Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11488 E. 2023/13714 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11488
- Karar No
- 2023/13714
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/52 E., 2022/558 K. DAVA TARİHİ : 05.12.2013 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı Halk Sigorta A.Ş (yeni unvan: Türkiye Sigorta A.Ş) tarafından zorunlu mali sorumluluk (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan ve davalı ...'nun sevk ve idaresinde olan araç ile müvekkillerinin oğlu .........,ın yönetimindeki aracın 20.05.2013 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacıların oğlunun vefat ettiğini, davalı ...'nun şerit ihlali yapmak suretiyle kazaya asli kusurunun sebebiyet verdiğini, müvekkillerinin henüz 17 yaşında olan oğullarını kaybetmenin acısını derinden yaşadıklarını, destekten de yoksun kaldıklarını, kaza nedeniyle cenaze ve defin gideri yapmak zorunda kaldıklarını, müteveffanın kazaya karışan aracının da hasara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere her bir davacı için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini davacı ... için 32.344,36 TL, davacı ... için 24.870,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olaya ilişkin Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/362 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, dolayısıyla dava dilekçesinde iddia edildiği gibi kusur durumunun kesinleşmediğini, müteveffanın 17 yaşında vefat ettiğini ve çalışmadığını, davacılara destek olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davacıların zararını gidermeyi istediğini ancak davacıların kabul etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Halk Sigorta A.Ş (yeni unvan: Türkiye Sigorta A.Ş) vekili cevap dilekçesinde; müteveffa Ali Şahin Özçakır'ın kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın gerekli önlemleri alıp almadığının kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediğinin tespit edilmesi gerektiğini, davacılara SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin poliçe kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece 19.04.2016 tarihli, 2013/541 Esas ve 2016/490 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 24.870,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 32.344,36 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 9,63 TL cenaze gideri ve 595,00 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 57.818,99 TL maddi tazminatın davalı ... bakımından olay tarihinden, davalı Halk Sigorta A.Ş bakımından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş (Eski unvan Halk Sigorta A.Ş) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarihli, 2016/11872 Esas ve 2019/5346 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusura ilişkin alınan raporda davalı ...'ın dikkatsiz davranışları ve karşı yön şeridine girmesi nedeniyle %85, müteveffa Ali'nin ise kask takmaması nedeniyle %15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan 06.01.2015 tarihli hesap raporunda ise, kusur yansıtılmadan yapılan hesaplamada destek tazminatı 32.344,39 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece, davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde davacıların murisinin müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiği talep edilmiş ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusura ilişkin raporda davacının kask takmaması nedeniyle %15 oranında müterafik kusuru olduğu belirtilmiştir. Hal böyleyken mahkemece, %15 oranında belirlenen müterafik kusur değerlendirilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozmanın kapsam ve şekline göre davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 27.02.2020 tarihli, 2019/707 Esas ve 2020/160 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, 06.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacıların desteğinin %15 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de sonuçta kusur indirimi yapılmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi gereği davacıların destekten yoksun kalma tazminatından %15 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 20.535,21 TL ve ... için 27.492,71 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihinden davalı Halk Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Dairenin 11.10.2021 tarihli 2021/2302 Esas ve 2021/6502 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosyanın incelenmesinde davalılardan ...’nun yargılama sırasında 09.10.2018 tarihinde vefat ettiği, mahkemece verilen ilk kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesince bozulması üzerine Yargıtay bozma ilamı, duruşma günü ve gerekçeli kararın anılan davalının ölümü ile vekalet görevi sona eren yargılama sırasındaki vekiline tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 55. maddesinde; "Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi uyarınca; dava devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda, mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümüyle konusuz kalmaz. Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 513. maddesi “Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Şu durumda, mahkemece davalılardan ...’nun mirasçılarının usule uygun şekilde davadan haberdar edilmeleri ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, yukarıda anılan usul hükümleri dikkate alınmadan hüküm kurulması, usul ve yasaya uygun olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, müteveffa ...'nun mirasçılarının usulüne uygun şekilde davaya dahil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 20.535,21 TL ve ... için 27.492,71 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihinden davalı Halk Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu tutulmamasına rağmen davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin vekalet ücretinden sorumlu tutulduğunu, bu nedenle kararın bozulması gerektiğini, yargılama giderleri yönünden diğer davalı ile müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınmış olup davalı ... tarafından sevk ve idare edilen araç ile davacıların oğlunun kullanımındaki motorsikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacıların oğlunun ölmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri, araç hasar bedeli ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun 326 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Dosyanın incelenmesinden; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınmış olup davalı ... tarafından sevk ve idare edilen araç ile davacıların oğlu olan Ali Şahin Özçakır'ın kullanımındaki motosikletin 20.05.2013 tarihinde karıştığı trafik kazasında davacıların oğlunun ölmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, mahkeme yapılan yargılama sonunda manevi tazminat istemine ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne ve her bir davacı için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... mirasçılarından tahsiline karar verildiği, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine karar verildiği, buna rağmen kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinden davalı ... şirketinin de sorumlu tutulduğu, yine mahkemece alınması gereken harcın hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden belirlendiği, harçtan da davalı ... şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu, mahkemece belirlenen harcın içerisinde hükmedilen manevi tazminata ilişkin harcın da bulunduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Kanun'un "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326 ncı maddesi "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Anılan kanun maddesi uyarında davalı ... yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verildiğine göre manevi tazminata yönelik olarak belirlenen vekalet ücreti ile karar ve ilam harcından davalı ... sorumlu tutulamaz.
Şu durumda mahkemece; hükmedilen manevi tazminata ilişkin belirlenen vekalet ücreti ile manevi tazminat miktarına ilişkin karar ve ilam harcından yalnızca davalı ... mirasçılarının sorumlu tutulması gerekirken 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesine aykırı şekilde davalı ... şirketinin de sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...Ş'ye iadesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.