Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10125 E. 2023/12733 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10125
Karar No
2023/12733
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2446 E., 2022/2183 K. HÜKÜM/KARAR : Dava Kısmen Kabulüne/Davacıların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların başvurusunun esastan reddine ve davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına davacılar ..., ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.12.2014 tarihinde müteveffalar ve in davalıların ZMSS sigortacısı, araç maliki ve sürücüsü olduğu ticari kamyonetin tam kusurlu olarak yaya geçişi esnasında çarpması üzerine hayatlarını kaybettiklerini, ölmeden önce çocukları ve 'in, 'nin ölmeden önce çocukları ve ın desteği olduğunu, davalıların zararın tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davacı ...'ın annesi ve teyzesi için ayrı ayrı cenaze ve defin gideri yaptığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında davacılar , , ve için 100'er TL'den 400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için şimdilik 100,00 TL cenaze ve defin giderleri tazminatının davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak ve dava tarihinden itibaren ticari temerrüt-avans faizi ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren ticari temerrüt-avans faizi ile tahsilini davacı ... için 30.000,00 TL, için 25.000,00 TL, için 25.000,00 TL, için 20.000,00 TL, için 20.000,00 TL, için 20.000,00 TL, için 20.000,00 TL, için 20.000,00 TL, için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan araç maliki ve sürücüden olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep etmiş, 16.12.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacılar , ve için maddi tazminat talebini herbiri için ayrı ayrı 20.217,35 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmiş olmalarının davayı kabul anlamına gelmediğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, gerçek zararın belirlenmesi için konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinin poliçe teminatı içerisinde değerlendirilmemesi gerektiğini, davacının avans faizi isteminin yasaya aykırı olduğunu, davadan önce müvekkili şirkete müracaatta bulunulmadığını, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde otomobil sürücüsü ...' un %25 oranında, davacı taraf murisi müteveffa ve 'in her birinin kendi ölümünde %75 oranında kusurlu oldukları, davacılardan ...'nın İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/650 Esas 2016/309 Karar sayılı ve 24.03.2016 tarihli kararı ile hükümlülük nedeniyle kısıtlanmasına karar verildiği, vasisinden vesayeten alınmış vekaletname sunması için kesin süre verildiği, vekaletnamenin sunulmadığı, davacı vasisi 'a usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, davayı takip etmediği, davacıların kaza sonucu annelerinin vefat etmesi nedeniyle manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacı ... () tarafından açılan maddi tazminat davasının 15.12.2019 haçlandırma tarihli talep arttırım dilekçesinde talep edilen tutar yönünden kabulü ile 20.217,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının davacı ... () için 20.217,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 20.217,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 25.12.2014 tarihinden davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan tahsili ile bu davacılara verilmesine, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... () için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan tahsili ile anılan davacılara verilmesine, davacı ... tarafından açılan cenaze ve defin giderlerine yönelik davanın kabulü ile 100,00 TL cenaze ve defin giderine ilişkin maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 25.12.2014 tarihinden davalı ...Ş yönünden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok az olduğunu gerekçesiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde; trafik kazası sonucunda her vefat edenin yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ödenemeyeceğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamadıklarının sabit olduğunu, mahkemenin kararındaki davacıları tek tek irdelemek gerekirse davacı ... ('un kaza tarihinde 24 yaşında olduğunu ve herhangi bir yüksek okula devam etmediğini; davacı ...'ın 27 yaşında olduğunu ve destek alacak yaşı çoktan geçmiş olduğunu, diğer davacı ...'ın ise müteveffanın sağlığında evlendiğini ve kaza tarihinde 34 yaşında olduğunu, dolayısıyla her üçü yönünden destekten yoksun kalma tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, TBK'nın 56 ncı maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun ve makul olduğu,Yargıtay ile Dairemizin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, nüfus kayıtlarına göre, 28.06.1980 doğumlu olan davacı ...'ın 25.12.2014 tarihinde gerçekleşen kaza tarihinde 34 yaşında olduğu, 09.12.1998 tarihinde evlenen bu davacının 3 çocuğunun bulunduğu; 01.02.1987 doğumlu olan davacı ...'ın kaza tarihinde 27 yaşında ve kazadan sonra 09.08.2015 tarihinde evlendiği; 24.11.1990 doğumlu olan davacı ...'un ise kaza tarihinde 25 yaşının içerisinde olduğu ve kazadan hemen sonra 17.05.2015 tarihinde evlendiği, davacıların yüksek öğrenim gördüklerini ispata yarar hiçbir delil de dosyaya ibraz edilmediği, buna göre, her üç davacı da, yüksek öğrenim gördüklerinin kabul edilmesi halinde dahi kaza tarihinde destek alabilecekleri yaş sınırını geçmiş bulundukları, bu davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 inci maddesi gereğince esastan reddine, davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davacı ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacılar ..., ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, davacı ... () için 5.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... (Tek) için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... ı için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan tahsili ile anılan davacılara verilmesine, davacı ... tarafından açılan cenaze ve defin giderlerine yönelik davanın kabulü ile 100,00 TL cenaze ve defin giderine ilişkin maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 25.12.2014 tarihinden davalı ...Ş yönünden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri ile resen dikkate alınacak sebeplere ilaveten müteveffa Cahide'nin ölmeden önce çocukları olan müvekkil Banu ve Hüseyin'in, diğer müteveffa Nadide'nin ölmeden önce çocukları olan müvekkil Kader ve Ferhat'ın desteği oldukları, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni, sürücüsü olup diğer davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze defin gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme: İlk Derece Mahkemesince davası tefrik edilip ayrı bir esasa kaydedilerek davacılardan yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kısa kararda sehven bu davacı yönünden de hüküm kurulduğu, kısa karar ve gerekçeli kararda çelişki olmaması için hüküm kurulduğunun belirtildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kurduğu yeni hükümde bu hususun gözetilmemesi hatalı olmuşsa da tarafların bu konuda temyizi olmadığından bu durum sonuca etkili olmayıp eleştirilmekle yetinilmiştir. 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen manevi tazminat talepleri davacılar ..., ..., ..., ve ... yönünden ayrı ayrı 15.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.080,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, anılan davacıların temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacılar vekilinin davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde, (2-a)Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacıların davalı ... yönünden davacıların destekten yoksun kalma tazminat talep etme koşullarının oluşmadığı, cenaze giderleri için karar verildiği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar ..., ... ve ...'ın aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. (2-b) Davacılar ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesinde; 6100 sayılı Kanun'da “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istkirar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacıların yüksek öğrenim gördüklerinin kabul edilmesi halinde dahi kaza tarihinde destek alabilecekleri yaş sınırını geçmiş bulundukları, bu davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan yalnızca davalı ...Ş. tarafından istinaf edilmiş olup diğer davalılar ... ve ... tarafından bu kanun yoluna başvurulmadığı sabittir. Bu davalılar yönünden İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminat miktarının kesinleşmiştir. Bu yön gözetilmeden anılan davacıların destekten yoksun kalma taleplerinin davalı .... dışındaki davalıları da kapsayacak şekilde reddine karar verilmesi davacıların bu davalılara yönelik usuli kazanılmış haklarını ihlal ettiğinden yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, davacılar ..., ..., , ı ve ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2a) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (2b) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, davacılar ..., ... ve ... yönünden temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10125, K. 2023/12733, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10125-e-2023-12733-k-c7e6e6a3d0e7