Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10534 E. 2023/12717 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10534
- Karar No
- 2023/12717
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1880 Esas 2021/638 Karar HÜKÜM/KARAR : Red- Esastan Reddine Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf itirazının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 28.06.2014 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını, yaralanma sonucu %83 oranında malul kaldığını ve yatağa bağımlı ... geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.600,00 TL sürekli bakıcı giderinin davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eldeki davadan evvel hakem başvurusu bulunduğunu, aynı olaya ilişkin bakıcı gideri talepli hakem başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiğini, hakem kararının eldeki dosya anlamında kesin hüküm olması gerektiğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağının kusur belirlemesinde kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davalıca sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, davacının sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığını, bakıcı gideri talebinden davalının değil Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, faizin ancak dava tarihinden itibaren işleyebileceğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ödeme yapılmış olması halinde mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplamada asgari ücretin gelir esasında kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının incelenmesinde, aynı kazadan dolayı aynı sigorta şirketine 3.500,00 TL bakıcı gideri tazminatı için başvurulduğu, yapılan inceleme sonucu davacının talebinin reddine kesin olarak karar verildiği, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran ve başvurusu üzerine olumlu ya da olumsuz karar verilen talep için aynı hususta ilk derece mahkemesinden talepte bulunamayacağı, Sigorta Tahkim Komisyonunun kararı kesin ise sonucuna katlanması gerektiği, ilk derece mahkemesinde artık Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından reddedilen talebin dava konusu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından kesin nitelikte karar verilmesinin hatalı olduğunu, hakem kararının eldeki dava bakımından kesin hüküm niteliğinde olmadığını, kaldı ki hakem kararının da hatalı olduğunu, eksik incelemeye dayandığını, esasa girilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davasını Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açtığı, bu nedenle verilen kararın kesin olmadığı, istinaf incelemesine geçildiği, davacının eldeki davadan önce davacı yönünden ihtiyari çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetine başvuruda bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 23.11.2017 tarih 2017.E/57199- 2017.K/58264 karar sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, bu nedenle davacının aynı konuda artık genel yargı yoluna başvuramayacağı göz önünde tutulduğunda İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, hakem kararının eldeki dava bakımından kesin hüküm niteliğinde olmadığını, kaldı ki hakem kararının da hatalı olduğunu, eksik incelemeye dayandığını, esasa girilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık;davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 28.06.2014 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kalması nedeniyle sürekli bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu, davacının aynı olaya ilişkin olarak 09.09.2014 tarihinde Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/897 esas sayılı dosyası ile, davalı aleyhine maddi tazminat talepli açtığı, açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olduğunun anlaşılmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün sonucu itibariyle doğru olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.