Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/823 E. 2024/2050 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/823
- Karar No
- 2024/2050
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/842 D.İş – 2021/842 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/31111 BAŞVURU TARİHİ : 12.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü-Davalının itirazının reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/96364 Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı ve İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli ve 2021/842 D.İş, 2021/842 Karar sayılı ek kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.12.2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararın karşılanması için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 23.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 24.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 329.000,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, maluliyet raporunun anksiyete bozukluğu nedeniyle verildiğini ancak anksiyete bozukluğuna ilişkin arazın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, kaza ile bu araz arasında illiyet bağı bulunmadığını, tedavi sürecine ilişkin evrakların verilmediğini, bu evraklar tamamlanarak Adli Tıp Kurumu (ATK)'ndan rapor alınması gerektiğini, usulüne uygun alınmış bir rapor ile başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun heyet teşkil edilmemiş olduğunu, fiziki muayene yapılmadan maluliyet oranı belirlendiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, geçici bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, başvuran lehine belirlenecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 329.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 330.000,00 TL tazminatın 25.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, maluliyetin anksiyete bozukluğundan doğduğunu, sürekli olduğunun kabul edilemeyeceğini, raporda kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtilmediğini, sundukları medikal firma görüşü ile bu raporun çeliştiğini, ruhsal bozuklukların poliçe teminatı kapsamında olmadığını, raporda tedavi sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığının anlaşılamadığını, bu tip rahatsızlıkların söz konusu olması halinde ATK'dan rapor alınması gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun rapor ile başvuru yapılmadığından başvuru dava şartının yerine getirildiğinin söylenemeyeceğini, talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, geçici bakıcı giderinden bakıcı tutulmamış olması sebebiyle indirim yapılması gerektiğini, sürücüye atfedilen kusur oranının yerinde olmadığını, vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olduğunu, davacı yolcu olduğundan kusur incelemesinin yeterli olduğunu, vekalet ücretinde hata bulunmadığını belirterek davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; anksiyete bozukluğunun kazadan kaynaklanmadığını, illiyet bağı kurulmadığını, ruhsal rahatsızlıkların poliçe kapsamında olmadığını, zira somut, sürekli, bedensel olmayan ruhsal bozuklukların esas alınarak maluliyet belirlenemeyeceğini, kaldı ki iyileşme sürecinin beklenmediğini, raporun ATK’dan alınması gerektiğini, düzenlenen maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, heyetin bu yönetmeliğe uygun oluşturulmadığını, fiziki muayene yapılmadığını, başvuruya tedavi evrakları eklenmediğinden usulüne uygun başvuru olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, kusur oranının hatalı belirlendiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının saklanmasına ilişkin kararı veren İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2023 tarih, 2021/842 D.İş sayılı dosyasında verilen ek karar ile; davalı ... vekiline eksik temyiz yoluna başvuru harcı ile temyiz nisbi harcını ve temyiz gider avansını yatırması için muhtıra tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından kesin süre içerisinde eksik harcı yatırmadığından bahisle HMK'nın 344-346 maddeleri gereğince kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş ise de verilen süre içinde temyiz harcının yatırıldığı da anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle ek karar kaldırılarak temyiz incelemesine geçilmesine karar vermek gerekmiştir. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe kapsamında olmasına, kusur oranının belirlenmesi bakımından alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 21.12.2017 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kazadan sonra oluştuğu belirtilen “nevrotik bozukluk, anksiyete” nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, belirtilen uyum bozukluğu ve anksiyete rahatsızlığının süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda yukarıda açıklandığı şekilde ve içinde psikiyatri uzmanı da olmak üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın KALDIRILMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin asıl karara yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.