Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7080 E. 2024/2853 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7080
Karar No
2024/2853
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/247 D. İş, 2022/308 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-9982

DAVA TARİHİ : 28.06.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Vekalet Ücretine İlişkin İtirazın Kabulü ile Hükmün Düzeltilmesi, Diğer İtirazların Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/185361

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulü ile hükmün düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.12.2014 tarihinde, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı aracın yaya halde olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 09.12.2021 tarihli dilekçe ile talebini 75.476,01 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinin teminat kapsamında bulunmadığından reddi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmasını, faiz isteminin haksız olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini ve davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek başvurunun reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya sunulan maluliyet raporunun denetime elverişli olduğu, kusur raporu ile davalının sigortaladığı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüyle 75.476,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davacı yararına 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kabul edilen miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, başvurunun reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlendiği, faiz başlangıç tarihinin doğru şekilde belirlendiği, %1,8 teknik faizin uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine, davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının 3 üncü fıkrasında geçen “5.100,00 TL” ibaresinin “10.611,88 TL” olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, başvurunun reddi gerektiğini, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından, davaya konu trafik kazası nedeniyle Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/607 Esas 2015/834 Karar sayılı dosyası kapsamında alınan 20.08.2015 tarihli ATK raporunda davalıya sigortalı aracı kullanan Mükerrem Yalama'nın kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, davacı ...'ın ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği, ceza mahkemesince hükme esas alınan ve oluşa uygun rapora göre davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre başvurunun reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, davacı yayanın yaralanıp malul kalması ile sonuçlanan kazada kusurlu olduğu iddiasıyla davalıya husumet yöneltmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, adli trafik bilirkişisinden alınan raporda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 75 ve davacının % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı yanın % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından ise davalı vekilinin vekalet ücreti dışındaki itirazları reddedilmiştir. Karara esas alınan bilirkişi raporunda, olaya ilişkin ceza yargılaması sırasında alınan ATK raporu ve kaza tespit tutanağındaki kusur belirlemeleri yeterince dikkate alınmamıştır. Davaya konu kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gereğince; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de; kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi, kusura ilişkin saptamaya dayanan beraat kararı ile de bağlı değildir. Hakem Heyeti, ceza yargılamasındaki davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğuna ilişkin tespit ve beraat kararı ile bağlı olmasa da kendi aldığı kusur raporuyla ceza yargılamasındaki kusur tespiti arasında oluşan açık çelişkiyi giderecek rapor alarak karar vermelidir. Açıklanan nedenlerle; ceza mahkemesinin, davacının malul kalması ile sonuçlanan olayın oluş biçimine ilişkin tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 74 üncü maddesi gereğince, bu tespitteki maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı da gözetilmek suretiyle, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden ceza yargılamasında alınan 20.08.2015 tarihli ATK raporu ve kaza tespit tutanağı ile hakem heyetince alınan kusur raporu arasındaki açık çelişkiyi gideren rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun herhangi bir araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesi yönündeki farklı gerekçeye dayanan (1 numaralı bentteki) bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7080, K. 2024/2853, T. 18.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-7080-e-2024-2853-k-3ee00a4c7904