Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11179 E. 2024/1742 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11179
- Karar No
- 2024/1742
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/186 E., 2021/298 K. DAVACILAR : 1-..., 2-Gönül Parlak vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 11.12.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1574 E.-2018/764 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile davacılardan ...'ın kullandığı motosikletin karıştığı 01.02.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacılarda oluşan cismani zarara ilişkin 20,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazada cismani zarara uğrayan davacılara poliçe hükümleri gereğince davadan önce 06.07.2015 tarihinde ödeme yapıldığı, taraflar arasında ibraname imzalandığı, eldeki davanın ise 11.12.2017 tarihinde açılmış olduğundan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111 inci maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, KTK 111 inci madde ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı ... tarafından hazırlanıp davacı müvekkillerine imzalatılan ibranamenin TBK anlamında geçerli bir ibraname olmadığını ve hukuken hiçbir hüküm ve sonuç doğurmadığını, hukuken geçerli olmayan bir evrak dolayısıyla da zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, 2 yıllık süre içerisinde davalı ... şirketine dilekçe yollanarak ödemenin yetersiz olduğu ve bakiye tazminat talebine ilişkin iradelerini açıkça dile getirdiklerini, KTK 111 inci maddenin Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiğini, davada müvekkillerinin maluliyetine ilişkin alınmış bir rapor bulunmadığından zararı öğrendiklerinden bahsedilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin zararı öğrenmeden itibaren başlayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ile davalı arasında yapılan ibraname ile ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin sonu 06.07.2017 tarihi olup davacılar tarafından davanın ise iki yıllık sürenin dolmasından sonraki tarih olan 11.12.2017 açıldığı, davacılar vekili istinaf dilekçesi ile hak düşürücü sürenin geçmediği ayrıca zararın öğrenilmemiş olması nedeniyle KTK 109 uncu maddesindeki zaman aşımı süresinin dolmadığını beyan etmiş ise de, açılan dava ile ileri sürülen talebin gerçekleşen kaza nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi olduğu ve davalı ... tarafından dava tarihinden önce yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddia edildiğinden, uygulanması gereken hüküm KTK 111 inci maddesindeki hak düşürücü süreye ilişkin olup KTK 109 uncu maddesindeki zamanaşımı sürelerine ilişkin hükümlerin uygulanmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacı ...'ın sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacıların yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi. 3. Değerlendirme KTK'nun 111 inci maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir. Kanunun bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Kanunda belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; davacılar ile davalı ... arasında 09.06.2015 tarihinde ibraname düzenlendiği, 06.07.2015 tarihinde de davacılara ibraname gereği ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece davanın açıldığı 11.12.2017 tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacılar vekili tarafından davalı ... şirketinden 15.03.2017 tarihli dilekçeyle (dilekçenin davalı ... şirketine 16.03.2017 tarihinde ulaştığı) bakiye tazminat talebinde bulunularak ibraname hükmünün kabul edilmediğine dair irade açıklaması 2 yıllık sürede ileri sürülmüş olup yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.