Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7732 E. 2023/9905 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7732
- Karar No
- 2023/9905
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/475 Esas, 2022/448 Karar HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine/ davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/616 Esas, 2019/1594 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.04.2018 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilmeyen motosikletin davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını, davacının kazanın oluşunda herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 10.09.2019 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 149.600,52 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının davasını somut delillerle ispatlaması gerektiğini, başvuranın talep etmiş olduğu zararın Güvence Hesabının sorumluluğuna girip girmediğinin tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik ve kazanç kaybı gibi taleplerin muhatabının davalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyeti oluştuğunun belirlendiği, davaya konu kazanın plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusuru ile gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 32.657,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 116.942,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kaza tarihine göre 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarının işbu davada uygulanması gerektiğini, 18.12.2018 tarihli raporda davacının 1 yıl sonra yeniden muayene olması gerektiği belirtildiği halde bu süre dolmadan kalıcı maluliyete ilişkin rapor düzenlendiğini, ayrıca 18 aylık iyileşme süresi belirlendiği halde kazanın üzerinden 15 ay geçmişken, davacının henüz iyileşme dönemindeyken sürekli maluliyet oranının belirlendiğini, sürücüsü tespit edilemeyen bir araç nedeniyle maluliyetinin oluştuğuna dair somut bir delil bulunmadığını, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu faiz başlangıcının hatalı olduğunu açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olduğu, keşifte dinlenen tanık beyanı, soruşturma evrakları, yaralanmanın niteliği ve alınan raporlar uyarınca plakası tespit edilemeyen aracın varlığı nedeni ile davalıya husumet yöneltilmesinde hata olmadığı, faiz başlangıç tarihinin doğru tespit edildiği, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili katılma yolu ile verdiği temyiz dilekçesinde; kaza tarihinden sonra Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında yapılan hesaplama yöntemine ilişkin değişiklik nedeni ile kararın hesaplama yönteminin hatalı olması nedeni ile kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 02.04.2018 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89 ve 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmemesine, davacının meydana gelen kaza sonrasında hastane başvurusunda trafik kazası açıklamasının olmasına, kazanın üzerinden çok süre geçmeden 23.04.2018 tarihinde kaza ile ilgili emniyet müdürlüğüne başvurmasına ve akabinde de dava açmasına göre usul ve kanuna uygun olup dilekçelerde sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.