Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7392 E. 2024/2686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7392
- Karar No
- 2024/2686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/284 E.- 2022/284 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/ İtirazın Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan motosikletin 27.11.2018 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralandığını, yaralanması nedeniyle sol dizinin ampüte edildiğini, protez kullandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 41.000,00 TL protez giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 105.825,97 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını, başka bir alacağın kalmadığını, davacının talebi olan protez organ bedelinden davalının sorumlu olmadığını, teminat kapsamında olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun protez bedellerinden sorumlu olduğunu, davacı soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığını belirttiğinden eldeki başvurunun reddi gerektiğini, maluliyet durumunun yetkili bir sağlık kuruluşundan alınacak raporla belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, kask nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığında davalının yaptığı ödemenin yeterli olduğunun anlaşılacağını, davalıca ödenen bedelin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödeme olması halinde tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere faizin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak hükmedilebileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 21.08.2021 tarihli bilirkişi hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının alkollü kişinin aracına binmesi nedeniyle hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, dava dışı SGK tarafından ödenen bedelin mahsup edilmesi gerektiği, bakiye bedelden davalının sorumlu olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.420,78 TL protez bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalının protez giderinden sorumlu olmadığını, teminat kapsamında olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun protez bedellerinden sorumlu olduğunu, davacı soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığını belirttiğinden eldeki başvurunun reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere faizin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak hükmedilebileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın yerinde olduğu, hatır taşımasının ispat edilemediği, protez giderinin davalıdan talep edilmesinin isabetli olduğu, dava dışı SGK tarafından ödenen bedelin hesaplanan tazminattan mahsup edildiği gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının protez giderinden sorumlu olmadığını, teminat kapsamında olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun protez bedellerinden sorumlu olduğunu, davacı soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığını belirttiğinden eldeki başvurunun reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere faizin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak hükmedilebileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu ve olay tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan motosikletin 27.11.2018 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sol bacağının ampüte edilmesinden kaynaklanan protez gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, gelecekte yapılacak protez giderinden davalı ...'nın sorumlu tutulmasında isabetsizlik olmamasına, faizin usul ve yasaya uygun olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava, davacının davaya konu trafik kazası sonucunda sol bacağının ampüte edilmesinden kaynaklanan protez gideri talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, davacının kullanacağı diz üstü protezi ile ilgili Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimliği'nden alınan 13.10.2021 tarihli sağlık kurulu raporuna göre diz üstü modüler mekanik protez kullanmasının uygun olduğunun belirlendiği, davacı vekilinin 07.12.2021 tarihli beyan dilekçesinde davacının " " protezini kullandığının belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 07.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda iki farklı protez için seçenekli hesaplama yapıldığı, hesaplamada kod mekanik modüler diz üstü protezi ile kod mekanik modüler silikon lineer kilit sistemli diz üstü protezi bedellerinin ayrı ayrı hesaplandığı, hesaplamada davacının bakiye ömrü üzerinden bilinen ve bilinmeyen dönem hesabı yapılarak sonuca gidildiği, ancak raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından alınacak bilirkişi raporu ile, davacının bakiye yaşam süresi boyunca kullanacağı protezi toplam kaç kez değiştireceği belirlenerek, değişim sayısı ile bir protez ve uygulama bedelinin çarpılması sonucu ilerde kullanılacak protez bedel ücretinin hesaplanması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle bilinen ve bilinmeyen dönem hesabı yapılarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında sigortasız araç sürücüsü, davacı ile arkadaş olduklarını beyan etmiş, kazanın da davacı yolcunun arkadaşı olan sigortasız araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araçta iken meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacının, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalının süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi ve davalının buna yönelik itirazının reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.