Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10074 E. 2024/10042 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10074
Karar No
2024/10042
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/53 E., 2023/77 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen KAbulü Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı asil ... ile vekili Av. ... geldi. Davacılar adına gelen olmadı. Davalı asil ... ve vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın 10.04.2006 tarihinde davalı ... tarafından öldürüldüğünü, bu nedenle davalı hakkında tazminat davası açtıklarını, tazminat kararı uyarınca icra takibi yapıldığını, haczi kabil malı bulunamadığını, ancak arsa sahibi davalı ... olan ve davalı borçlu ...'ın müteahhitliğini üstlendiği dava konusu taşınmazda davalı borçlu müteahhite düşen dairelerin mal kaçırma amacı ile diğer davalılara devredildiğini belirterek, bu tasarrufların iptalini taşınmazlar dava dışı şahıslara satıldığından bedelin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin öldürme olayından sonra cezaevine düşmesi nedeni ile üstlendiği işi yürütemediğini, mal sahibinin inşaatı devam ettirdiğini, müvekkkile verilmeyen dairelerin diğer üçüncü kişilere devredildiğini belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazı davalı ...'den tapuya güvenerek aldığını iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; müteahhit olan ...'ın inşaatı tamamlayamadığını, kaba inşaatını bitirdiğini kendisinin ...'a vereceği daireleri satarak kalan işleri tamamladığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar .... ve ...; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.03.2015 tarihli ve 2006/447 Esas, 2015/205 Karar sayılı kararı ile; davalı ... ile müteahhit olan davalı ... arasında sözlü olarak yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğu, ayrıca müteahhit ... tarafından yapılan inşaatın davacıların murisini öldürdüğü 10.04.2006 tarihine kadar tamamlanma oranının %60 seviyesinde olduğu, davalı ...'ın yaptığı inşaat karşılığı arsa sahibi olan davalı ...'den bağımsız bölüm talep etme hakkının doğmadığı, dolayısıyla müteahhit ...'ın cezaevine girmesi üzerine arsa sahibi olan davalı ...'in yarım kalan inşaatı tamamlamak için kendisi adına tapuda kayıtlı olan bağımsız bölümleri diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların davacılar tarafından istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.05.2019 tarihli ve 2016/9819 Esas, 2019/6872 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda, mahkemece dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olarak nitelenmesine rağmen, dava koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda hiç bir değerlendirme yapılmamıştır. Öncelikle yapılması gereken iş, dava dayanağı Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2012/4910 sayılı takip dosyası getirtilip yukarıda belirtilen dava koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmasıdır. Ön koşulların varlığının tespit edilmesi halinde davanın esası yönünden inceleme yapılması gerekmektedir. Bu halde ise, davalı ... ile ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı ve davalı borçlu ...'ın müteahhit olarak inşaatı tamamlaması halinde kendisine düşen dairelerin olduğu, davalı ...'in Denizli 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/260 Esas sayılı dosyasından yaptırdığı tesbitte inşaatın %66 oranında bittiği belirlendiği anılan davalılar arasında ihtilafsız olduğundan, mahkemece konusunda uzman bilirkişiden alınacak rapor ile davalı ...'ın inşaatı % 66 oranında iş yaparak arsaya harcama yapması sözleşme hükümlerine göre değerlendirilerek üçüncü kişilere yapılan tasarrufların İİK'nun 277-279 ve 280 madde kapsamında iptale tabi olup olmadığı tartışılarak sonucunda üçüncü kişiler taşınmazı elinden çıkarmış iseler bu durumda da İİK'nun 283. madde gereğince davanın bedele dönüşüp dönüşmeyeceğinin değerlendirilmek sureti ile karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arsa sahibi ile yüklenici arasındaki anlaşmaya göre 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin arsa sahibi olan ...'e kalması gerektiği, bu nedenle arsa sahibi olan davalı ...'ün 1 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'ya devretmesinin olağan olduğu, yine 4 numaralı bağımsız bölümün arsa sahibi olan ... uhdesinde kaldığı, arsa sahibinin yüklenici ile yaptığı anlaşma gereği kendi uhdesinde kalan 4 numaralı bağımsız bölüm bakımından da tasarrufun iptali şartlarının gerçekleşmediği, her ne kadar 2 numaralı bağımsız bölümün arsa sahibi ... tarafından davalılardan ...'na devrine yönelik işlem yönünden de tasarrufun iptali talep edilmiş ise de, yüklenicinin cezaevine düşmesi nedeniyle inşaatın kalan %34'lük kısmını kendi imkanları ile tamamlayan ...'ün gerek kendisi ile gerekse borçlu yüklenici ile aralarında akrabalık bağı bulunmayan ...'na 2 nolu bağımsız bölümü devretmesi yönünden de tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığı, davalılardan ...'in davalı borçlu ...'nın ağabeyi olan ...'nın gayriresmi eşi olduğu, davalı ... tarafından davaya konu 3 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin ...'e devri ve bu devirlerden 3 ay sonra ... tarafından söz konusu iki bağımsız bölümün elden çıkarılması suretiyle gerçekleşen tasarrufların iptale tabi olduğu gerekçesiyle Denizli İli, ... İlçesi, ... Mah. 91 ada 26 parselde kayıtlı 1, 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümler yönünden davalılar ..., ... ve vefat eden ... aleyhinde açılan davanın esastan reddine, Denizli İli, ... İlçesi, ... Mah. 91 ada 26 parselde kayıtlı 3 ve 5 numaralı bağımsız bölümler yönünden davalılar ... ve ... aleyhinde açılan davanın kabulü ile davaya konu 3 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin devrine dair davalılar ... ve ... arasındaki tasarrufların İİK'nun 277 vd. maddeleri gereği iptaline, davaya konu 3 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin davalı ... tarafından dava dışı 3. kişilere devri nedeniyle İİK'nun 283/2 nci maddesi gereği Denizli 3. İcra Müdürlüğünün 2012/4910 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere 201.537,00 TL'nin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait olan 2 daireden birisini davalı ... 'ya devrettiğini, yine 26.05.2006 tarihinde, davalı ...'ın belirlediği ... ve ...'na diğer 3 dairenin tapusunu devrettiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde normal yolun bu şekilde işlediğini, davalı ... ile elbirliği içinde davacıların alacağını tahsil etmelerini engellediğine yönelik gerekçenin ise hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, başından beri davalı ...'e ait olan arsa niteliğinde bir taşınmaz olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği ...'ın hakkı olan 3 adet daireyi ...'ın istediği kişilere devrettiğini, bunu da eldeki davadan 3 ay önce yaptığını, müvekkilinin borçlu olmadığını, iptâl konusu tasarruftan yararlanan üçüncü kişi yani taşınmazı devralan kişi ya da devralan kişinin mirasçısı olmadığını, borçlunun taşınmazını (ona düşen daireyi) onun istediği kişiye vekaleten devreden kişi olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Somut olayda; dosya kapsamından davalı borçlu ... ile davalı ... arasında taraflarca kabul edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunduğu, dava konusu 1 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin arsa sahibi olan ...'e, 2, 3 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin ise müteahhit olan davalı borçlu ...'na verileceği, tüm tapuların mecburen arsa sahibinde bulunacak olup, inşaatın bitimi halinde müteahhide düşen bu daire tapularının müteahhide veya onun göstereceği şahsa devredileceği anlaşılmaktadır. Buna göre, dava konusu 2,3 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği müteahhit olan davalı borçlu ...'a ait olduğu, tapunun ise mecburen arsa sahibi tarafından devredildiği, dolayısı ile bu bağımsız bölümlerin gerçekte arsa sahibi olan davalı ...'e ait olmadığı görülmektedir. İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali davalarında ancak borçlunun üzerinde tasarruf edebileceği haklara ilişkin olarak dava açılabilir. Somut olayda dava konusu 2,3 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin borçlunun üzerinde tasarruf edebileceği bir daire olup, borçlunun göstermiş olduğu ... ve ...'e arsa sahibi olan ... tarafından devredildiği, ... tarafından sadece borçlu müteahhidin adına yapılmış bir devir niteliğinde olduğu anlaşıldığından ve davalı borçlunun gösterdiği davalı ... ile borçlunun akraba olduğu da tespit edildiğinden ... yönünden davanın kabulü doğru ise de kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği müteahhit borçlu ... adına devir yapan davalı arsa sahibi ... yönünden davanın reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'e verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10074, K. 2024/10042, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10074-e-2024-10042-k-87ac535947d1