Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10366 E. 2023/12659 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10366
Karar No
2023/12659
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne-Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/512 E., 2021/69 K. Taraflar arasında kasten yaralamadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.06.2012 tarihinde davacının arkadaşları ile birlikte halı sahaya gittiğini, hasta olduğu için maça girmediğini ancak seyrettiğini, maçın arkadaşları ve diğer grup arasında gergin geçtiğini, maçın bitiminin ardından oradan uzaklaşmak isterken diğer gruptaki davalının arkadan gelerek elindeki silah ile müvekkilinin sol gözüne vurduğunu, sol gözünün fonksiyonunu tamamen kaybettiğini ve kafasında hayati tehlike geçirecek şekilde kemik kırığı oluştuğunu belirterek bu olay nedeniyle belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile uzuv tatili nedeniyle uğramış olduğu zarara ilişkin olarak 100,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 14.09.2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.468,44 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 220.182,25 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiş; davalı vekili duruşmadaki beyanlarında davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının vücut genel çalışma gücü %28 oranında kaybettiği, 9 ay süreyle iş göremezlik ve 2 ay bakıcı ihtiyacı oluştuğu, davalının, davacıya karşı gerçekleştirmiş olduğu basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek mahiyetteki kasten yaralama eylemi sebebiyle davacının vücut bütünlüğünün zarar gördüğü ve bu sebeple davacının bir miktar manevi tazminata hak kazandığı, davalının bu eyleminin ceza dosyasında sabit olduğu üzere davacının haksız tahriki altında gerçekleştirdiği bu sebeple takdir edilecek tazminattan bir miktar indirim uygulanması gerektiği, mahkumiyet kararında 1/3 oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı ve olayın oluş şekli ile tarafların eylemleri gözetilerek 1/3 oranında uygulanan haksız tahrik indiriminin uygun bulunduğu ve davacının yaşadığı elem ve acı göz önüne alınarak, ruhsal dengesi bozulan, sol gözünün işlevini kaybeden davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacıyla, günün ekonomik koşullarına ve davacının uğradığı zarara göre takdiren 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile 4.468,44 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 220.232,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada kusur yönünden alınmış bir rapor bulunmadığını, bu nedenle bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken müvekkilinin tam kusurlu olarak kabul edildiğini, davacının olay tarihindeki gelirinin tespitine ilişkin dosya kapsamında somut ve objektif bir belge ve bilgi yer almadığını, sosyal ve ekonomik durum tespit tutanağında davacının ne işle uğraştığı somut bir şekilde ortaya konulmadığından haksız fiil nedeni ile uğramış olduğu maluliyetin yapmış olduğu işi etkileyip etkilemediği konusunda da bir değerlendirme yapılamadığını, rapordaki rakamlar hakkaniyete aykırı olduğu gibi sebepsiz zenginleşmeye de mahal vereceğini, haksız tahrik indirimi yapılırken müvekkilinin maddi durumunun dikkate alınmadığını, hem maddi hem de manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, bilirkişi raporunda karşı tarafın askerlik hizmetine ilişkin tarih aralığı belirtilmiş ve bu dönem gelirinin olmadığı süre olarak değerlendirilmişse de raporun hesaplamalar bölümünde bu süre zarfındaki muhtemel gelirin toplam tazminat miktarından düşülmediğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlık kasten yaralama eylemine dayanmakta olup niteliğine göre kusur raporu alınmasına gerek bulunmadığı, haksız tahrik halinin olayın meydana gelmesinde davacı yanın müterafik kusurunu teşkil ettiği, kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşen ceza yargılamasında davalı sanık yararına 1/3 oranında uygulanan haksız tahrik indiriminin gerek maddi tazminatın hesabında, gerekse manevi tazminatın takdirinde mahkemece gözetildiği, 1/3 oranında yapılan indirimin olayın oluş şekline uygun bulunduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmelik hükümleri gözetilerek hazırlandığı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hesap raporunun dosya kapsamına ve Yargıtay içtihatları ile belirlenen ilkelere uygun ve hükme esas alınmaya yeter nitelikte bulunduğu, somut olayın özellikleri, kusur durumu, olay tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü, davacının yaralanmasının niteliği ve zararın ağırlığı gözetildiğinde mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının, uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, kusur raporu alınmadan davalının tam kusurlu olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının bedensel eksilmenin yanı sıra bu sakatlık nedeniyle maddi bir zarara uğradığını da ispat etmesi gerektiğini, davacının ne işle uğraştığı anlaşılamadığından maluliyet nedeniyle yaptığı işin etkilenip etkilenmediğinin belirlenmediğini bu şekilde hesap ile sebepsiz zenginleşmeye sebep olunduğunu, hükmolunan hem maddi hem de manevi tazminatın yüksek olduğunu, davalının fakirleşmesine sebep olacağını, askerlik döneminde gelir elde etmeyeceğinden bu dönem için tazminat hesabı yapılmaması gerektiğini, hesabın bu şekilde yapılıp yapılmadığının rapordan anlaşılamadığını, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kasten yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 49 uncu, 51 inci, 54 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen inlenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve haksız tahrik indirimi de yapılmak suretiyle davacıda kasten yaralama sonucu oluşan sürekli maluliyet tazminatının belirlenmesinde bir hata bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalının yardım talebi Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un 399 uncu maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından aşağıda yazılı harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10366, K. 2023/12659, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10366-e-2023-12659-k-733b180dc1e2