Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4777 E. 2024/5166 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4777
Karar No
2024/5166
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/551 Değişik İş- 2022/639 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/433 HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Kısmen Kabulü/ Davanın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/78531 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karyolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 27.09.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 233,554,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, davacının maluliyetinin belirlenmesi için kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dosyaya sunulan ve Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 35 olarak belirlendiği, adli trafik bilirkişinden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 35 maluliyet oranı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak davacının sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı, alınan maluliyet raporu ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 226.293,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.01.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini ve davacı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 31.10.2019 tarih ve 2019/İHK-18964 sayılı kararı ile; davacının, davalı şirkete başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun olarak düzenlenmediği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun şekilde yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 14.10.2021 tarihli, 2021/5561 Esas ve 2021/6841 Karar sayılı ilamıyla; ''...Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06.12.2017 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 35 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetveller yerine, 03.08.2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun (yukarıda belirtilen raporun) usule uygun düzenlenmediği ve KTK'nın 97. maddesi ile ZMSS Genel Şartları gereği gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) inceleme yapılması, davalı vekilinin UHH kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 02.10.2019 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %31 olarak belirlendiği, aktüer bilirkişiden alınan raporda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuru, davacının % 31 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile 295.755,00 TL olarak hesaplandığı, davacı vekili tarafından 2. ıslah dilekçesi sunulduğu, davalının usuli kazanılmış hakkı gözetilerek bozma ilamı öncesinde alınan kararın aynen icrasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 226.293,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve geçici iş göremezlik talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sürekli iş göremezlik tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ve davacı lehine nisbi ve tam vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrasında davacı tarafından dosyaya sunulan ve maluliyet oranını belirtir raporun hatalı, usule aykırı ve olması gerekenin çok üzerinde maluliyet oranı belirlendiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen usuli kazanılmış haklara riayet edilmediğini, davacının sürekli iş göremezlik tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.65 teknik faize göre belirlenmesi gerektiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı % 75 olup, % 100 kusurlu olduğunun kabulünün yerinde olmadığını, avans faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu ve davacı lehine tam ve nisbi vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 97 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına ve özellikle, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itiraz başvurusuna konu edilmeyen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek olmasına, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede Uyuşmazlık Hakem Heyetince Dairemizin bozma kararından önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas kabul edilen 17.09.2019 tarihli aktüerya raporunda, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz yöntemi ile davacının % 35 maluliyet oranı esas alınarak 226.293,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış; davacı taraf, rapordaki bedel üzerinden dava değerini ıslah etmiş; hakem heyetince ıslah doğrultusunda maddi tazminata hükmedilmiştir. Davalının kararı temyizi üzerine, Dairemiz tarafından davacının maluliyet oranının yürürlükteki mevzuata uygun biçimde belirlenmesi gerektiği belirtilerek karar davalı yararına bozulmuştur. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre yeni maluliyet raporu alınmış ve davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının % 31 olduğu tespit edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince alınan 21.05.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda yeni belirlenen maluliyet oranına göre hesap yapılmış ve İtiraz Hakem Heyetince, yapılan hesaplama ile (bilinen dönem sonunu 2022 yılı sonuna kadar uzatan ve güncel verilere göre zararı tespit eden) sürekli iş göremezlik zararının 295.755,00 TL olarak hesaplandığı, bozma öncesi verilen kararda ise 226.293,00 TL tazminata hükmedildiği ve bu tutar/karar davacı tarafından itiraza ve temyize konu edilmeyerek davacı yönünden kesinleştiği, bu nedenle davacı yönünden kesinleşen bu tutara hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Oysaki; ilk kararın davalı lehine bozulduğu, davacı tarafın ilk karara esas alınan 17.09.2019 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı ve kararı temyiz etmediği gözetildiğinde, bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında bozma öncesi rapordaki hesap biçimi (% 1.8 teknik faiz yöntemi, davacının geliri- işlemiş/ işleyecek devre) bakımından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk kararı temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, güncel veriler dahilinde yeniden hesap yapılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK'nın 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir). Açıklanan bu durum karşısında İtiraz Hakem Heyetince; bozma öncesindeki hükme esas alınan 17.09.2019 tarihli rapordaki hesap verileri (% 1,8 teknik faiz yöntemi, davacının geliri- işlemiş/ işleyecek devre) yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, anılan rapor tarihine göre ve bozma sonrası alınan maluliyet raporuyla belirlenen % 31 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişiden alınacak ek rapor ile belirlenen tazminata hükmedilmesi gerekirken, davalının kazanılmış haklarını ihlal edecek biçimde, güncel veriler dahilinde hesaplama yapılarak hüküm tesisi doğru olmamış kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4777, K. 2024/5166, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-4777-e-2024-5166-k-c97e701a2fe5