Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10342 E. 2023/13556 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10342
Karar No
2023/13556
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : İHK-2022/954 DAVA TARİHİ : 06.07.2017 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının reddi/ Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı çok taraflı trafik kazası sonucunda davacı motorsiklet sürücüsünün yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesiyle talebini 137.299,71 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketi tarafından başvuru sahibine ödeme yapıldığını, alınan maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini ve mevzuata göre şirket aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 137.299,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 27.12.2017 tarih ve İHK/5549 sayılı kararı ile; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek başvurunun kısmen kabulü ile 106.466,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 02.12.2021 tarihli, 2021/14379 Esas ve 2021/9659 Karar sayılı ilamıyla; ''...Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 24.02.2017 tarihli rapor İtiraz Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 51 olarak belirlenmiştir. Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'in ölçülerine göre, Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan rapor alınıp, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yeniden yapılan itiraz incelemesi sonucunda Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09.05.2022 tarihli maluliyet raporunda davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının % 30 olarak belirlendiği, Yargıtay içtihatları ile tazminat hesabının karara en yakın veriler kullanılarak yapılması gerektiği görüşü yerleşmiş olmakla, heyet tarafından başvuranın 2022 yılı asgari ücret verilerine göre, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülüne göre zarar hesabı yapıldığında bakiye tazminat tutarının 379.771,03 olarak hesaplandığı, bozma öncesi verilen kararda 106.446,53 TL'sına hükmedildiği ve kararın başvuran tarafından itiraza ve temyize konu edilmeyerek başvuran yönünden kesinleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, usulü kazanılmış haklar gözetilmeksizin tazminat hesabı yapılması ve buna dayanarak hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat hesabının alanında uzman ve bağımsız aktüer bilirkişiler tarafından yapılması gerekirken hakem heyetince yapılmasının hatalı olduğunu, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile belirlenmesi gerektiğini, davacı motorsiklet sürücüsünün kaskının takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki meydana geldiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce 137.299,71 TL, İtiraz Hakem Heyeti'nce 106.466,53 TL tazminata hükmedilmiş olup gerekçe ve sonuç kısmının çelişkili olması nedeniyle hüküm fıkrasının açıkça anlaşılamadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 54 ve 74 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 87, 89, 90, 91 ve 97 nci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ve 16/A maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümde taleplerin her birinin karşılanmış olması ve hüküm sonucunun açık, net ve hükmü infaz edecek makamlarda tereddüt ve şüpheye mahal vermeyecek ölçüde sarih olması önem taşımaktadır. Başka bir anlatımla tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Söz konusu düzenleme kamu düzenine ilişkindir. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ve 16/A maddeleri ile uyuşmazlık dosyalarının öncelikle sigorta hakemleri tarafından çözülerek karara bağlanması, sigorta hakemlerinin verdiği kararlara kaşı kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz olanağı tanınması, itiraz halinde ise üç kişilik İtiraz Hakem Heyetinin esas incelemesi yapması ve sigorta hakemlerince verilen kararı yerinde görmezse kaldırarak yeni karar vermesi düzenlenmiştir. İtiraz üzerine verilen kararların ise temyize tabi olduğu belirtilmiştir. Taraf itirazlarını yerinde bulan İtiraz Hakem Heyeti, hakem kararını kaldırarak yeniden hüküm kurabilmekte ve İtiraz Hakem Heyeti kararı, ilk hakem kararının yerini almakta olup temyize konu edilecek karar ise itiraz sonrası verilen İtiraz Hakem Heyeti kararıdır. Bozma uyarınca İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekir. Somut olayda; Daire bozmasından sonra İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek ve infaza elverişli yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken davalı vekilinin itirazının reddine şeklinde karar verilmekle yetinilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10342, K. 2023/13556, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10342-e-2023-13556-k-003afc81657e