Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10094 E. 2023/13881 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10094
Karar No
2023/13881
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/493 D.İş - 495 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.100,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne toplam 43.804,72 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B.İtiraz sebepleri Davacı vekili, hesaplamada progressif rant yönteminin kullanılması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. Davalı vekili, alacağın bir kısmının davacı tarafından temlik edildiğinden temlik alacaklısına davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davadan önce usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, karara esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, davacının ceza yargılamasında şikayetten vazgeçmesi nedeniyle tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazlarının reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplamada %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin tam nispi olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; alacağın bir kısmının temlik edildiğini, davanın temlik alacaklısına bildirilmesi gerektiğini, davadan önce usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, karara esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, davacının ceza yargılamasında şikayetten vazgeçmesi nedeniyle tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 183 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89, 90. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 14 üncü ve 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekili alacağın davacı tarafından temlik edildiğini ileri sürerek bu hususun dikkate alınması gerektiğini savunmuş hakem heyetince anılan savunma yönünde araştırma yapılmaksızın karar verilmiştir. Eksik incelemeyle karar verilemez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183 üncü maddesinde; “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez” düzenlemesi yer almıştır. Buna göre, alacaklının alacağını 3. kişiye devredebileceği düzenlenmiştir. Temlik, borç doğuran bir akit değil, alacağı başkasına geçiren mücerret hukuki bir tasarruftur. Bu işlem ile temellük eden alacaklının halefi olmaktadır. Dolayısıyla, temlik eden kişinin temlik ettiği bedel üzerinde tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. Somut olayda; davacının başvuruya konu kaza kapsamında tahakkuk edecek tazminatın 5.000,00 TL’sini davadışı Azaflı Hasar Şirketine temlikname ile devrettiği anlaşılmakta, söz konusu temliğin hangi tarihte yapıldığı ise anlaşılmamaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyaya sunulan temlikname hakkında davacı tarafın da beyanı alınarak, temlikname ile devredilen kısım yönünden davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 29.08.2018 tarihinde meydana gelmiş olup karara esas alınan maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda kaza, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya sigortalı minibüsün çarpışması sonucu gerçekleşmiş, davacı epilepsi arazına bağlı olarak %5 oranında malul kalmıştır. Dosya kapsamından davacının kaza sırasında kask takıp takmadığı anlaşılamamaktadır. Yaralanmanın niteliğine göre davacının kask takıp takmadığının araştırılarak kask takmadığı kanaatine varılırsa davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarı belirlenmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 5. Davacıda oluşan zararın tespitine yönelik alınan aktüer raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmış, anılan rapor benimsenerek karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Her ne kadar bakiye ömrün tespitinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasında isabetsizlik yok ise de hesaplamada %1.8 teknik faizin esas alınması Dairemizin içtihatlarına uygun değildir. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince yapılacak iş; tazminatın miktarına yönelik olarak, bakiye ömrün tespitinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılarak, işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanıldığı ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10094, K. 2023/13881, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10094-e-2023-13881-k-1e1a1327bd8d