Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10721 E. 2023/12257 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10721
Karar No
2023/12257
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/698 E., 2023/1112 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.08.2011 tarihinde sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 01 R 3907 ve 01 EP 513 plaka sayılı çekici ve dorsenin arkadan çarpması sonucunda önündeki araca çarptığını, çarptığı aracın da önündeki araca çarptığını, müvekkilinin kaza sonucunda ağır şekilde yaralandığını davacının ellerini kullanamayacak ... gelip ayaklarından birinin kesildiğini ve bakıma muhtaç ... geldiğini belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL tedavi ve bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Dubai Starr Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete ancak sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti kadar sorumluluk yüklenebileceğini, davacının zararının tespiti halinde tazminatın konusunda uzman kişiler vasıtasıyla hesaplatılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Ticaret Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; tedavi giderleri bilinen ve belirli masraflar olup bu talep için belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının tedavi masraflarının SGK tarafından karşılandığını, davacının ömür boyu bakıma muhtaç olduğunu iddia ederek bakım giderleri talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça ileri sürülen maluliyet oranını kabul etmediklerini, davanın kasko sigortacısı Mapfre Genel Sigorta A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan raporlar uyarınca davacının sürekli bakıma muhtaç olmadığı 6 ay süreyle geçici bakıcı ihtiyacı bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği hüküm kurulduğu davacının davasının kabulü ile 1.000 TL'nin davalı Dubai Sigorta A.Ş.'den dava tarihiniden itibaren, diğer davalılar Kocabaşlar Ticaret Ltd Şti ve ... dan 26.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince verilen 15.01.2021 tarihli ek kararla; kararın kesin olması nedeniyle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili asıl ve ek karara yönelik istinaf dilekçesinde; dava belirsiz alacak davası olup kararın kesin olmadığını, Mahkemenin hükme esas aldığı raporların yeterli olmadığını, dosyada alınan raporların kendi içlerinde ve yine birbirleri ile çelişkili olduğunu, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, olay sonrasında müvekkilinin 26.08.2011 tarihinde Ankara Atatürk Eğitim Hastahanesine ambulans uçak ile götürülmüş ve daha sonra ambulans ile 10.12.2011 tarihinde Okmeydanı Hastahanesine getirilmiş ve daha sonra yine ambulans ile 27.02.2012 tarihinde Cerrahpaşa Hastahanesine getirilmiş ve buradan ambulans ile evde yatarak tedavisine devam edilmek üzere 07.09.2102 tarihinde evine gönderildiğini, belirtilen sürenin 26.08.2011- 07.09.2012 tarihleri arasında 1 yıl 15 gün olduğunu, bu sürenin 6 ay olarak kabul edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, yine müvekkilinin tedavisinin aralıklarla devam ettiğini, halen dahi bazı tedaviler gördüğünü, 2014 yılı baz alınsa dahi bu sürenin 3 yıldan fazla olduğunu, davanın iyileşme süreci değil, müvekkilin hayatını tek başına hiç kimsenin yardımı olmadan kendi kendine idame ettirebilmesinin mümkün olup olmadığına bağlı olarak talep edilen bakıcı gideri olduğunu, müvekkilinin sürekli olarak bakıma muhtaç olduğunu kaza esnasında müvekkilinin vücudunda kırık ve çatlakların oluştuğu, platin takıldığı müvekkilinin yaşının 53 olduğu kazadan ötürü davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileşmesinin mümkün olamayacağını, 24.03.2016 tarihli Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nden verilen engelli sağlık kurulu raporuna göre müvekkilim %31 engelli olduğunu, davacının maluliyet oranın yeniden tespiti için davacının üniversite hastanesine sevki için dosyanın yerel mahkemeye iadesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda davacının tedavi masraflarının hesaplanmadığı gerekçesiyle mahkemece bu yönden bir değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece TBK 50/2'ye göre zarar ve kapsamını tespitine yönelik uzman bilirkişiden rapor alınarak hüküm kurulması gerektiğini, eksik inceleme verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... HMK'nın 93.maddesi gereğince ve davacı taraf fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığına göre, mahkemece "Davacı vekilinin istinaf talebinin süre yönünden ve kararın kesin olması sebebiyle reddine" dair verilen ek kararın doğru olmadığı, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelendiği, somut uyuşmazlıkta Cerrahpaşa Üniversitesi Hastanesinden alınan 19.02.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri ve Maluliyet Tespit İşleri Yönetmelik Hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan maluliyeti nedeni ile başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içerisindeki ilk 6 (altı) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 05.09.2019 tarihli raporda davacının, 26.08.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle kaza tarihine göre uygulanması gereken Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre" başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisindeki ilk 6 (altı) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" tespit edilerek bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 05.09.2019 tarihli ATK maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek sürekli bakıcı ihtiyacının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olduğu, ATK 2. İhtisas Kurulunun 05.09.2019 tarihli raporu ile Cerrahpaşa Üniversitesi Hastanesinden alınan 20.02.2020 tarihli maluliyet raporu arasında çelişki bulunmamasına göre bu yöne değinen istinaf itirazının yerinde olmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusuna getirdiği itirazları tekrar etmiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu araçla davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu, tedavi gideri ve bakıcı ücreti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10721, K. 2023/12257, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10721-e-2023-12257-k-ade6404dda7f