Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10397 E. 2023/13040 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10397
- Karar No
- 2023/13040
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/928 D.İş - 2022/928 DAVA TARİHİ : 26.09.2017 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması, başvurunun usulden reddi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan aracın 21.08.2016 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araçla çarpışması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı kalmak üzere 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 64.435,11 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığını, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek davacının kaza nedeniyle maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile 64.453,11 TL'nin 25.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 25.05.2018 tarihli ve 2018/İHK-4133 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 28.02.2022 tarihli, 2021/7751 Esas - 2022/3475 Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda,davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça sunulan,Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17.05.2017 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %42 olduğu belirlenmiştir. 21.08.2016 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, yürürlükte olup, hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17.05.2017 tarihli rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan tüzük ve yönetmeliğe göre de düzenlenmiştir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davacının maluliyet oranının tespiti için,davacının yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi belgeler dosyaya getirtilerek, üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının maluliyet durumuna ilişkin kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine uygun, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 64.435,11 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 7.438,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin,davacı yararına 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19.01.2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda rapor sunulmak üzere davacı vekiline 27.08.2022 tarihli ara karar ile 3 hafta süre verildiği, sonrasında davacı vekili tarafından ek süre talep edilmesi üzerine 2 hafta daha ek süre verildiği, verilen süre içerisinde maluliyet raporu sunulmadığı gibi beyanda da bulunulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Hakem Heyetince verilen ek sürede rapor temin edilemediğini, bunun üzerine raporu düzenleyecek olan hastane tarafından verilen yazının hakeme gönderildiğini, buna rağmen usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, İtiraz Hakem Heyetince verilen sürenin kısa olduğunu, ayrıca başvuru sırasında sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğunu ve hükme esas alınabileceğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun delil niteliğinde olduğunu ve davanın ispatı için süresinde sunulması gerektiğini, başvurunun ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Dairenin bozma ilamından sonra davacı tarafından bozma ilamına uygun raporun sunulmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesinin isabetli olup olmadığı ve bu hususun esastan ret sebebi teşkil edip etmeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Aşağıda dökümü yazılı fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya geri verilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde Başkan ...'ın oy birliğiyle karar verildi.
(Karşı Oy)
Davacı 269,85 TL 0.H. 80,70 TL P.H. 189,15 TL Kalan
Davalı 1.100,39 TL P.H. 269,85 TL 0.H. 830,54 TL İade
KARŞI OY
Dairemizce maluliyet raporu alınmasına yönelik verilen bozma kararı sonrasında davacının rapor temin edilemediğinden hakem heyetinden ek süre talebinde bulunduğu, hakem heyetince 2 hafta ilave süre verildiği, 14.10.2022 tarihinde rapor sunulmadığından İtiraz Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verildiği, hastane tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna hitaben yazılan 18.10.2022 tarihli yazı içeriğine göre davacının 06.10.2022 tarihinde muayene edildiğinin, yeni EMG tetkiki talep edildiğinden rapor sürecinin devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının süresi içerisinde muayene olduğu ancak rapor sürecinin sona ermediği anlaşıldığından hakem heyetince başvurunun usulden reddi yönündeki kararın hatalı olup kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.