTT arasında çelişki olduğunu, tazminatın %1,8 teknik faize göre hesaplanmasını, progressif rant yöntemine göre yapılan hesabı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin %15 maluliyet ve %50 kusur oranı üzerinden ödeme yaparak zararı giderdiğini, AYM iptal kararının uyuşmazlıkta dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden mesuliyeti olmadığını, bu kalemlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, başvuru sahibi lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince bilirkişi raporlarının benimsenmesinde hata edilmediği, davacı lehine vekalet ücretinin doğru takdir edildiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda ileri sürülen nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 6098 sayılı Kanun'un 61 nci maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen 62 nci maddesi uyarınca ve aynı Kanun'un 163 üncü maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. 2918 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin birinci fıkrasında bir motorlu aracın katıldığı kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa bunların müteselsil olarak sorumlu tutulacağı düzenlemesine yer verilmiş olup, trafik kazasında zarara uğrayan kişiye karşı kazaya kusuruyla karışan tüm araç ilgililerinin zararın tamamından müteselsil sorumlu olması ilkesi benimsenmiştir. Anılan müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir müteselsil sorumluluk olup ancak hak sahibinin talebi halinde zarar sorumlularının kusur oranlarına göre sorumlulukları gündeme gelebilecektir. Davaya konu trafik kazasının, dava dışı 41 HE 471 plakalı aracın sağ şerit üzerinde seyir halinde iken aniden durması, bu aracın arkasından seyreden davacı sürücünün, aracı görerek durması ve akabinde davalıya sigortalı 13 DD 700 plakalı aracın sürücüsünün takip mesafesini ihlal ederek davacının sevk ve idaresindeki araca arkasından çarpması suretiyle meydana geldiği anlaşılmıştır. Eldeki dava dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunda, dava dışı 41 HE 471 plakalı araca bu davada husumet yöneltilmediğinden bahisle bu araç bakımından kusur değerlendirmesi yapılmasına gerek görülmediği, kusurun sadece davanın tarafları bakımından tespit edildiği, davalıya sigortalı aracın tam kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu buna mukabil, kaza tespit tutanağında, dava dışı araç ile davalıya sigortalı araca kusur atfedildiği, davacının ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, dava dışı aracın da kazanın meydana gelmesinde bir miktar kusurunun olabileceği ve davalıya sigortalı araç ile müştereken müteselsilen sorumluluğu gözetilerek müteselsil sorumluların birinden zararı gidermesini isteyen, teselsülden de açıkça feragat beyanı bulunmayan davacının uğradığı tüm zarardan davalı ... şirketinin sorumluluğuna karar verilmesinin yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalının bu yöne ilişkin itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.3 bendinde yer alan "15.236,00 TL." ibaresinin çıkartılarak yerine "4.080,00 TL." ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.