Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11243 E. 2024/4425 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11243
- Karar No
- 2024/4425
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/62 E., 2023/362 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası maluliyet nedeniyle tazminat talebine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.01.2013 tarihinde idaresindeki motosiklet ile seyir halinde olan davacıya plakası belli olmayan bir araç tarafından çarpılması sonucu davacının ağır yaralandığını iddia ederek 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, yapılan ödeme ile borçtan kurtulduklarını, davacının ibraname verdiğini açılan davanın haksız olduğunu, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) teminatları ve kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının motosikleti kullanırken kurallara uymadığını bundan kaynaklı kusur indiriminin uygulanmasını talep ettiklerini, ödeme tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi uygulanmasını gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2014/1165 Esas, 2016/132 Karar sayılı kararıyla; 09.01.2015 tarihli adli tıp raporuna göre davacının maluliyetinin %6,3 olarak tespit edildiği, kaza tarihinde kapalı ceza infaz kurumunda gardiyan olarak çalıştığı, davalı tarafından 35.966,00 TL ödeme yapıldığı, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre yapılan ödemenin ödeme tarihindeki veriler dikkate alındığında davacının zararını karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.03.2019 tarihli ve 2016/9182 Esas 2019/3567 Karar sayılı ilamıyla; tazminat hesabı yapılırken TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılması gerektiği ve yapılan ödemenin dava tarihinden sonra olması nedeniyle güncellenmiş halinin mahsubunun hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.12.2020 tarihli ve 2019/4545 Esas 2020/8852 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararından sonra düzenlenen aktüer hesap raporunun bozma kararına uygun olduğu, devlet memuru olan davacının maaşını almaya devam etmesi nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, davalı tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihindeki veriler dikkate alındığında davacının sürekli iş göremezlik tazminatınına ilişkin zararını karşıladığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş, birleşen dosya yönünden ise 18.07.2023 tarihli ek karar ile tavzih yolu ile konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; birleşen davada tavzih yoluyla karar verilmesini hatalı olduğunu, davacının gelirinin düşük hesaplandığını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ZMSS bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.