Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9450 E. 2024/2033 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9450
- Karar No
- 2024/2033
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/608 E., 2022/669 K. İHBAR OLUNANLAR : 1-NKD Elektrik Enerji Üretim A.Ş. vekili Avukat... Serarslan 2-Heltaş İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... 3-Yapı Kredi Sigorta A.Ş. DAVA TARİHİ : 15.06.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/146 E., 2021/511 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ...Grup Yolu olarak adlandırılan Tokat ili ... ilçesine bağlı bir kısım köy yollarının yaptırıldığını, söz konusu ...Grup Yolunun bulunduğu bölgede davalı tarafça 2011 yılında HES inşaatı çalışması başlatıldığını, inşaat sebebiyle davalıya ait ağır tonajlı araçlar ve iş makinelerinin 3 yılı aşkın bir süre boyunca bu yol güzergahını sıklıkla kullandıklarını, bu kullanım sebebiyle yolların bozularak kullanılamaz ... geldiğini, davalı tarafça çalışmaya başlanılmadan önce ... 38. Noterliğinin 27.08.2011 tarih 11431 yevmiye nolu belgesi ile HES çalışmaları sebebiyle köy yollarında oluşacak zarar ve bozulmaların giderileceği ve ulaşımın aksamaması için gerekli önlemlerin alınacağının taahhüt edildiğini, ancak bu taahhüde rağmen yollardaki hasarın giderilmediğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/15 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi ek raporunda yoldaki zararın 1.408.448,06 TL olduğunun tespit edildiğini, ancak müvekkilinin zararının tespit edilen tutardan daha fazla olduğunu ve bu zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.408.448,06 TL'nin 02.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle yetki, husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca dava konusu köy yolunda meydana geldiği iddia olunan zarara müvekkili şirketin sebep olmadığını, müvekkili tarafından taahhüt verilmiş olmasının iddia olunan zarara müvekkilinin sebep olduğu anlamına gelmeyeceğini, kaldı ki inşaat sırasında meydana gelen zararın müvekkili tarafından giderildiğini, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu uyuşmazlık konusu haksız fiile dayalı tazminat davası olduğundan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu, 2014 yılında haksız fiilin sona erdiği kabul edilmekle dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayan alacağın bulunmadığı, davacı idarenin bakım, onarım ve sorumluluğunda bulunan Tokat ili ... ilçesi Çat Köyü ile Güneygölcük Köyü arasında ulaşımı sağlayan 25,9 km uzunluğundaki yolda bozulmalar meydana geldiği keşif işlemi sırasında mahallinde mahkemenin dava konusu yola ilişkin keşif zaptında yer alan keşif gözlemi, keşif sırasında alınan video kaydı ve dosya arasına alınan bozulmalara ilişkin kaymakamlık tarafından düzenlenen "kaymakamlık yazı işleri müdürü - il özel idare müdürü - harita teknikeri" imzalı 17.05.2011 - 22.06.2011 - 29.07.2011 - 22.06.2011 tarihli 4 adet tutanak, kaymakamlık ve ilçe özel idare tarafından yolun davalı şirket tarafından düzeltilmesi talimatını içerir yazılardan anlaşıldığı dosya arasına alınan 2011-2014 yıllarına ait meteoroloji kayıtları incelendiğinde yağış durumunun asfalt üzerinde yıpranma/aşınma yaratabileceği, ancak çoğunlukla hafif kuvvette olan ve az miktarda da orta kuvveti aşmayan bu yağışların dava konusu yol üzerindeki bozulmaların mevcut haline tek başına sebebiyet vermeyeceği, davalının haksız fiili ile zarar arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırmadığı kabul edilmekle yağış miktarının hakkaniyet indirimi takdirinde dikkate alındığı diğer yapılan HES inşaatının da aynı yolu kullandığına ilişkin davalı iddiaları, ihbar olunan NKD şirketinin iddiaları ve tanık beyanları dikkate alınarak diğer HES inşaatını inşa eden şirketin kullandığı yola verdiği zararlara ilişkin açılan mahkemenin 2016/1113 Esas sayılı dosya incelenmekle, yolun her iki şirketin ortak kullandığı kısımlarının bulunup bulunmadığına ilişkin fen bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda 6.8 km yolun ortak kullanılan yol olduğu tespit edilerek bu hususun hakkaniyet indirimi takdirinde dikkate alındığı, 2011-2014 yıllarına ait meteoroloji kayıtları ve 6.8 km uzunluğundaki ortak kullanılan yol dikkate alınarak %10 hakkaniyet indirimi uygulandığı, hakkaniyet indirimine karşılık gelen 71.043,99 TL yönünden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri yapılmadığı, yapılan keşifte video kaydı alındığından yeniden keşif yapılmasına yer olmadığına karar verilerek dosya yeni bilirkişi heyetine tevdi edilmekle, önceki alınan raporlar arasındaki çelişkileri ve taraf itirazlarını gerekçeli olarak irdeleyen, yöntem itibari ile yasa hükümlerine uygun olan, hükme esas alınabilir ve denetime elverişli 20.05.2021 havale tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, haksız fiil sorumluluğunda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zararın olay tarihi itibarıyle gerçekleşmiş sayıldığı, haksız fiilin 2014 yılında sona erdiği kabul edilmekle davacı vekili 02.07.2014 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğundan taleple bağlı kalındığı, tacir sıfatını taşıyan davalıya yöneltilen haksız eylemden kaynaklanan iş bu davada ticari avans faizine hükmedildiği, yargılama gideri kapsamında olan tespit giderlerinin tarafların haklılık oranlarına göre paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile %10 hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle 639.395,94 TL'nin 02.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla, karara dayanak alınan bilirkişi raporu ve rapordaki tazminat hesabının hatalı olduğunu, itiraz ettikleri hususların ek raporda değerlendirilmediği gibi yeni bir rapor alınmadan hatalı rapora dayalı olarak karar verildiğini, tamamen davalının sebep olduğu ve üstelik gidermeyi taahhüt ettiği zarardan dava dışı şirketlerin de aynı yolu kullanmaları ve meteorolojik şartlar sebebiyle hakkaniyet indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın tümden kabulünün gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın zamanaşımına uğradığını, 31.05.2013 tarihinden sonra davaya konu yolda tonajlı araçlarla taşıma yapılmadığını, yetersiz gerekçe ile hüküm verildiğini, delillerin tam olarak değerlendirilmediğini, delil tespit dosyasının hükme esas alınamayacağını, husumet itirazlarının reddedilmesinin yerinde olmadığını, zararın kim tarafından ne oranda tazmin edileceğine dair kusur tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, meteorolojik şartların ve yolu başkalarının da kullanmasının yolun bozulmasına etksinin ne kadar olacağının bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının ve yeniden keşif yapılması taleplerinin dikkate alınmamasının açıkça HMK'nın 281 inci maddesine aykırı olduğunu, mahkemece 14.06.2019 tarihli celsede keşif icrasına karar verildiğini, davacı yanca masrafı ikmal edilmiş olmasına karşın mahallinde keşif yapılmadığını, yapılmayan keşif işleminin yargılama giderlerinin de hüküm fıkrası ile müvekkiline yüklendiğini, tanık beyanlarının sadece bir kısmının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, mahkemece uygulanan hakkaniyet indiriminin hukuka aykırı olduğu gibi indirim oranının da son derece düşük olduğunu, illiyet bağı yönünden oluşturulan gerekçenin dosya kapsamına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu yollara zarar vermediğini, zarar verdiği iddiasının ispat edilemediğini, davanın tümden reddinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karar usul ve yasaya uygun bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı şirketçe yaptırılan HES inşaatı sebebiyle davacının sorumluluğundaki yolların hasar görmesi sonucu maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 146 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davalı şirketin davaya konu inşaat çalışması başlatılmadan önce ... 38. Noterliği 11431 yevmiye ve 27.08.2011 tarihli belgesi ile HES inşaatı çalışmaları nedeniyle köy yollarında oluşacak zararların ve bozulmaların giderileceğini ve köy yollarında ulaşımın aksamaması için gerekli önemlerin alınacağını taahhüt ettiği, keşif sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre inşaatın 2014 yılı başlarında bittiğinin anlaşıldığı, davaya konu yerdeki köy muhtarlarınca ... Kaymakamlığı'na hitaben yazılan 15.04.2014 tarihli yazı ile davalı şirketin inşaatı nedeniyle bozulan köy yolları konusunda gereğinin yapılmasının talep edildiği, ... Kaymakamlığı'nın 30.04.2014 tarihli yazısı ile davalı şirketten bozulan yolların eski durumuna getirilmesinin talep edildiği, eldeki davanın 15.06.2015 tarihinde açıldığı, 6098 sayılı TBK'nın 146 ncı maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bu nedenle zamanaşımı süresi dolmadan eldeki davanın açıldığının anlaşıldığı, davaya konu yerde usulüne uygun şekilde keşif yapılarak zararın belirlendiği, 20.05.2021 havale tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu yoldaki zararın KDV dahil 710.439,93 TL olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, 2011-2014 yıllarına ait meteoroloji kayıtları esas alınarak yağış durumunun asfalt üzerinde yıpranma/aşınma yaratabileceği gerekçesiyle bilirkişi raporunda tespit edilen 710.439,93 TL üzerinden % 10 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının isabetli olduğu, davaya konu yollarda meydana gelen zarar ile davalı şirketin inşaat faaliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunun sabit olduğu anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda davalı şirketin davaya konu yerdeki HES inşaatı çalışması nedeniyle davacı kurumun sorumluluğundaki köy yollarının zarara uğradığı anlaşılmakla birlikte, eldeki dosyada ihbar olunan sıfatı taşıyan NKD Elektrik Enerji Üretim A.Ş.'nin de aynı bölgede HES inşaatı faaliyetinde bulunduğu ve dava dışı bu şirketin söz konusu inşaat sırasında eldeki davaya konu yolun bir kısmını kullandığı, anılan şirketin kullandığı yola verdiği zararlara ilişkin davacı kurum tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/1113 Esas sayılı dosyası kapsamında tazminat davası açıldığı, eldeki dosyada yolun her iki şirketin ortak kullandığı kısımlarının bulunup bulunmadığına ilişkin fen bilirkişisinden rapor alınmasına karar verildiği, alınan 28.09.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda 6,8 km yolun ortak kullanılan yol olduğunun tespit edildiği, bu hususun mahkemece hakkaniyet indirimi takdirinde dikkate alındığı, 20.05.2021 havale tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu yoldaki zararın KDV dahil 710.439,93 TL olduğunun tespit edildiği, mahkemece 2011-2014 yıllarına ait meteoroloji kayıtları ve 6,8 km uzunluğundaki ortak kullanılan yol dikkate alınarak %10 oranında hakkaniyet indirimi uygulanarak 639.395,93 TL tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, mahkemece davalı şirket ve NKD Elektrik Enerji Üretim A.Ş. tarafından ortak kullanılan 6,8 km yolda meydana gelen zararın, söz konusu iki şirketin iş hacimleri dikkate alınarak meydana gelen zararın ne miktarda davalı şirketin faaliyeti neticesinde zarar gördüğü tespit edilmeksizin ve bu yönde bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, 6,8 km yoldaki tüm zarardan sadece %10 takdiri indirim yapılmak suretiyle davalı şirketin sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Şu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davalı ve davadışı şirketin iş hacimleri dikkate alınarak, ortak kullanılan 6,8 km yolda meydana gelen zarardan her bir şirketin hangi oranda sorumlu oldukları hususunda konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davalı şirketin 6,8 km yolda meydana gelen zararın ne kadarından sorumlu olduğunun tespit edilmesi, iki şirketin sorumlu olduğu miktarın tespit edilememesi halinde ise her bir şirketin meydana gelen zararın % 50'si oranında sorumlu olduğunun kabulü ile (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Kabule göre de davacının keşif yapılmasına ilişkin talebi üzerine mahkemece 14.06.2019 tarihli celsede 24.07.2019 günü mahallinde keşif yapılmasına karar verildiği, davacı tarafça 20.06.2019 tarihinde keşif harcının ödendiği, daha sonraki celselerde keşfin ertelendiği, 12.03.2021 tarihli celsede ise davacı vekilinin yeniden keşif talebinin reddine karar verildiği, söz konusu keşfin icra edilmemesine rağmen, davacı tarafından ödenen 2.464,00 TL keşif harcının yargılama giderine eklendiği ve daha sonra kabul ret oranına göre davalı tarafın, yapılmayan söz konusu keşfin harcından sorumlu tutularak hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, icra edilmeyen keşfin harcından davalının sorumlu tutulması doğru olmamıştır. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.