Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/795 E. 2024/12057 K.

Konu: Muvazaalı İşlemin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/795
Karar No
2024/12057
Karar Tarihi
Konu
Muvazaalı İşlemin İptali

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/906 E., 2021/1816 K. HÜKÜM/KARAR : Red /Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/754 E., 2021/177 K. Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; alacaklı muris ... tarafından borçlusu torunu ... olan Konya 7.İcra Müdürlüğünün 2012/11663 E., sayılı dosyasında (yeni esas: 2015/1541) kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığını, bu takibe istinaden 16.11.2012 tarihinde müvekkilinin iş yerinde ihtiyati haciz yolu ile haciz işlemi yapıldığını, müvekkilinin kardeşi ... ile torun ...'in görünürde ortak olarak çalışmakta iken torun ...'e esas sermayeyi veren ve bir nevi ortak olan dede ... olduğunu, kısacası alacaklı ile borçlu arasında organik bağ mevcut olup alacağın da muvazaalı bir alacak olduğunu, müvekkilinin kardeşi ... ile borçlu ... arasında anlaşmazlık çıkmadan evvel davaya konu matbaa makinelerini davalı torun ...'den satın satın aldığını, ... ile torun ... arasında anlaşmazlık çıkması nedeni ile dede ve torun ...'in anlaşmalı haciz yaparak müvekkilinin daha önceden aldığı matbaa makinelerini elinden almak istediklerini, bu nedenle haksız ve muvazaalı icra takibi yaparak müvekkilinin menkullerine haciz koyarak muhafaza altına aldıklarını, dede-baba torun ...'e karşı icra takibi içinde olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle Konya 7.İcra Müdürlüğünün 2012/11663 E., (yeni esas: 2015/1541) sayılı dosyasının muvazaa nedeni ile takibin iptaline, haksız haciz nedeniyle icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı muris ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/515 E., 773 K., sayılı kesinleşen dosyası ile alacaklı dede ... tarafından borçlular torun ... ile ... aleyhine 10.08.2012 tanzim tarihli 3 adet bonoya dayanılarak başlatılan icra takibinde 16.11.2012 tarihinde yapılan hacizde davalı 3.kişi olan davacımız ...'nin istihkak iddiasında bulunduğu, bonolar üzerinde borçlu olarak ... kaşesinin basılı bulunduğu, haciz tutanağına göre davalı 3.kişi davacımız ... "... ... Matbaa'yı 13.09.2012 tarihinde devraldığını, ayrıca bu iş yerindeki tüm malları da fatura ile devraldığını ve borcunu ödediğini ..." beyan ettiği, borçluya ait işletme bizzat 3.kişinin beyanına göre davalı 3.kişi tarafından devralındığı, bu durumda İİK.nun 44.maddesinde düzenlenen ticaretin terki ile ilgili gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilememesi karşısında 6098 s.TBK.nun 202/2.maddesi gereğince devralanın da işletmenin borçlarında sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinden ...'nin istihkak iddiasının reddine karar verildiği, bu muvazaa nedeniyle takibin iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Taraflara ait sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yaptırılmış olup davalılar arasındaki borç ilişkisinin var olup olmadığı hakkında tanıklar dinlenilmiş, muris ... ile davalı ...'in dede-torun şeklinde akrabalık ilişkilerinin bulunduğu, dede ...'in torun ...'e işyeri sermayesi için para verdiği, bu durumun davacı beyanı ve tanık beyanları ile sabit olduğu, dede ...'in verdiği bu para karşılığında torun ...'in ve davacının kardeşi ....'in imzası bulunan bedel kısmı ve vadesi boş olan senet ve bedel ve vadeleri yazılı senetler aldığı, torun ... ve ...'in borcu ödemedikleri, bunun üzerine haciz işleminin yapıldığı, dava tasarrufun iptali istemine ilişkin olup 4721 sayılı TMK'nın 6 ve HMK 190.maddeleri gereğince ispat yükünün, eldeki davada davacı üzerinde olduğu ve davacının muvazaa iddiasını ispat edemediği, böylece ispat yükü kendisine düşen davacı tarafça yöntemine uygun kanıtlar ile ispatlanamadığından örnek Yargıtay içtihatları da nazara alınarak (17.HD. 2012/12676-2013/15509) davanın reddine" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde ,mahkemenin dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesinde hataya düştüğünü, davanın reddine yönelik kabulünü hangi delille dayandığınında belirsiz olduğunu, müvekkilinin kardeşi ... ile torun ... in her ne kadar ... Ltd Şti de ortak olsalar dahi dede ...'in torun ...'e esas sermaye vererek aslında şirkete ortak olduğunu, dedenin torununa esas sermaye vererek aslında şirketin ortağı olduğunu ve ortaklığa borç vermediğinin dosyada dinlenen tanıkların beyanları ile ortaya çıktığını, tanıkların dedenin ortaklığa borç verdiğine dair bir bilgilerinin olmadığını beyan ettiklerini, tanık ... ve ...'nun dedenin ortak olduğunu doğruladıklarını, dede ...'in ortak olarak verdiği para nedeniyle alacaklı olamayacağı açık olduğu gibi belirtilen miktardaki senet veya senetlerin de bu amaçlar düzenlenmediğinin açık olduğunu, nitekim davanın başından beri iddianın torun ... ile dede ...'in anlaşmalı bir şekilde bunları düzenledikleri olduğunu, dosya kapsamında dinlenen müvekkilinin kardeşi ...'in ifadesinden de anlaşılacağı üzere vade ve bedel kısmı boş olarak düzenlenen kendi imzasının da olduğu senetlerin mal alımı için boş olarak düzenlenmiş senetler olduğunu daha sonradan dede ...'in alacaklı gibi düzenlendiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği iddiaları yenileyerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TBK 'nın 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı takibin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun'un 19.maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacının borçludan bir alacağının olmamasına ve istihkak iddiasının reddine karar verilmiş bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/795, K. 2024/12057, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-795-e-2024-12057-k-0605f0ce6cd5