Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10344 E. 2023/13744 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10344
Karar No
2023/13744
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/915 E., 2022/914 K. DAVA TARİHİ : 18.10.2022 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kazadan dolayı yolcu konumundaki müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.10.2018 tarihli dilekçesi ile talebini 68.147,13 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda kararı ile maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulü ile 68.147,13 TL’nin 10.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek başvurana ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin 16.12.2018 tarihli ve 2018/İHK-1110 sayılı kararı ile maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, 100,00 TL'lik geçici iş göremezlik tazminatı ile ilgili karar verilmemiş olduğu gerekçesiyle itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne, 68.047,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek başvurana ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire'nin 08.12.2021 tarihli ve 2021/6675 Esas, 2021/9978 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda; davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen ve karara esas alınan engelli sağlık raporunda hangi yönetmelik'in esas alınarak rapor düzenlendiği anlaşılamamaktadır. Her ne kadar İtiraz Hakem Heyetince, karara esas alınan bu raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'ine uygun düzenlendiği belirtilse de düzenlenen raporun içeriğinden maluliyete esas alınan arazın ilgili yönetmelikteki karşılığı denetlenememiştir. Bu nedenle rapor, karar vermeye elverişli değildir. Buna göre, Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan 12.02.2015 kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine uygun yeni bir rapor alınarak, temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da dikkate alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Somut olayda, davacı davalı tarafından trafik sigortası yapılan araçta yolcu konumundadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının kaza sırasında arkadaşı Hakan Koç'un kullandığı araçta seyahat etmekte olduğu, yolcunun hangi sebepte otomobilde yolcu olarak bulunduğu ve taşımanın davacının yararına yapıldığı hususunda dosyada belge be bilgi olmadığı gerekçesiyle hatır taşıması indirimi yapılmamış, davalı vekilinin bu hususa ilişkin itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, ceza dosyasının tamamının celbi suretiyle davalı vekilinin hatır taşıması savunması üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak, tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılıp yapılmaması gerektiği hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmayıp zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, emniyet kemeri ile ilgili somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına itibar edilmemiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır. Somut olayda; davacının kazada oluşan yaralanması nedeniyle maluliyetinin sağ alt ekstremite yürüme bozukluğu ve skapula kırığından dolayı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Açıklanan vakıalar karşısında; İtiraz Hakem Heyetince KTK'nın 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin (omuz kırığından kalan hareket kısıtlılıkları) oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekir" denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmadan sonra alınan raporda daha yüksek orada maluliyet belirlenmiş ise de davacının temyizi olmadığından usuli kazanılmış haklar gözetilerek % 18 oranındaki maluliyetin esas alınması gerektiği, davacı tarafa ceza soruşturmasına ilişkin tüm evrakın sunulması için verilen kesin süreye rağmen belge sunulmadığı, kesin süre içerisinde sunulmadığı takdirde hatır taşıması ilişkisi bulunduğunun kabul edileceğinin ihtar edildiği, % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, maluliyet ile emniyet kemeri takılmaması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda uzman doktordan alınan raporda illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği, bu nedenle emniyet kemeri takılmadığından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 43.614,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek başvurana ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası alınan raporda % 22 oranında maluliyet tespit edildiğini, bozma neticesinde lehe hususların gözetilmeyip müvekkili için haksız indirimler neticesinde tazminat tutarının bir hayli düşürüldüğünü, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, vekalet ücretinin tam ve nispi olması gerektiğini belirtmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, başvurunun usulsüz olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 12.02.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 269,85 TL 0.H. 179,90 TL P.H. 89,95 TL Kalan 2.980,00 TL 0.H. 745,00 TL P.H. 2.235,00 TL Kalan

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10344, K. 2023/13744, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10344-e-2023-13744-k-9a0470a1df81