Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7605 E. 2024/6047 K.
Konu: Muvazaalı İşlemin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7605
- Karar No
- 2024/6047
- Karar Tarihi
- Konu
- Muvazaalı İşlemin İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/98 E., 2021/211 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/2840 Esas, 2018/8024 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davacı vekili ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 11.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ... (Asil) ve vekili Avukat ... ile davalı ... (asil) ve vekili Avukat ... ... geldiler. Davacı tarafından ve diğer davalılardan gelen olmadı. Davalılar ve vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... hakkında alacak davası açarak takip yaptığı sırada adına kayıtlı taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini, belirterek bu tasarrufların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.11.2013 tarihli ve 2006/281 Esas, 2013/229 Karar sayılı kararıyla; davalı üçüncü kişilerin davalı ... ile yakın akraba oldukları ve borçlunun mal kaçırma kastı ile hareket ettiğinin de diğer davalılarca bilindiği ispat edilemediği, davalıların TMK'nın 1023. maddesi kapsamında iyiniyetli şahıslar olduğu, tapu siciline güvendikleri, taraftan satış bedelini düşük göstermesinin bedel muvazaası olup, başlı başına tapu iptal tescil için sebep teşkil etmediğini, doğrudan taşınmazların tapu iptali ile kendisine tescilini istemesi mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/2840 Esas, 2018/8024 Karar sayılı ilâmı ile; "..Dava BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı satışın iptaline ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK'nun 277.maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Somut olayda davacının borçlu ...tan bir alacağının olduğu kesinleşmiş mahkeme ilamı ile sabit olmuştur. Bunun ötesinde borçlu hakkında bir icra takibinin olması BK'nun 19.maddesine göre açılan davalar için bir koşul olmadığından mahkemenin bu yönde yaptığı tesbit yerinde görülmemiştir. Dava konularından, 445 nolu parseli satın alan davalı ...'nın bitişik 446 parselin maliki olup borçlu ile taşınmazları komşudur. Davalı ... ise, borçlu ile aynı köy nüfusuna kayıtlı olup aynı köyde mukimdir. Bu halde anılan davalıların borçlunun mal kaçırma amacını bileceklerinden dava konularından 445-540 2909 parsel ve 2910 parsel 7 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 3-Davalı ...'a yapılan 2910 parsel 3 nolu bağımsız bölüme ilişkin olarak borçludan bu şahsa yapılan satışa ilişkin akit tablosu dosya içeriğinde bulunmamaktadır. Anılan şahıs tarafından bu bağımsız bölümün satışına ilişkin akit tablosu mevcuttur. Yapılacak iş, 2910 parsel 3 nolu bağımsız bölümün borçlu tarafından davalı ...'a yapılan satışına ilişkin akit tablosunun getirtilerek, 1999 yılında doğan borcun doğumundan sonra gerçekleşen bir satışın varlığının teyid edilmesi halinde, davalı ...'un taşınmazı sattığı kişinin de davaya dahili sağlanarak her iki satış yönünden BK'nun 19.maddesine göre muvazaa olgusunun değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "....Davacının iddiasını kanıtlaması durumunda iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK'nun 283/1 maddesi benzetme yoluyla (kıyasen) uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazın haczin ve satışın istenebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Mahkememizce yapılan araştırmadan davalı ...'nin üzerine kayıtlı taşınmazların devirlerini davacıya olan borcunun doğumundan sonra gerçekleştirdiği sabit olup bu doğrultuda davalı borçlunun yapmış olduğu taşınmaz devirleri danışıklı işlem kabul edilerek Zonguldak ili ... ilçesi Yeni Mahalle 445 parsel, Zonguldak ili ... ilçesi Yeni Mahalle 540 parsel, Zonguldak ili ... ilçesi Yeni Mahalle 2909 parsel, Zonguldak ili ... ilçesi Yeni Mahalle 2910 parsel 7 nolu bağımsız bölüm, Zonguldak ili ... ilçesi Yeni Mahalle 2910 parsel 3 nolu bağımsız bölüm bakımından davacıya alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına ilişkin davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, Zonguldak ili ... ilçesi Yeni Mahalle 2910 parsel 5 nolu bağımsız bölüm bakımından danışıklı işlemin varlığının ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.. .." gerekçesi ile davalı ... hakkındaki davanın reddine diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davalı ...'na... gibi gösterilerek devredilen taşınmazlardan 2910 parsel 1 nolu bağımsız bölüm hakkında kabul kararı kurulması gerekirken hüküm kurulmadığını, ...'na satış olarak gösterilen 2910 parsel 5 nolu bağımsız bölüm hakkında verilen red kararı doğru olmadığını, davacılardan... ile ..........,ye arasındaki uzak akrabalık bağıda dâhil olmak üzere, davalı Satılmışın eşi, eşinin kardeşleri ve onların eşlerini de içerir şekilde nüfusa yazı yazılarak araştırma yapılmadığını, aralarında satış nedeniyle para alışverişi olmadığı hisseli gayrimenkullerde pay satışında alıcı çıkmasının normal şartlarda istisna olduğu gözetildiğinde 3. Kişi konumundaki alıcı- davalıların iyi niyetli olmayıp... ın alacaklılarından mal kaçırma girişimini bilerek muvazaalı satışa taraf oldukları yargılama sırasında dosyada ki mevcut delillerle ispatlandığını, davalı ...'nin de iki parsel birden devraldığı da dikkate alındığında, muvazaanın ispat edildiği ve aksini ispat edemedikleri de sabit olduğunu, ...'nun esasen Almanyada yaşamakta olup, ... ile yakın olduklarını, davalılardan muvazaalı işleme taraf olan ... ile ... Almanya da Oberhausen da oturmakta olup,hem birbirleri ile hem de muvazaalı devri gerçekleştiren davalı ... ile bağlantılı olduklarını bu da gösterdiğini. ayrıca her iki işlemde 30.09.2005 aynı gün yapıldığını, bu dahi işleminin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, her ikisinin de ... nüfusta kayıtlı olup, ikamet ettikleri ... ... Köyü ile ... nin köyü olan ... Köyü birbirine sınırdaş olup, yapılan işlem müvekkilden ve alacaklılardan mal kaçırma amacıyla yapılmış muvazaalı bir işlem olduğunu, .............,na satış olarak gösterilen taşınmaz ile ilgili red kararı verilmiş olmasına rağmen masraf ve vekâlet ücreti ile ilgili olarak ... lehine hükmedilmesi de hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... temyiz dilekçesinde; 2910 parsel 3 nolu bağımsız bölümü 20 yıldır kullandıklarını, taşınmazın önce babası ... tarafından alındığını, babalarına baktıkları için kendisine devredildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... temyiz dilekçesinde, yaptığı satışlarda bedel farkı olmadığını, taşınmazlarını borçlarını ödeyebilmek için sattığını, satışların gerçek olduğunu, 2910 parsel 3 nolu bağımsız bölümü davalı ...'e sattığını, satıştan itibaren bu şahıs ve ailesi tarafından kullanıldığını, davalı ...'nın komşu parsel maliki olarak bitişik parseli almasından daha doğal bir şey olmayacağını, kendisinin Almanya'da ikamet ettiğini ve satıştan sonra anılan şahsı hiç görmediğini, ...ile sırf aynı köylü olmalarının satışın iptali için yeterli olmaması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın müvekkilinin sahibi olduğu taşınmazın bitişiği, komşu parsel olduğunu, sadece borçludan değil diğer hissedarlardan'da hisselerini satın aldığını, borçlunun mali durumunu bilmesinin mümkün olmadığını, borçludan 12/20 hisse almasına rağmen tüm taşınmaz ile ilgili karar verildiğini, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşı olmamasına rağmen yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 5.Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde, müvekkili Bahriye'nin taşınmazı 2005 yılında satın aldığını ve o tarihten itibaren kullandığını, muvazaa olgusunun ispatlanmadığını,.....,'in iyi niyetli olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, TBK'nun 19.maddesi gereğince açılmış muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19.maddesi 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına göre davacı vekili ve davalılar ..., ... , ..., ... ve ... vekillerinin aşağıdaki bentler haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Bu davanın amacı borçlunun mal kaçırma amacı ile yaptığı muvazaalı işlemlerin iptalini sağlamaktır. Davalı borçlu ...dava konularından 445 parseldeki 12/20 hissesini 04.03.2004 tarihinde davalı ...'ya sattığına göre bu taşınmazdaki 12/20 hisse oranında tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile tüm taşınmaz satışının iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Öte yandan, davalı üçüncü kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığından, yargılama giderlerinden kendileri yönünden iptaline karar verilen işlemin değeri ile alacak miktarından hangisi az ise o değer üzerinden oranlama yapmak suretiyle sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken, üçüncü kişilerin tüm yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu tutulması da hatalı olmuştur. 3.Davalı borçlu dava konularından 540 parseldeki 18/20 hisse, 2909 parseldeki 1/2 hissesini davalı ... ...'e satmış olduğundan, borçlunun bu orandaki muvazaalı işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm taşınmaz yönünden haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi hatalı olmuştur. 4.Dava konularından 2910 parsel 3 nolu bağımsız bölüm 30.09.2005 tarihinde davalı ...'e..., o da gelini ...'e satmıştır. ... yargılama sırasında ölmüş ve mirasçıları davaya dahil edilmiştir. 3.kişi ...'in borçlu ile aynı köy de mukim olmak dışında bir bağlantısı, mal kaçırma amacı ispatlanmış değildir. Bu halde dava konusu 2910 ada 3 nolu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de isabetsiz olmuştur. 5.Davalı ...'na borçlu tarafından 2910 parsel 1 ve 5 nolu bağımsız bölümler ... ve davacı her iki bağımsız bölümünde satışının iptalini talep etmiş olmasına rağmen, sadece 5 nolu bağımsız bölümün satışının iptaline karar verildiği, 1 nolu bağımsız bölümle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 6.Davalı ... ... yönünden dava kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında lehine vekalet ücreti hükmedilmesi de hatalı olmuştur. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin , (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle ...vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar ..., ... ve ... vekilinin (5) ve (6) numaralı bertlerde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'e verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı ve davalılar ... ve ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalılar ..., ..........., ..., ..., ... ve ...'e iadesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.