Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6811 E. 2023/5272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6811
- Karar No
- 2023/5272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/77 E., 2022/34 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ..... ile davalılar ..., ... vekili Av. ..... ve davalılar ..., Desat Elektrik Mekanik İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ....... geldiler. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.04.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu... Elektrik Mekanik İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. ve ... hakkında takip başlatıldığını, borçluların alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazlarını 07.08.2012 tarihinde davalılar Osman ve Gökhan'a sattıklarını, onların da 25.09.2012 ve 01.12.2012 tarihinde davalı ...'a devrettiklerini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Desat Elektrik Mekanik İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, dava koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin borçluları tanımadıklarını, satış vesilesi ile tanıştıklarını ödemenin banka aracılığı ile yapıldığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2014/36 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile; davalıların tasarruf tarihinden önce birbirlerini tanıdıkları, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri ve aralarında ticari ilişki bulunduğu, yapılan devirler sonucunda taşınmazların aynı kişi elinde toplandığı, konumu itibari ile birbirinden farklı ilçelerde yer alan taşınmazların davalı borçlular tarafından hisseli olarak satılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalıların ödedikleri tapu harçları dikkate alındığında savunmalarının aksine bu satıştan kar elde etmedikleri, taşınmazları devir alan son malik olan davalı ...'nun devir tarihindeki yaşı dikkate alındığında değeri çok yüksek olan taşınmazları tek seferde nakden ödeyerek devralmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, adı geçen davalının ortağı ve yetkilisi olduğu Aydınlık Turizm İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş ile davalı borçlular arasında ticari ilişki bulunduğu, her iki şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerinin ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı, son malik ...'nun borçluların mali durumunu ve mal kaçırma kastını bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; İstanbul ili, Beykoz ilçesi, Anadolu Hisarı Mahallesi, 988 ada, 2 parsel numaralı taşınmaz ile ilgili olarak 07.08.2012 tarihinde borçlu ile ... ve ... arasında, 25.09.2012 tarihinde ... ve ... ile ... arasında yapılan hisse satışına ilişkin tasarrufların, İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, Hoşdere Köyü, 345 ada, 1 parsel R1Blok, Zemin kat, 14 numaralı bağımsız bölüm ve aynı parselde aynı blokta bodrum kat 4 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili olarak 02.08.2012 tarihinde borçlu ile ... ve ... arasında, 01.10.2012 tarihinde ... ve ... ile ... arasında yapılan tasarrufların, İcra İflas Kanunu 277 ve devamı maddelerine göre takip alacağı (İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2012/19297 esas ve 2012/19299) ile sınırlı olmak üzere iptaline, taşınmazlar üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2016/13586 Esas, 2019/7714 Karar sayılı ilamı ile; "... İİK'nun 280/1. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda dava konusu 988 ada 2 parselin borçlu Desat Elektrik Mekanik İnş.Taah.San. ve Tic. A.Ş.'nin merkez işyeri olduğu anılan maddede belirtilen devir koşullarının gerçekleştiği iddia ve ispat edilmediğinden bu taşınmaz ile ilgili olarak davanın kabulü yerindedir. Ancak diğer 345 ada 1 parsel 4 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin radyatör imalathanesi olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiş olduğu halde bu işyerinin öncesinde borçluların faaliyette oldukları bir işyeri niteliğinde olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmamıştır. Bu durumda, belirtilen 4 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin devirden önce borçlu veya borçluların faaliyette olduğu işyeri olup olmadığı araştırılarak, borçlular ile üçüncü kişiler Osman ve Gökhan'ın aynı işkolunda faaliyette olduklarına ilişkin somut delilerin de ne olduğunun da ortaya konularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik iniceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın 30.09.2022 tarihinde işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı bankanın Beykoz ve Esenyurt'ta yer alan taşınmazlara yönelik taleplerinin ayrı birer dava niteliğinde olduğunu, Beykoz'daki taşınmaza ilişkin Yerel Mahkemenin kabul kararının, temyiz ve karar düzeltme incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu hususun gözetilmeksizin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, sadece Esenyurt'ta bulunan taşınmazlar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
..3. Değerlendirme Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin ilk kararın; davalı ... vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, kararın yalnızca dava konusu edilen İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, Hoşdere Köyü, 345 ada, 1 parsel R1Blok, Zemin kat, 14 numaralı bağımsız bölüm ve aynı parselde aynı blokta bodrum kat 4 numaralı bağımsız bölüm yönünden bozulduğu, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, Anadolu Hisarı Mahallesi, 988 ada, 2 parsel numaralı taşınmaz yönünden ise davanın kabulünün yerinde olduğu belirtilerek davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, yine davalılar ... ve ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine de karar düzeltme talebinin reddi ile İstanbul ili, Beykoz ilçesi, Anadolu Hisarı Mahallesi, 988 ada, 2 parsel numaralı taşınmaz yönünden verilen kabul kararının kesinleştiği anlaşılmış olmakla, davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.