Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10323 E. 2023/13028 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10323
- Karar No
- 2023/13028
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/716- 2021/684 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü/ İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.07.2020 tarihinde davacıların oğlu/desteği ’nın yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacıların oğlu/desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 2.500,00’er TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile taleplerini davacılardan için 160.964,35 TL'ye, için 116.924,52 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi, hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, olayda hatır taşıması olduğunu, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile davacı anne ve babanın talep edebileceği tazminatın usulünce hesaplandığı, desteğin kaza esnasında emniyet kemeri takmadığı, bu nedenle tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulü ile davacı ... için 128.771,48 TL ve için 93.539,62 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; destek payları belirlenirken tüm hak sahiplerinin dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın nişanlısının da davalı şirkete başvuru yapıp tazminat talebinde bulunduğunu, müteveffanın nişanlısı tarafından yapılan ayrı bir başvuru olması halinde dosyaların birleştirilmesini talep ettiklerini, ancak bu hususta araştırma yapılmadığını, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, hükmedilecek tazminattan hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, desteğin kaza esnasında emniyet kemeri takmadığını, ayrıca desteğin alkollü sürücünün aracına bilerek bindiğini, davaya konu kazadan dolayı açılan ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının dosya arasına alınması, uzlaşmanın bulunması halinde davacı tarafın talebinden feragat ettiğinin kabulü gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunun aktüer siciline kayıtlı uzman bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, tazminat hesabında destek paylarının yerleşik Yargıtay kararlarına uygun yapılması, müteveffanın ileride evleneceği, çocuklarının olacağının dikkate alınması, aktif-pasif dönem ayrımı yapılarak pasif döneme ilişkin tazminatın asgari geçim indirimi (AGİ) hariç net asgari ücret üzerinden hesaplanması, aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, % 0 teknik faiz ve progresif ranta göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacılar lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplandığı, itiraza konu kararda desteğin kaza esnasında emniyet kemeri takmaması sebebiyle hükmedilen tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, dosyadaki belgelerden desteğin sigortalı araçta hangi amaçla taşındığı tespit edilemediğinden davalı vekilinin hatır taşımasına ilişkin itirazının reddi gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, nişanlılığın evlilikten önceki döneme ilişkin bulunduğu, bu dönemde nişanlıların birbirlerine karşı nafaka yükümlüğü yahut başka bir bakım ve gözetim mükellefiyeti bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin ileride evleneceği, iki çocuğunun olacağı kabul edilerek, desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak pay dağılımının usulüne uygun yapıldığı, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının isabetli olduğu, desteğin kaza esnasında emniyet kemeri takmaması sebebiyle hükmedilen tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olup her bir davacı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davaya konu kazada davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava dışı olduğu, davacıların desteği , dava dışı ve ’ın araçta yolcu olarak bulunduğu, kazadan sağ olarak kurtulan dava dışı 'ın kolluk ifadesinde davacıların desteği ve diğer 2 kişi ile birlikte bir işletmede yemek yediklerini, sürücü haricinde hepsinin alkol aldığını, daha sonra yola çıktıklarını beyan ettiği, buna göre söz konusu kişilerin birlikte seyahat ettikleri sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacıların desteği 'nın davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu, sürücü ve diğer yolcular ile birlikte yemek yiyip alkol aldıktan sonra yola devam ettikleri sırada kazanın meydana geldiği, buna göre destek ile sürücünün arkadaş olduğu anlaşılmış olup, desteğin bu taşıma için sürücüye ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek 6098 sayılı TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairenin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.